John Wayne, ya da nüfustaki adıyla Marion Robert Morrison, 26 Mayıs 1907 yılında ABD'nin Iowa eyaletinin Winterset kasabasında dünyaya gözlerini açtı. Sinema dünyasında özellikle western türünün gelmiş geçmiş en büyük kahramanı olarak kabul edilen yıldız, Glendale Lisesi'nden başlayıp spor bursu kazandığı üniversite yıllarına, ardından ise stüdyo koridorlarındaki ayak işlerine uzanan oldukça sıradışı bir yaşam çizgisine sahipti. Beyaz perdede rol aldığı yüzlerce yapımın 142'sinde başrol oynamayı başaran usta aktör, uzun yıllar süren oyunculuk serüveninin zirvesine 1969 yapımı True Grit (Gerçek Selam) filmiyle ulaştı ve bu rolüyle en iyi erkek oyuncu Oscar'ını kazanarak adını sinema tarihine altın harflerle yazdırdı.
Glendale Sokaklarından Stüdyo Koridorlarına
Morrison ailesinin 1911 yılında Kaliforniya'nın Glendale şehrine taşınmasıyla birlikte, Marion için yeni bir dönem başladı. İlk ve orta öğrenimini Glendale Lisesi'nde tamamlayan genç Marion, spordaki başarısı sayesinde futbol bursuyla Güney Kaliforniya Üniversitesi'ne kabul edildi. Ancak üniversite yıllarında eğitimini yarıda bırakan Marion, geçimini sağlamak adına Hollywood'un yerel film stüdyolarında çeşitli ayak işleri yapmaya başladı. Hatta sinemaya adım atmadan önce, setlerin çevresinde at nallayan bir adamın dondurmacı dükkânında dahi çalıştı.
Gençlik yıllarında stüdyolardaki dublörlerle yakın ilişkiler kuran Wayne, onlardan binicilik ve kovboyluk becerilerini geliştirecek özel eğitimler aldı. 1920'li yılların sonuna kadar sessiz sinema döneminin sıradan yapımlarında küçük roller alan oyuncu, ilk yıllarda Brown of Harvard (1926), Bardelys the Magnificent (1926) ve The Great K & A Train Robbery (1926) gibi yapımlarda göründü. Ardından gelen yıllarda ise Mother Machree (1928), Four Sons (1928), Speakeasy (1929) ve Salute (1929) gibi çok sayıda yapımla deneyim kazandı. 1930 yılına gelindiğinde ise ilk büyük dramatik rolüne hayat verdiği The Big Trail (Büyük Sürü) filmiyle sinemayı tamamen bir meslek edindi. Bu başarılı adımla birlikte sahne adını da resmen John Wayne olarak belirledi.
John Ford Dostluğu ve Western Türünün Efsanesi
John Wayne'i beyaz perdenin en parlak yıldızlarından biri yapan en önemli unsur, kovboy filmlerinin dâhi yönetmeni John Ford ile kurduğu sıkı dostluktu. Bu dostluğun bir ürünü olan ve 1939 yılında izleyiciyle buluşan Stagecoach (Posta Arabası) filmi, Wayne'in dünya çapında büyük bir ilgiyle karşılanmasına zemin hazırladı. Ünlü yönetmen Ford, Wayne'in yeteneklerini ışıldatan en önemli isimlerin başında geliyordu.
Kariyeri boyunca sadece western türüyle sınırlı kalmayan aktör, her türlü macera ve serüven yapımında da büyük başarı elde etti. Oyunculuğunun yanı sıra bazı önemli yapımlarda yönetmenlik ve yapımcılık rollerini de üstlendi. Wayne'in hem yönettiği hem de yapımcılığını yaptığı önemli çalışmalardan bazıları şunlardır:
- Angel and the Badman (1947) - Yapımcılığını üstlendiği başarılı yapımlardan biridir.
- The Alamo (1960) - Yönettiği ve aynı zamanda yapımcısı olduğu tarihi bir klasik.
- The Green Berets (1968) - Kamera arkasına geçerek yönetmenliğini üstlendiği bir diğer önemli eserdir.
Usta oyuncu, Red River (Kanlı Nehir - 1948), She Wore a Yellow Ribbon (Sarı Eşarplı Kız - 1949), The Searchers (Arayıcılar - 1956) ve Rio Bravo (1959) gibi yapımlarla western türünün gelmiş geçmiş en önemli kahramanı olarak tanındı. Ayrıca The Quiet Man (1952) ve The Longest Day (1962) gibi farklı türdeki sinema eserlerinde de başarısını kanıtlayarak uzun yıllar boyunca sektördeki yerini ve üstün konumunu korudu.
Özel Yaşamı, Kanserle Mücadele ve Veda
Özel hayatında üç defa nikah masasına oturan John Wayne, evliliklerinin tamamını İspanyol asıllı kadınlarla yaptı. Hayatını sırasıyla Josephine Alicia Saenz, Esperanza Baur ve Pilar Palette ile birleştirdi. Bu beraberliklerinden Josephine'den dört, son eşi Pilar'dan ise üç çocuk sahibi olan ünlü aktör, geniş ailesiyle sıcak bir yuva paylaştı.
Kariyerinin olgunluk dönemlerinde sağlık problemleriyle de mücadele etmek zorunda kalan yıldıza, 1964 yılında akciğer kanseri tanısı konuldu. Geçirdiği çok ağır bir ameliyatla sol akciğerinin tamamı ve iki kaburga kemiği alındı. Bu büyük operasyonun ardından da mesleğine olan aşkından vazgeçmedi ve setlerdeki çalışmalarını sürdürdü. Ancak yđllar sonra mide kanserine yakalanan efsane sanatçı, 11 Haziran 1979 tarihinde Kaliforniya'nın Newport Beach şehrindeki evinde, 72 yaşındayken dünyadan ayrıldı. John Wayne'in vefatı, tüm sinema dünyasında büyük bir üzüntüyle karşılandı ve ardında hiçbir zaman doldurulamayacak bir boşluk bıraktı.
