Türk basınının cesur ve öncü isimlerinden Leyla Umar, 4 Temmuz 1927'de Samsun'da dünyaya gözlerini açtı. Usta gazeteci, meslek yaşamı boyunca uluslararası arenada ses getiren röportajlarıyla tanındı. Gazetecilik mesleğine adım attığı ilk günlerden itibaren haber peşindeki tutkusuyla Türkiye'de modern basının gelişimine katkıda bulunarak kendi döneminin sembol isimlerinden biri haline gelmiştir. Kendine özgü tarzıyla dünya liderleriyle ve ünlü sanatçılarla söyleşiler gerçekleştirdi. Hayatının son yıllarında Alzheimer tedavisi gören Umar, 16 Kasım 2015 tarihinde İstanbul'da hayata veda etti.
Köklü Bir Aileden Dünya Sahnelerine
Leyla Umar'ın kökleri, Osmanlı ve erken cumhuriyet döneminin önemli figürlerine uzanıyordu. Babası Selanik göçmeni olan İhsan Umar'dı. Annesi ise son Kudüs mutasarrıfı ve dört dönem milletvekilliği yapan Mehmet Mithat Alan’ın kızı Ayşe Mihriban Hanım'dı. Babasının Zonguldak Kömür Şirketi'nde Kazım Taşkent'in yardımcısı olmasıyla aile Zonguldak'a yerleşti. Daha sonra İstanbul'a taşınarak eğitim hayatına burada devam ettiler. İlkokulu Nişantaşı Nilüfer Hatun İlkokulu'nda tamamlayan Umar, ardından Üsküdar Amerikan Kız Koleji'nde yatılı okudu. Yedi yıllık eğitimin ardından Arnavutköy Kız Koleji'ne geçti fakat buradaki öğrenimini yarıda bıraktı. Genç yaşta Amerikan Konsolosluğu bünyesinde görevli diplomatlara Türkçe dersleri vererek kendi parasını kazanmaya başladı. Bu süreç onun dil yeteneğini geliştirmesine ve farklı kültürlerle doğrudan iletişim kurmasına zemin hazırladı.
Milliyet Yılları ve Basında Kadın Olmak
İlk evliliğinde yaşadığı derin hayal kırıklıkları ve hamileliği döneminde gördüğü şiddet, genç kadının hayatında radikal bir karar almasına yol açarak onu profesyonel anlamda gazetecilik serüvenine iten en büyük dönüm noktası olmuştur. Umar, 1950'de mühendis Mehmet Ali Ekşigil ile evlendi. Bu evlilikten Adnan adında bir oğlu oldu. Ancak hamileliği sırasında maruz kaldığı şiddet sebebiyle 1955 yılında eşinden ayrıldı. Boşanmanın ardından Milliyet gazetesinin Beyoğlu muhabiri olarak çalışmaya başladı. Uzun yıllar boyunca bu büyük gazetenin kadrosundaki tek kadın gazeteci olarak görev yaptı. Umar, gazetede 'Cemiyet Haberleri' adı altında popüler köşe yazıları yazdı. Aynı zamanda Hayat, Akis ve Akbaba gibi dönemin ünlü dergilerinde de yazıları yayımlandı. 1958 yılında oyun yazarı ve gazeteci olan Refik Erduran ile ikinci evliliğini gerçekleştirdi. Bu evlilik onun hem kişisel hem de mesleki yaşamında yepyeni ufuklar açtı.
Sınırları Aşan Röportajlar ve Mirası
Mesleki çalışmalarını yurt dışına taşıyan Leyla Umar, Londra'da BBC radyosunda çalıştı. Ardından Amerika Birleşik Devletleri'ne yerleşerek Milliyet'in ABD temsilciliği görevini başarıyla yürüttü. 1960'ta Refik Erduran'dan boşansa da onunla ortak yaşamını uzun süre devam ettirdi. İlişkisini 1977 yılında tamamen bitirerek Türkiye'ye geri döndü ve resmi olarak emekli oldu. Emeklilik günlerinde de yazın hayatından kopmayarak bağımsız gazetecilik faaliyetlerini sürdürdü. GAMMA ve Sipa Press haber ajansları vasıtasıyla hazırladığı haberler küresel düzeyde ses getirdi.
Umar'ın röportaj gerçekleştirdiği bazı önemli dünya liderleri şunlardır:
- Fidel Castro
- Nelson Mandela
- Yaser Arafat
- Carlos Menem
- İdi Amin
- Raissa Gorbaçov
- Felipe Gonzales
Söyleşi yaptığı dünyaca ünlü sanatçılar arasında da şu isimler bulunmaktaydı:
- Diana Ross
- Kirk Douglas
- Liza Minelli
- Julio Iglesias
Söyleşi yaptığı her isimle kurduğu samimi ve cesur diyaloglar, onu dünya basınında saygın bir konuma taşıdı. Uluslararası basında geniş yankı bulan bu röportajlar, Türkiye'nin sesini dünyaya duyurmasında önemli bir köprü vazifesi gördü. Yaşamı boyunca yalnızca kalemiyle değil, toplumsal olaylara gösterdiği hassasiyetle de takdir toplayan usta gazeteci, vefatından önce sergilediği örnek bir davranışla tüm mal varlığını Sokak Çocukları Cemiyeti'ne bağışlamıştır.