Türk dili ve tarihi üzerine yaptığı çalşmalarıyla tanınan Hüseyin Namık Orkun, 15 Ağustos 1902 tarihinde İstanbul'da dünyaya geldi. Tarihçi ve dilbilimci kimliğiyle öne çıkan Orkun, Türklük ve Türk dünyasını ele alan değerli eserler üreterek milli kültüre katkıda bulunmuştur. Genç yaşlardan itibaren araştırmalarına başlayan yazar, eğitim yıllarının ardından farklı kurumlarda öğretmenlik yaparak çok sayıda öğrenci yetiştirdi. Bu büyük şahsi yetenek, kaleme aldığı araştırmalar ve yetiştirdiği öğrencilerle Türk düşünce hayatında iz bırakmayı başarmıştır.
Eğitim Hayatı ve Budapeşte Yılları
Hüseyin Namık Orkun, ortaöğrenimini Nişantaşı Sultanisi'nde tamamlayarak akademik yolculuğunun ilk önemli adımını attı. Liseden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'ne girerek yükseköğrenimine başladı ve buradaki eğitimini başarıyla sonlandırdı. Tarih eğitiminin ardından Macaristan'a giden genç araştırmacı, Budapeşte Üniversitesi Felsefe Fakültesi bünyesinde Türkoloji alanında derinlemesine çalşmalarda bulundu. Bu ünlü eğitim kurumunda dönemin saygın Türkologlarından Gyula Németh'in öğrencisi olma ayrıcalığına erişti. Orkun, yirminci yüzyılda yaşamakta olan Türk boyları hakkındaki "Türk Dünyası" adını taşıyan çalşmasını Budapeşte'de bulunduğu yıllarda yazmıştır. Macaristan'da hazırladığı bu önemli eser, yazarın ülkesine dönüşünden sonra, 1932 yılında Türkiye'de basılarak okurlarla buluşturulmuştur. Eğitimini 1930 senesinde başarıyla tamamlayan genç akademisyen, vakit kaybetmeden memleketine dönerek meslek hayatına adım attı. Budapeşte yılları onun için hayli verimli geçmiştir. Yurda döndükten hemen sonra Gazi Eğitim Enstitüsü tarih öğretmenliği görevine atanan Orkun, meslek hayatı boyunca farklı kurumlarda çok yönlü eğitim faaliyetleri yürüterek genç nesillerin ufkunu açmıştır.
Mesleki Faaliyetleri ve Ürünleri
Gazi Eğitim Enstitüsü'ndeki başlangıcın ardından, Polis Koleji, Devlet Konservatuvarı ve Tıp Fakültesi gibi seçkin kurumlarda da görev aldı. Bu kurumlarda uzun yıllar boyunca Türk Tarihi ve İnkılap dersleri vererek öğretmenlik faaliyetlerini sürdürdü. Eğitimci kimliğinin yanı sıra, Türk dili ve tarihi alanlarındaki araştırmalarını da büyük bir titizlikle sürdürdü. Araştırmacının yayınladığı çalşmalardan bazıları şunlardır:
- Türk efsaneleri ve destanları üzerine incelemeler,
- Türk boyları hakkında detaylı araştırmalar,
- Türklük ve Türkçülük düşüncelerini barındıran makaleler,
- Çeşitli yayın eleştirileri ile tanıtım yazıları.
Türk kültürüne hizmet etmeyi amaç edindi. Kendisini tamamen bilime ve gençlerin eğitimine adamıştır. Hem öğretmenlik yapıp hem de Türk boyları ve efsaneleri üzerine yazılar kaleme alarak, kültür dünyamıza yepyeni pencereler açmayı ve geçmişin zenginliklerini gün ışığına çıkarmayı hedeflemiştir.
Irkçılık-Turancılık Davası ve Son Yılları
Takvimler 1944 yılını gösterdiğinde Hüseyin Namık Orkun, dönemin çok konuşulan Irkçılık-Turancılık davasında sanık olarak yargılandı. Mahkeme sürecinde bir yıl boyunca hapishanede tutuklu kalan yazar, yargılamanın neticelenmesiyle birlikte beraat ederek özgürlüğüne kavuştu. Cezaevi günleri sağlığını olumsuz etkiledi. Tahliyesinin ardından ciddi sağlık problemleriyle mücadele eden değerli tarihçi, 23 Mart 1956 tarihinde Ankara'da yaşamını yitirdi. Geride bıraktığı araştırmaları hâlâ değerlidir.