İstanbul'da 1870 yılında dünyaya gözlerini açan Hüseyin Daniş, Türk edebiyat dünyasında Servet-i Fünun topluluğunun önde gelen şair, yazar ve çevirmenlerinden biri olarak derin izler bırakmıştır. Aslen İran kökenli bir tüccar ailesinin evladı olan Pedram, gerek kaleme aldığı nitelikli şiirleri gerekse Fars edebiyatından yaptığı usta işi tercümeleriyle Doğu ve Batı kültürlerini ustaca harmanlayan bir aydın kimliği inşa etmiştir.
Doğu ve Batı Kültürleriyle Yoğrulan Gençlik Yılları
Ailesi 1850 yılında İsfahan'dan ticaret maksadıyla İstanbul'a gelerek yerleşti ve onun kozmopolit yetişme sürecinin zeminini hazırladı. Rüştiye eğitimini tamamladıktan sonra bir yıl Mülkiye Mektebi'nde, iki yıl da Beyoğlu'ndaki Institution Française bünyesinde öğrenim görerek İngilizce dersleri aldı. Dil yeteneğini pekiştirmek amacıyla bir süre İran'a gitti. İran'da Debistan-ı İraniyan okulunda Horasanlı Hacı Rıza Kuli ve Tebrizli Hacı Mirza Mehdi gibi değerli hocalardan ders alarak Arapça ve Farsçasını mükemmel seviyeye ulaştırdı.
Edebi Faaliyetleri ve Kamu Hizmetindeki Başarıları
Hüseyin Daniş, 1894 senesinde Türkiye'ye dönüp İkdam gazetesinde yazmaya başladı. Yazı hayatının yanı sıra geleneksel hat sanatına da ilgi duyarak özel dersler aldı. Mahmut Celalettin Paşa'nın çocukları Prens Sabahattin ile Lutfullah'a özel öğretmenlik yaptığı dönemde, onlarla birlikte 1899 yılında Avrupa yolculuğuna çıktı. Bu seyahat kapsamında Fransa, İngiltere, İsviçre, İtalya ve Mısır'da toplam on dört ay boyunca kaldı. Yurda döndükten sonra Düyûn-ı Umûmiye dairesinde mütercim olarak işe başladı ve burada kesintisiz 23 yıl hizmet verdi. Zamanla kurumun Tercüme Kalemi müdürlüğü makamına kadar yükselmeyi başarıdı. Memuriyetinin yanı sıra akademik sahada da aktif rol üstlendi. Galatasaray Lisesi ile Darülfünun bünyesinde 1909-1923 yılları arasında Fars dili ve İran edebiyatı derslerini okuttu. 1910 yılında Tebriz halkı tarafından İran Millî Meclisi'ne Azerbaycan milletvekili seçilse de çeşitli nedenlerle bu göreve fiilen katılamadı. Aka Mirza Ali Ekber Han ile birlikte İstanbul'da Farsça yayımlanan Süruş gazetesini çıkararak iki ülke arasındaki basın bağını kuvvetlendirdi. Darülfünundaki görevinden ayrıldıktan ve Düyûn-ı Umûmiyenin 1923'te kapanmasından sonra Osmanlı Bankası İstanbul şubesinde çevirmen olarak meslek hayatını sürdürdü.
Servet-i Fünun Dönemi Şiirleri ve Eserleri
Şiirlerinde 'Dâniş' mahlasını tercih eden sanatkâr, Servet-i Fünun edebi topluluğunun değerli şairleri arasında yerini almıştır. Eserleri başta Servet-i Fünun olmak üzere devrin prestijli gazete ve mecmualarında neşredildi. Edebi çizgisiyle dikkat çeken yazar, şiirlerini 1925 yılında Kervân-ı Ömr adlı kitabında bir araya getirdi. Soyadı Kanunu'nun yürürlüğe girmesinin ardından 'Pedram' soyadını alan Hüseyin Daniş, özellikle İran edebiyatı alanındaki derinlikli çalışmalarıyla ün kazanmış ve iki kültür arasında sarsılmaz bir köprü kurmuştur. 1934 yılında Tahran Üniversitesi'nde Türk ve İran edebiyatı dersleri vererek akademik kariyerine uluslararası bir boyut kazandırdı. Aynı sene Şah Rıza Pehlevi'nin Türkiye ziyareti esnasında İran elçiliğinde mihmandar ve görevli olarak hazır bulundu. Hayatının son döneminde Ankara'da basın ataşeliği vazifesini icra ederken 31 Mart 1943 tarihinde vefat etti. Değerli edibin kabri, İstanbul Üsküdar'da yer almaktadır.
Hüseyin Daniş'in Başlıca Eserleri
- Neva-yı sarir (1899)
- Serâmedan-ı Suhan (1912)
- Talim-i lisan-ı farisi (1915)
- Zerdüşt-name (1916)
- Münazaratım (1919)
- Hediye-i sal (1919)
- Kervan-ı ömr (1926)
- Fransızca-Türkçe hukuki ve medeni lügat (1934)
Önemli Çevirileri
- Medayin Harabeleri (1914)
- Cengelistan (1915)
- Rubaiyat-ı Ömer Hayyam (1922)
