Türkiye’de İkinci Cumhuriyet tezinin en kararlı savunucularından biri olan akademisyen ve köşe yazarı Mehmet Hasan Altan, 11 Ocak 1953 tarihinde Ankara’da hayata gözlerini açtı. Ünlü yazar Çetin Altan ile Kerime Hanım’ın oğlu olan Altan, köklü bir entelektüel ailede büyüdü. Genç yaşta babasının tedrisatından geçerek Marksizm ile tanıştı. Abisi Ahmet Altan gibi o da hayatını kelimelere ve toplumsal analizlere adadı. Otuz yılı aşkın süre boyunca üniversitede sürdürdüğü iktisat akademisyenliği ile gazete sayfalarındaki köşe yazarlığı kariyerini yan yana yürütmeyi başaran Altan, Türkiye siyasi ve entelektüel tarihinin en çok konuşulan simalarından biri haline geldi.
Gençlik Yılları ve Sorbonne Doktora Dönemi
Eğitim hayatına İstanbul’da başlayan Mehmet Altan, yatılı okuduğu Saint Joseph Fransız Lisesi’nden son sınıfta ayrılarak Bakırköy Lisesi’ne geçti ve buradan mezun oldu. Genç yaşta hayata atılan Altan, lise yıllarını henüz tamamlamadan, 1971 yılında Ümit Moran Adli ile evlendi. Yükseköğrenimini sürdürürken çalışmaktan da geri durmadı. Tam Sigorta şirketinde görev yaparken bir yandan da derslerini takip etti ve 1979 yılında İstanbul İktisadi Ticari İlimler Akademisi’ni bitirdi. Aynı yıl kazandığı bir burs, onun akademik geleceğini şekillendirecek olan Fransa kapılarını açtı.
Doktora eğitimi için gittiği Paris’te, Sorbonne Üniversitesi’nde çalışmalarına hız verdi. Türkiye ile IMF arasındaki ekonomik ilişkiler üzerine hazırladığı tezle 1980 yılında uzmanlık unvanını aldı. Ardından Türkiye’nin ABD ve SSCB ile ilişkilerini inceleyen derinlikli çalışmasıyla iktisat doktoru olmayı başardı. Fransa’da bulunduğu bu verimli dönemde, gazetecilik tutkusu da filizlendi. Abisi Ahmet Altan’ın Hürriyet gazetesinde dış haberler şefi olarak çalıştığı o yıllarda, Fransa’dan gönderdiği yazılarla basın dünyasına ilk adımını atan Altan, daha sonra Cumhuriyet Gazetesi’nin Paris temsilciliğini üstlenerek gazetecilikte profesyonelleşti.
Medyadan Akademiye Uzanan Bir Kariyer
Mehmet Altan, 1984 yılında Türkiye’ye döndüğünde Cumhuriyet gazetesinde çalışma isteği kabul edilmedi. Bunun üzerine Güneş gazetesinde yazar olarak işe başladı. Gazeteciliğin yanı sıra Türkiye Şişecam Fabrikaları A.Ş.’de de planlama uzmanı olarak bir buçuk yıl boyunca çalıştı. Söz ve ardından Sabah gazetesinde uzun süre yazdı. Medyadaki yükselişini Star gazetesinde başyazarlık yaparak taçlandırdı. Ancak bu gazetedeki çalışmaları bir süre önce nihayete erdi. Köşe yazarlığının yanı sıra İnfomag ve Businessweek gibi prestijli dergilerde de düzenli analizler yayımladı.
Gazetecilikte adından sıkça söz ettiren yazar Altan, akademik kariyerinde de hızla yükseldi. 1986 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi kadrosuna yardımcı doçent olarak giriş yaptı. Akademik başarıları sayesinde 1987’de doçent, 1993’te ise profesör unvanını aldı. Uzun yıllar boyunca İstanbul Üniversitesi İktisat Politikaları Ana Bilim Dalında dersler vererek genç iktisatçılar yetiştirdi. Bu dönemde sadece bir akademisyen olarak kalmayıp, Türkiye siyasetinde büyük tartışmalar yaratan İkinci Cumhuriyetçilik düşüncesinin fikir babalığını da üstlendi. Demokrasi ve özgür piyasa odaklı görüşleriyle liberal tezlerin en önemli savunucuları arasına girdi.
Darbe Girişimi Davası ve Hukuki Mücadele
Mehmet Altan’ın hayatındaki en büyük dönüm noktalarından biri, 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrasında yaşandı. Akademisyen ve abisi Ahmet Altan, 10 Eylül 2016 sabahında Terörle Mücadele ekiplerince FETÖ operasyonları kapsamında gözaltına alındı. Altan, 22 Eylül 2016’da ‘darbeye teşebbüs’ ve ‘üyelik’ iddiasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. 11 Ocak 2018’de Anayasa Mahkemesi (AYM) hak ihlali kararı vererek Altan’ın tahliyesini hükmetti. Ancak yerel mahkeme, kararın Resmi Gazete’de yayımlanmaması ve kendilerine ulaşmaması gerekçesiyle tahliyeyi reddetti. FETÖ soruşturmaları kapsamında İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 'anayasayı ihlal' suçlamasıyla yargılanan Mehmet Altan, 16 Şubat 2018 tarihinde abisi Ahmet Altan ve gazeteci Nazlı Ilıcak ile birlikte ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Hukuki süreç, 27 Haziran 2018’de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi’nin AYM kararının bağlayıcılığını vurgulamasıyla yeni bir boyut kazandı. Mahkeme, hak ihlalini gidermek adına Mehmet Altan’ın tahliyesine karar verdi. Ancak İstinaf Mahkemesi 2 Ekim 2018’de ilk cezayı onayınca belirsizlik sürdü. Nihai düzlükte Yargıtay, 5 Temmuz 2019’da Mehmet Altan hakkında yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesi gerektiğine hükmetti. Bu bozma kararının ardından, 4 Kasım 2019 tarihinde görülen son duruşmada mahkeme Mehmet Altan’ın beraatine karar vererek davayı sonlandırdı.
Mehmet Altan Eserleri
Yazarın kaleme aldığı ve Türkiye'nin sosyo-ekonomik yapısına ışık tutan başlıca eserleri şunlardır:
- Kanatlı Karınca (1985)
- Süperler ve Türkiye (1986)
- Marks'tan Sevgilerle (1989)
- Darbelerin Ekonomisi (1990 & 2001)
- Matadorun Ölümü (1992)
- Köylüler Ne Zaman Manşet Olur (2001)
- İkinci Cumhuriyet'in Yol Hikayesi (2008)
- Hrant Dink Cinayeti (2008)
- Milliyetçilik Ve Çeteler (2008)
- Kent Dindarlığı (2010)
- Cami Kışla Parantezinde Türkiye (2012)
- Uluslararası Ekonomi Politik (2013)
- Beraber Yürüttük Biz Bu Yollarda (2014)
- Paralel Paranoya (2014)
- Uzun adamın En Uzun Günü: 17 Aralık (2014)
