İsviçre topraklarında başlayıp Kuzey Afrika’nın kızgın çöllerinde son bulan sıra dışı bir yaşam öyküsünün başkahramanıdır Isabelle Eberhardt. 17 Şubat 1887 tarihinde Cenevre’de gözlerini açan bu cesur kadın, henüz çok genç yaşta, 21 Eylül 1904'te Cezayir’de yaşanan feci bir sel felaketinde hayatını kaybetmiştir. Toplumsal dayatmaları reddederek erkek kıyafetine bürünen ve Si Mahmoud Essadi ismiyle Sahra’yı keşfe çıkan yazar, çöl seyahatlerinde edindiği izlenimleri güçlü kalemiyle Avrupa basınına aktararak döneminin en özgün seyyahlarından biri olmayı başarmıştır.
Cenevre'den Sahra'ya Uzanan Sıra Dışı Çocukluk
Isabelle, Cenevre’de Rus aristokratı Nathalie Moerder ile eski bir rahip ve anarşist olan Alexandre Trophimowsky’nin gayri meşru çocuğu olarak dünyaya gözlerini açtı. Annesi, evlilik birliği kurulmadan önce Rusya’dan göç etmiş asil bir kadındı. Babası ise Ermeni kökenliydi ve yaşamının sonraki dönemlerinde İslam dinini seçmişti. Bu fırtınalı aile ortamında Isabelle, gayri meşru damgasını taşımak zorunda kalsa da babasının teşvikiyle Arapça ve pek çok farklı yabancı dili mükemmel derecede öğrendi. İsviçre’nin seçkin okullarında aldığı nitelikli eğitim sayesinde entelektüel bir birikim edindi.
Kuzey Afrika ile ilk buluşma 1897 senesinde gerçekleşti. Annesiyle çıktığı bu seyahat, ikisinin de İslam dinini benimsemesine ve Cezayir’e yerleşme kararı almasına vesile oldu. Ne var ki, aynı yılın sonlarına doğru anne Nathalie, Annaba kentinde ansızın gelişen bir hastalık nedeniyle vefat etti. Nathalie Moerder'in Cezayir topraklarında vefat etmesi, Isabelle için sadece bir anne kaybı değil, aynı zamanda hayatının dönüm noktası oldu. Bu büyük kaybın ardından İsviçre’ye geri dönen Isabelle, 1899 yılında babasının kanser yüzünden ölümü ve üvey ağabeyi Vladimir’in intiharıyla sarsıldı. Avrupa’da kendisini bağlayan hiçbir bağ kalmadığını hissederek rotasını tekrar Afrika çöllerine çevirdi.
Sahra Çöllerinde Erkek Kıyafetiyle Bir Yaşam
Cezayir’e tamamen yerleşen cesur gezgin, çölün zorlu koşullarında hareket serbestliği kazanmak için radikal bir karar aldı. Erkek kıyafetleri giyinerek kendisine Si Mahmoud Essadi ismini verdi. Bu kimlik, onun yerel kabilelerle rahatça iletişim kurmasını ve tehlikeli çöl rotalarında serbestçe seyahat etmesini sağladı. Sahra’nın derinliklerine yaptığı bu keşif gezilerinde edindiği benzersiz deneyimleri, Fransız gazetelerinde yayınlanan etkileyici makaleleriyle Avrupalı okurlara ulaştırdı.
Genç gezginin Cezayir’deki faaliyetleri şu şekilde özetlenebilir:
- Çöl gezilerinde edindiği izlenimleri ve keşfettiği bölgeleri ayrıntılı olarak kaleme almıştır.
- Belli başlı Fransız gazetelerinde köşe yazarı olarak bu seyahatlerini yayınlamıştır.
- Bölgedeki Müslüman halka Fransız kolonicilere karşı yürüttükleri mücadelede destek vermiştir.
- Kadiriyye Sufi kardeşlik örgütü ile yakın temaslar kurarak yoksullara yardımcı olmuştur.
Seyahatleri esnasında yerel halkın haklarını savunan ve sömürgecilik faaliyetlerine karşı duran Sufi tarikatı Kadiriyye ile yakın ilişkiler kurdu. Kadiriyye mensupları ile geliştirdiği dostluk, genç kadının Sahra yerlilerinin gözünde güvenilir bir figür haline gelmesini sağladı. Yoksullara kol kanat geren bu toplulukla olan bağları, sömürge yönetiminin ve muhalif çevrelerin tepkisini çekti. Hatta bu yüzden 1901 yılındaki bir çöl seyahatinde kılıçlı bir suikast girişimine uğradı. Yaralanmasına rağmen hayatta kalmayı başaran yazar, kendisine saldıran kişiyi bağışlayarak onun hayatını kurtardı.
Aşk, Çöl ve Erken Gelen Veda
Isabelle Eberhardt, 17 Ekim 1901 tarihinde Cezayirli bir asker olan Slimane Ehnni ile hayatını birleştirdi. Bu evlilik, onun Cezayir toplumuna entegre olmasını kolaylaştırırken, Slimane ile kurduğu bağ çölde geçirdiği zor günlerde en büyük dayanağı oldu. Ancak genç yazarın fırtınalı hayatı, çok trajik bir olayla yarım kaldı. 21 Eylül 1904'te Cezayir’in Ayn Sefra bölgesinde meydana gelen ani bir sel baskını, onun henüz 17 yaşındayken hayata veda etmesine sebep oldu.
Yaşanan afetten kurtulmayı başaran eşi Slimane Ehnni, enkaz altından Isabelle’in el yazması seyahat notlarını kurtarmayı başardı. Büyük bir özveriyle toparlanan bu değerli yazılar, daha sonra Çöl Gezgini; Isabelle Eberhardt’ın Anıları adıyla kitaplaştırılarak edebiyat dünyasına kazandırıldı. Sıra dışı yaşamı ve cesur duruşuyla bu kaşif, geride unutulmaz bir kültürel miras bıraktı.
