Türkiye'nin görsel hafızasını şekillendiren en önemli isimlerden biri olan Ersin Alok, 18 Ağustos 1937 tarihinde İstanbul'da dünyaya gözlerini açtı. Belgeselcilik, fotoğraf sanatı ve yazarlık alanlarında bıraktığı derin izlerle tanınan usta sanatçı, uzun yıllar boyunca hem yurt içinde hem de yurt dışında Türk sanatını başarıyla temsil etti. Hayatı boyunca vizörün arkasından dünyayı gözlemleyen ve bu gözlemlerini sayısız esere dönüştüren Alok, özellikle doğa fotoğrafçılığı ve antropolojik çalışmalarla adını yazdırdı. Sanatçı, üretken kariyeri boyunca ürettiği özgün projelerle sadece anı dondurmakla kalmadı, aynı zamanda Türkiye'deki fotoğrafçılık eğitiminin kurumsallaşmasına da öncülük etti.
Akademik altyapısı ve sanata olan erken yaşta başlayan ilgisi, onun çok yönlü kariyerinin en sağlam temellerini oluşturdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü'nde insan davranışlarının derinliklerini öğrenirken, eş zamanlı olarak İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi Ticaret ve Gazetecilik Bölümü'nde kitle iletişiminin ve iş dünyasının dinamiklerini kavradı. Aldığı bu çift yönlü eğitim, onun fotoğraflarındaki derinlikli kompozisyon anlayışını ve arşivcilik vizyonunu doğrudan etkiledi. Henüz genç bir üniversite öğrencisiyken, 1953 senesinde Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesi'nin sergi salonunda ilk fotoğraf sergisini açtı. Bu ilk sergi, gelecekteki başarılarının habercisiydi.
Akademik Kuruculuk ve Dünya Çapında Başarılar
Ersin Alok, bireysel üretimlerinin yanı sıra kurumsal düzeyde de Türk fotoğrafçılığına yön veren adımlar attı. Sanat eğitiminin akademik bir çatı altında gelişmesi gerektiğine inanarak, Mimar Sinan Üniversitesi Fotoğraf Enstitüsü'nün kuruluş aşamasında aktif rol oynadı. Bu enstitünün hayata geçirilmesinde büyük pay sahibi oldu. Sanatçının uluslararası arenadaki ilk büyük başarısı V. Paris Biennali'nde gerçekleşti. Bienalde sergilediği 'Absürd' isimli çalışmasıyla Birincilik Ödülü kazandı.
Paris'teki başarısını takip eden yıllarda uluslararası sanat çevrelerinde etkinliğini artıran fotoğrafçı; sırasıyla Roma, Brüksel, Sofya, Varşova ve Amerika Birleşik Devletleri'ndeki fotoğraf etkinliklerinde birincilikler elde etti. 1989 yılına gelindiğinde, Dünya Fotoğrafçıları Birliği tarafından Helsinki'de Asya temsilcisi olarak görevlendirildi. Bu görev kapsamında, doğa temalı 'Panoromik Üçgen Sergisi'ni üç sanatçıyla ortaklaşa açtı.
Girişimci Ruh, Doğa Tutkusu ve Teknoloji
Fotoğrafın teknik yönüne de odaklanan Alok, Türkiye'de dijital veri depolama hizmetlerinde öncü oldu. Ülkemizde ilk ses ve veri depolama hizmetini sağlayan 'Ses Arşivleri' ve 'DIABANK' markalarını kurdu. Endüstriyel ve antropoloji fotoğrafçılığı alanlarında kullanılmak üzere 1998'de 'Video Beta-Com' adıyla kendi fotoğraf stüdyosunu faaliyete geçirdi.
Doğa'ya karşı sınır tanımayan bir tutku besleyen Alok, seyahat rotalarını dünyanın en uç noktalarına kadar uzattı. Yaşamı boyunca yerkürenin neredeyse tamamını adımlayan sanatçı, yalnızca Yeni Zelanda ve Güney Kutbu topraklarına ayak basmadı. Bu iki coğrafya dışındaki tüm bölgelerde aktif fotoğraf çalışmaları yürüttü. Gezilerinden edindiği birikimle doğa üzerine 24 kitap kaleme aldı. Eserleri ve sergileri şu istatistiklerle özetlenebilir:
- Hayatı boyunca açtığı toplam 204 adet kişisel sergi
- Yurt dışında sanatseverlerle buluşan 41 farklı sergi çalışması
- Doğa ve çevre temalı yayınlanmış 24 adet özgün kitap
Yaşam Boyu Onur ve Veda
Kültüre ve sanata sunduğu benzersiz katkılar, Alok'un pek çok saygın ödülle taçlandırılmasını sağladı. Sanatçı, hizmetleri dolayısıyla 2005'te Dünya Kardeşlik Ödülü'nü ve 2006'da Uluslararası AFAD Fotoğraf Ödülü'nü aldı. Ardından 2008'de Türkiye Bilimsel Fotoğraf Ödülü'ne layık görüldü.
FOTOGEN Onursal üyesi olan usta fotoğrafçı, ömrünün son demlerine kadar üretmeye devam etti. Ersin Alok, 29 Eyül 2023 tarihinde doğduğu şehir olan İstanbul'da kanser nedeniyle 86 yaşında vefat etti. Cenazesi, Feriköy Mezarlığı'nda toprağa verildi. Geride bıraktığı devasa arşiv ve kitaplar, Türkiye'nin kültürel mirasında silinmez bir iz olarak kalacaktır.
