Görsel sanatlar dünyasında Çukurova'nın adeta hafıza kartı olarak nitelendirilen Mehmet Baltacı, 1944 yılında Hatay'ın Erzin ilçesine bağlı Gökdere Köyü'nde dünyaya gözlerini açtı. Çocuk yaşlarda eline geçen ilk fotoğraf makinesiyle başlayan bu tutku, onu kısa sürede Türkiye'nin en saygın fotoğraf sanatçılarından biri haline getirdi. 4 Aralık 2007 tarihinde Adana'da hayata gözlerini yumana dek süren bu sanatsal yolculukta Baltacı, hem Anadolu'nun kültürel dokusunu karelerine sığdırdı hem de Çukurova bölgesinde fotoğraf kültürünün kurumsallaşmasına öncülük etti. Ülkenin dört bir yanını karış karış gezerek oluşturduğu devasa arşivi ve Adana'da kurduğu dernekle, Türk fotoğrafçılık tarihine silinmez izler bıraktı.
İzmir ve İstanbul Yılları: Mesleki Olgunlaşma Dönemi
Baltacı'nın fotoğrafçılığa olan çocukluk ilgisi, zamanla profesyonel bir boyut kazandı. Bu dönemde edindiği ilk makineyle anı fotoğrafları çekerek çıktığı yol, onu büyük şehirlerin dinamik ortamlarına taşıdı. 1960 ile 1965 yılları arasında İzmir'e giderek buradaki farklı fotoğraf ustalarının yanında çıraklık yaptı ve mesleğin temel inceliklerini öğrendi. Kendini geliştirmek adına daha sonra İstanbul'un yolunu tutan sanatçı, burada Türk fotoğrafının efsane isimleri Ersin Alok ve Sami Güner gibi ustalara asistanlık yapma şansı yakaladı. Sektördeki teknolojik dönüşümlere de tanıklık eden Baltacı, siyah-beyazdan renkli baskıya geçiş sürecinde Serengil Renkli Fotoğraf Laboratuvarı bünyesinde çalışmaya başladı. Cihazların başında saatlerini geçirerek, renkli baskı teknikleri konusunda uzmanlaştı. Bu süreçte sadece teknik bilgisini artırmakla kalmadı, aynı zamanda sanatsal vizyonunu da derinleştirdi.
Çukurova'ya Dönüş ve Stüdyo 75'in Kuruluşu
İstanbul'daki tecrübesinin ardından Baltacı, özel hayatında da yeni bir sayfa açtı. 1971 yılında Havva Hanım ile hayatını birleştiren fotoğrafçının bu evlilikten 1974 yılında Uğur, 1978 yılında ise Müge adında iki çocuğu dünyaya geldi. Hayatında önemli bir dönüm noktası olan 1975 yılında, babasının vefatı üzerine doğup büyüdüğü topraklara dönme kararı alarak ailesiyle birlikte Adana'ya yerleşti. Adana'nın Sular semtinde Stüdyo 75 adını verdiği stüdyoyu kuran sanatçı, profesyonel çalışmalarına burada devam etti. Bu stüdyo, kentte endüstriyel ve tanıtım amaçlı fotoğrafçılığın öncüsü konumundaydı. O yıllarda Adana'da bu alandaki büyük bir boşluğu doldurarak yerel sanayinin tanıtımına büyük katkı sağladı. Baltacı'nın amacı yalnızca ticari kazanç elde etmek değildi; o, aynı zamanda tüm Adana halkına fotoğraf sanatını sevdirmeyi kendine misyon edindi.
Kültür Mirası: Dernekleşme, Ülke Turları ve Müze Projesi
Sanatı bireysel bir uğraşın ötesine taşımak isteyen Baltacı, fotoğrafın örgütlü bir güce dönüşmesi gerektiğine inanıyordu. Bu doğrultuda 1979 senesinde Adana Fotoğraf Amatörleri Derneği (Özgün adıyla AFAD) kuruluşuna öncülük etti ve bu kurumun başkanlık görevini üstlendi. Derneğe sunduğu katkılardan dolayı 1990 yılında AFAD Onursal Başkanı oldu. Sanatçı, 1960'tan sonra sekiz Türkiye turu gerçekleştirdi. Bu uzun yolculuklarda ülkenin her bölgesini gezerek tarihi, coğrafi ve kültürel zenginlikleri kayıt altına aldı. Çektiği özgün fotoğrafların yanı sıra, geçmiş dönemlere ait eski Adana fotoğraflarını ve Mustafa Kemal Atatürk'ün Çukurova seyahatlerine dair paha biçilmez belgeleri de arşivine katarak kentin görsel kimliğini muhafaza etti. Yaratıcı çalışmalarıyla ulusal ve uluslararası pek çok yarışmada ödüller kazandı ve bu prestijli organizasyonlarda jüri üyeliği yaptı.
Sanatçın en büyük ideallerinden biri, Adana'da kapsamlı bir fotoğraf makineleri ve film müzesi kazandırmaktı. Ne yazık ki ömrü vefa etmedi ve bu arzusunu gerçekleştiremeden 4 Aralık 2007 tarihinde aramızdan ayrıldı. Ancak onun bu mirası yarım kalmadı. Vefatının hemen ardından, 2008 yılında kentte onun adını yaşatan Adana Fotoğraf Müzesi kuruldu. Baltacı'ın özenle biriktirdiği fotoğraf makineleri, topladığı tarihi Adana kareleri ve devasa arşivi günümüzde bu müzede koruma altındadır. Sanatçın ebediyete intikalinin ardından basılan ve onun sanatsal mirasını taşlandıran kitaplar ise şunlardır:
- Adana Fotoğraf Tarihi
- Bir Efsanenin Gözünden
- Adana’da Törenler, 50.Sanat Yılı
Bu kıymetli eserler, Çukurova'nın görsel hafızasını ve Baltacı'nın objektifinden yansıyan kareleri gelecek nesillere aktarmaya devam etmektedir.