Marsilya doğumlu deneyimli diplomat Marc Pierini, Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki ilişkilerin kritik bir döneçten geçtiği 2006 yılının sonlarında, Avrupa Komisyonu Türkiye Temsilciliği görevine atandı. Otuz yılı aşkın süre boyunca Avrupa Komisyonu Dış İlişkiler Servisi bünyesinde çalışan tecrübeli isim, gerginleşen ikili diyalogları yumuşatmak ve müzakere sürecini sağlıklı bir zemine oturtmak amacıyla bu görevi üstlendi. Görev süresi dolan eski büyükelçi Hans Jörg Kretschmer'in yerine getirilen Pierini, diplomatik birikimiyle Ankara'da yeni bir sayfa açtı.
Akdeniz'den Ankara'ya Uzanan Diplomatik Yolculuk
Aix-en-Provence Üniversitesi'nde ekonomi üzerine yüksek lisans eğitimini tamamlayan Fransız diplomat, mesleki kariyerine 1979 yılında adım attı. Bu dönemde Avrupa Komisyonu Üyesi Claude Cheysson'un danışmanlığı görevini üstlenen Pierini, bu pozisyonu 1981 yılına kadar başarıyla yürüttü. Ardından okyanus ötesine geçerek 1982 ile 1987 yılları arasında Washington'da İkinci Katip ve Başkatip olarak kritik temaslarda bulundu. Amerika Birleşik Devletleri'ndeki görevini tamamladıktan sonra, 1989-1991 yılları arasında bir başka Komisyon Üyesi Abel Matutes'e danışmanlık yaptı.
1990'lı yıllarda ise Pierini'nin rotası Akdeniz havzasına çevrildi. 1991 yılında Rabat Delegasyon Başkanlığı görevine getirilen diplomat, Fas'taki dört yıllık çalışmasının ardından Avrupa-Akdeniz Ortaklığı'nın ilk koordinatörü olarak atandı. Bu süreç, onun Akdeniz ülkeleriyle ilgili derin bir uzmanlık kazanmasını sağladı. Diplomatın bölgesel ağırlığı; 1998'de Şam'da, 2002'de Tunus'ta Devlet Başkanlığı nezdinde üstlendiği görevlerle pekişti. Tunus'taki görevinin yanı sıra 2005-2006 yıllarında Libya Delegasyonu'nda ikamet etmeyen başkan sıfatıyla da görev aldı. Fransa Dışişleri Bakanlığı nezdinde de büyük bir saygınlığa erişen Pierini, akademik alanda da aktifti.
Ankara'da Yeni Bir Dönem ve Güven Mektubu
Avrupa Komisyonu Türkiye Temsilciliği görevine atanması, Ankara ve Brüksel hattında yeni bir dönemin kapısını araladı. Selefi Büyükelçi Kretschmer, sert açıklamaları ve eleştirileriyle tepki toplamıştı. Fransız diplomatın saygın geçmişi ise Türk hükümeti tarafından olumlu bir gelişme olarak görüldü. Ankara'daki bu değişim büyük yankı uyandırdı. Pierini, 21 Kasım 2006 Salı günü Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e, Komisyon Başkanı José Manuel Barroso imzalı Güven Mektubu'nu sunarak görevine resmi olarak başladı. Törenin ardından Anıtkabir'i ziyaret ederek mozoleye çelenk bırakan büyükelçi, Türkiye'ye duyduğu saygıyı gösterdi.
Ankara'daki yeni misyonunda tecrübeli diplomat, şu kritik görevleri üstlenerek çalışmalarına hız kazandırdı:
- Siyasi ve ekonomik durumun yakından gözlemlenmesi ve temsil işlevinin yerine getirilmesi,
- Katılım öncesi mali yardım programlarının kararlılıkla uygulanması,
- Katılım müzakereleri çerçevesindeki siyasi ve hukuki gelişmelerin takip edilmesi,
- Avrupa Birliği konusunda İletişim ve Enformasyon Programı'nın etkin şekilde yürütülmesi.
İlerleme raporunun açıklanmasından hemen önce gerçekleşen bu atama, diplomatik çevrelerde büyük bir ilgiyle karşılandı.
İlişkilerin Geleceği ve Stratejik Adımlar
Pierini'nin gelişiyle Türkiye Delegasyonu'nun statüsü Direktörlük seviyesine çıkarıldı. Bu tarihi adım, temsilciliği dünya genelindeki 142 delege arasında bu unvana sahip 17 özel merkezden biri haline getirdi. Büyükelçi, bu dönüşümü AB'nin Türkiye ilişkilerine verdiği yüksek önemin açık bir göstergesi olarak nitelendirdi. Nitekim Türkiye, tek bir ülkeden sorumlu en büyük bütçeli AB temsilciliği haline gelerek, 2006 yılında yaklaşık 450 milyon Euro'luk bir mali işbirliği programını koordine etmeye başladı.
Kariyerinin sonraki yıllarında Carnegie Uluslararası Barış Vakfı bünyesinde araştırmacı olarak akademik çalışmalarını sürdüren Pierini, 2014 yılında yayımladığı Türkiye Nereye Gidiyor isimli eseriyle gelişmeleri analiz etmeye devam etti. Enerjik ve çalışkan yapısıyla tanınan diplomat, Türk kültürüne de hiç yabancı değildi. Büyükelçi, Türk ezgilerinden de oldukça hoşlanıyordu.
