Cumhuriyet döneminin en önemli Kur'an-ı Kerim okuyucularından biri olan hafız ve mevlithan İsmail Biçer, 1947 yılında Bolu'nun Göynük ilçesine bağlı Çayköy köyünde dünyaya gözlerini açtı. Küçük yaşta başladığı dini eğitimini İstanbul'da taçlandıran usta isim, kendine has ses tonu ve güçlü tilavetiyle bu kadim geleneği yıllarca yaşattı. Klasik İstanbul tilavet ekolünün son büyük temsilcileri arasında kabul edilen Biçer, yarım asırlık ömrüne sığdırdığı başarılarla adını altın harflerle yazdırdı. 26 Mart 1998 tarihinde Balıkesir'de hayata gözlerini yuman değerli sanatkar, geride doldurulamaz bir manevi miras bıraktı.
İstanbul'a Geliş ve Eğitim Hayatı
İsmail Biçer'in dini ilimler ve kıraat yolculuğu, çocukluk yıllarında doğup büyüdüğü topraklarda başladı. Genç yetenek, eğitimini daha ileri bir noktaya taşımak amacıyla 1958 senesinin ilk günlerinde İstanbul'un yolunu tuttu. Dersaadet'e adım atar atmaz, dönemin en prestijli eğitim yuvalarından Nuruosmaniye Kur'an Kursu'na kaydını yaptırdı. Burada aldığı nitelikli eğitimle sesini ve tekniğini geliştiren Biçer, dini ilimlerde hızla basamakları tırmandı. Eğitim hayatı boyunca pek çok önemli dönüm noktasından geçti:
- 1958: Nuruosmaniye Kur'an Kursu bünyesinde ilk ciddi hafızlık eğitimine başlaması,
- 1969: İstanbul İmam Hatip Okulu'ndan başarıyla mezun olması,
- 1976: İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü diplomasıyla yükseköğrenimini taçlandırması.
Akademik ve dini birikimini güçlendirdikten sonra, 1979 yılında vatan görevini yerine getirerek askerlik hizmetini nihayete erdirdi.
İstanbul Tilavet Geleneği ve Mirası
Hafızlık dünyasında ekol oluşturan İsmail Biçer, özellikle İstanbul tilavet geleneği olarak bilinen özgün okuma tarzını sonraki kuşaklara aktaran köprü vazifesi gördü. Bu zarif tarzın son temsilcilerinden biri olması, onun hem ulusal hem de uluslararası camiada tanınmasını sağladı. Sanatkarın eşsiz yeteneği, bu özel kıraat ekolünün ömrünü uzatarak dini musiki dünyasında derin bir iz bıraktı. Ani vefatı, sevenlerini derinden sarsarken, cenaze merasimi din camiasının önemli isimlerini bir araya getirdi. Dönemin tanınan şahsiyetlerinden Tayyar Altıkulaç da merhumun cenazesinde derin üzüntülerini ifade eden dokunaklı bir konuşma gerçekleştirdi. Ebedi istirahatgahına uğurlanan usta mevlithanın naaşı, İstanbul'daki Sakızağacı Şehitliği'ne defnedilerek vasiyetine uygun şekilde toprağa verildi.