Mehmet Öznur Alkan 14 Ekim 1963'te Erzurum'da doğdu. Kendisi tanınmış bir siyaset bilimci ve tarihçidir. Uzun yıllardır akademik çalışmalarını İstanbul'da sürdürmektedir. Özellikle 2017 ile 2023 yılları arasında üstlendiği Tarih Vakfı Başkanlığı göreviyle adından söz ettiren bilim insanı, gerek üniversite kürsülerinde gerekse kitle iletişim araçlarında bilginin yaygınlaşmasına öncülük etmiştir.
Eğitim Hayatı ve Akademik Kariyeri
Mehmet Öznur Alkan'ın bilimsel yolculuğu, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde aldığı lisans eğitimiyle başladı. Mülkiye'den mezuniyetinin ardından rotasını İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne çeviren Alkan, burada yüksek lisans derecesini elde etti. Yüksek lisans aşamasında Osmanlı materyalizmi ve Baha Tevfik üzerine odaklanarak, "İlim"den "Bilim"e Geçişin Kritik Evreleri, Osmanlı Materyalizmi ve Baha Tevfik başlıklı tezi kaleme aldı. Ardından Tanzimat sonrası modernleşme teziyle doktorasını verdi. Alkan, 1989 senesinden bu yana İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi bünyesindeki Uluslararası İlişkiler Bölümü Siyasi Tarih Anabilim Dalı'nda bölüm başkanlığı görevini yürütmektedir. Ayrıca 2000-2001 döneminde Wisconsin Üniversitesi'nde konuk öğretim üyeliği yaptı.
Tarih Yazımı ve Dikkat Çeken Araştırmaları
Siyasal tarih alanında uzmanlaşan Alkan, Türk siyasal hayatının dönüm noktalarını aydınlatan pek çok araştırmaya imza atmıştır. Çalışmalarında birincil kaynaklara ve arşiv belgelerine dayanan titiz bir yöntem benimseyen araştırmacı, Cumhuriyet'in kurucu kadroları ve dönemin simge isimleri üzerine yoğunlaşmıştır. Özellikle Mustafa Kemal Atatürk'ün 1935 ile 1937 yılları arasında kullandığı "Kamâl" ismini tarihi arşiv vesikaları ışığında temellendirirken, aynı zamanda kendisine Atatürk soyadının veriliş sürecine ilişkin de derinlemesine araştırmalar yürütmüştür. Bununla birlikte, Osmanlı entelektüel tarihi açısından büyük önem taşıyan Prens Sabahaddin hakkında Osmanlıca, Fransızca ve İngilizce kaynakları tarayarak kapsamlı bir eser ortaya koymuştur.
Mehmet Öznur Alkan, genel siyasal tarihin yanı sıra özellikle Türkiye'nin siyasi ve toplumsal gelişim süreçlerine odaklanmıştır. Bu doğrultuda ortaya koyduğu başlıca bilimsel çalışmalar ve odaklandığı temalar şu şekilde sıralanabilir:
- Prens Sabahaddin İncelemesi: Osmanlı'nın son dönem düşünürlerinden Prens Sabahaddin üzerine Osmanlıca, Fransızca ve İngilizce kaynakları referans alarak hazırladığı kitap çalışması.
- Atatürk Dönemi Araştırmaları: Mustafa Kemal Atatürk'ün 1935-1937 yılları arasında "Kamâl" adını kullanmasını belgelendiren çalışması ve kendisine verilen soyadı sürecine ilişkin yürüttüğü incelemeler.
- Das Kapital Çeviri Tarihi: Karl Marx'ın başyapıtının Türkiye'deki çeviri serüvenini ele alan ve 2018 yılında basılan "150. Yılında Das Kapital" adlı eseri.
- Özden Toker Söyleşisi: Türkiye Cumhuriyeti'nin ikinci cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün kızı Özden Toker ile gerçekleştirdiği ve 2023 yılında kitaplaşan nehir söyleşi projesi.
Medya Çalışmaları ve Sosyal Etkisi
Akademisyenin çalışmaları geniş kitlelere de ulaşmayı başarmıştır. 2015 yılında Altan Öymen ve Taha Akyol ile birlikte CNN Türk ekranlarında yayınlanan "Sağım Solum Tarih" adlı televizyon programını sunarak güncel ve tarihi olayları izleyicilerle paylaşmıştır. Ancak akademisyenin popüler yayınları zaman zaman kamuoyunda yoğun tartışmaları da beraberinde getirmiştir. Toplumsal Tarih dergisinin Mart 2020 tarihli sayısında kaleme aldığı "Tarihte Bayrağı Olan Nadir Şehir: İzmir" başlıklı makalesi buna örnektir. Söz konusu çalışma, Haziran 2020'de siyasi gündemin odağına yerleşmiş, çeşitli referanslarla siyasi tartışmalarda kullanılarak birtakım yanlış anlaşılmaların doğmasına sebebiyet vermiştir.
Plak Koleksiyonculuğu ve Eğitimde Kullanımı
Tarih araştırmacılığının yanı sıra arşivciliğe de büyük ilgi duyan Mehmet Öznur Alkan, aynı zamanda tutkulu bir plak koleksiyoncusudur. Kendisi yaklaşık 2500 eserden oluşan geniş bir koleksiyona sahiptir. Bu nadide plakları sadece kişisel bir hobi olarak saklamamaktadır. Aksine, biriktirdiği plakları üniversitede verdiği derslerde ve yürüttüğü araştırmalarda öğrencilerine dönemin ruhunu hissettirebilmek adına görsel ve işitsel birer eğitim materyali olarak kullanmaktadır.
