İsmail Hakkı Karadayı, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde en yüksek makam olan genelkurmay başkanlığı görevini üstlenmiş önemli bir askerdir. 25 Nisan 1932 tarihinde Çankırı ilinin Karadayı köyünde dünyaya gözlerini açan komutan, ülkenin askeri ve siyasi yakın tarihinde derin izler bırakmıştır. Gazetecilik arşivlerinde askeri dehası ve gerçekleştirdiği sınır ötesi operasyonlarla anılan Karadayı, 26 Mayıs 2020 tarihinde İstanbul'da yaşamını yitirmiştir. Görev süresi boyunca hem savunma stratejilerinde hem de ülkenin iç siyasi dinamiklerinde belirleyici roller üstlenen Karadayı, Türk askerlik tarihinin en çok konuşulan simalarından biri haline gelmiştir.
Eğitim Hayatı ve Üniformayla İlk Tanışma
Gençlik yıllarında askeri disipline yönelen İsmail Hakkı Karadayı, eğitim hayatına farklı şehirlerde devam etti. 1946 yılında Afyon Lisesi'ne adım atsa da buradaki eğitimini birinci sınıfın ardından sonlandırdı. Liseyi tamamlamak üzere Karadeniz'e yönelen Karadayı, 1949 yılında Kastamonu Lisesi'nden mezun oldu. Askerlik mesleğine resmi adımı ise 1951 yılında bitirdiği Kara Harp Okulu ile attı. Hemen ardından mesleki uzmanlığını pekiştirmek amacıyla girdiği Uçaksavar Okulu'nu da 1953 senesinde başarıyla tamamladı. Farklı topçu birliklerinde görev alarak tecrübe kazandıktan sonra akademik düzeyde ilerleme kararı aldı. Bu doğrultuda şu eğitimleri başarıyla tamamladı:
- 1963 yılında Kara Harp Akademisi mezuniyeti
- 1967 yılında Silahlı Kuvvetler Akademisi eğitimi
- 1975 yılında Millî Güvenlik Akademisi mezuniyeti
Orduda Kararlı Yükseliş ve Kritik Görevler
Akademik eğitimlerinin ardından kurmay subay olarak ordunun çeşitli kademelerinde sorumluluklar üstlendi. Farklı komutanlıklarda şube müdürlüğü yapan İsmail Hakkı Karadayı, bilgi birikimini aktarmak üzere Kara Harp Okulu bünyesinde öğretmenlik görevini icra etti. Türkiye'yi dış dünyada temsil etmek adına Orta Doğu ülkelerinde askeri ataşelik görevlerinde bulundu. Alay komutanlığı tecrübesinin ardından Genelkurmay Harekât Başkanlığı Plan Prensipler Şube Müdürlüğü görevini yürüttü. Takvimler 1977 yılını gösterdiğinde ise generallik makamının ilk basamağı olan tuğgeneral rütbesine terfi etti.
Tuğgeneral rütbesiyle Kara Kuvvetleri Tayin Dairesi Başkanlığı ve Motorlu Piyade Tugay Komutanlığı gibi hassas pozisyonları idare etti. Başarıları kendisini 1981 yılında tümgeneral rütbesine taşıdı. Tümgeneral olarak Kıbrıs adasında iki yıl boyunca tümen komutanlığı görevini sevk ve idare etti. Adadaki görevinin ardından yurda dönerek Kara Kuvvetleri Personel Başkanlığı görevine getirildi. 1985 yılında korgeneral rütbesine terfi ederek askeri kariyerindeki yükselişini sürdürdü.
Korgeneral olarak iki yıl boyunca kolordu komutanlığı yaptı. Bu rütbede iki yıl geçirdikten sonra 30 Ağustos 1989 tarihinde orgeneralliğe terfi etti. 1 Ocak 1991 tarihine kadar Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanlığı görevini yürüten komutan, aynı yıl 1. Ordu Komutanlığı makamına atandı. 30 Ağustos 1993 tarihinden itibaren bir yıl boyunca Kara Kuvvetleri Komutanlığı yaptıktan sonra askeri kariyerinin zirvesine ulaştı. 30 Ağustos 1994 tarihi itibarıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin 22. Genelkurmay Başkanı oldu.
Sınır Ötesi Operasyonlar ve 28 Şubat Dönemi
Genelkurmay Başkanlığı döneminde terörle mücadele kapsamında çok büyük askeri operasyonlara imza atıldı. Amerika Birleşik Devletleri yönetiminin tüm itirazlarına ve uyarılarına rağmen, Mart 1995'te Kuzey Irak'a yönelik kapsamlı bir harekat başlatıldı. Yaklaşık 35 bin askerin katılımıyla düzenlenen Şafak Harekâtı sonucunda PKK unsurlarına ait sığınaklar ve hedefler başarıyla yok edildi. Kararlılıkla yürütülen sınır ötesi harekatlar zincirine 1996 yılında icra edilen Çekiç Harekâtı da eklendi.
Askeri başarılarının yanı sıra Türkiye'nin siyasi tarihine geçen 28 Şubat süreci yaşandığında genelkurmay başkanlığı koltuğunda oturuyordu. Ülke gündemini sarsan bu dönemin ardından, 30 Ağustos 1998 tarihinde yaş haddinden dolayı TSK'dan emekliye ayrıldı. Emeklilik günlerinde sivil toplum kuruluşları ve akademik kurumlarda faaliyetlerine devam etti. Bu kapsamda üstlendiği görevler şunlardır:
- Çankırı Vakfı üyeliği
- Haliç Üniversitesi Mütevelli Heyeti üyeliği
- Mustafa Kemal Üniversitesi Akademik Konsey üyeliği
- Dostlar Meclisi üyeliği
- Encümen-i Daniş üyeliği
Son Yılları, İddialar ve Hukuki Mücadele
Emeklilik döneminde ismi çeşitli tartışmalar ve hukuki süreçlerle yan yana geldi. Üyesi olduğu Encümen-i Daniş oluşumunun Hrant Dink suikastıyla ilişkili olduğu iddiaları gündeme atıldı. Ayrıca basına yansıyan bazı ses kayıtlarında, 2007 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde ANAP Genel Başkanı Erkan Mumcu'yu etkileyerek demokratik süreci engellediği öne sürüldü. İsmail Hakkı Karadayı ise bu ses kayıtlarının montaj ürünü olduğunu beyan ederek hakkındaki tüm iddiaları kesin bir dille reddetti.
Türkiye'nin yakın tarihini aydınlatmayı amaçlayan 28 Şubat soruşturmaları kapsamında 3 Ocak 2013'te Fenerbahçe Orduevi'nde gözaltına alındı. Mahkeme sürecinde tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Yıllar süren yargılama sonunda, 13 Nisan 2018'de mahkeme heyeti kararını açıkladı. Karadayı ve beraberindeki 21 sanığa "Türkiye Cumhuriyeti icra vekilleri heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten men" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Sanıkların duruşmadaki iyi halleri ve tutumları dikkate alınarak ceza müebbet hapis cezasına çevrildi. Yaşı ve sağlık problemleri nedeniyle adli kontrol şartıyla serbest kalan Karadayı, temyiz aşaması devam ederken 26 Mayıs 2020'de hayatını kaybetti. Ölümü sebebiyle hakkındaki hukuki dosya yasal olarak düşürüldü.
