Türk askeri tarihinin önemli şahsiyetlerinden biri olan Hasan Mümtaz Çeçen, 1874 yılında İstanbul sınırları içerisinde dünyaya gözlerini açmıştır. Vatan savunmasında aktif roller üstlenen Çeçen, askerlik mesleğine adım attığı ilk andan itibaren imparatorluğun ve ardından yeni kurulan modern cumhuriyetin en kritik mücadelelerinde ön saflarda yer almıştır. Gençlik yıllarında askeri eğitime yönelen bu değerli şahsiyet, başarılı çalışmaları sonucunda 1893 senesinde Harp Okulu'ndan mezun olmuştur. Mezuniyetinin hemen sonrasında başlayan meslek hayatı boyunca, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemindeki büyük savaşların neredeyse tamamında komuta kademesinde görev yapmıştır. İstanbul'da başlayan bu destansı yaşam yolculuğu, yıllar süren cephe görevlerinin ardından yine aynı şehirde, 3 Kasım 1941 tarihinde nihayete ermiştir. Gösterdiği büyük sadakat ve kahramanlıklar nedeniyle ismi, Türk milletinin hafızasında ve cumhuriyetin kurucu kadroları arasında saygın bir yer edinmiştir.
Harp Okulu'ndan Cephelere Uzanan Askeri Kariyer
Hasan Mümtaz Çeçen'in askeri dehası ve liderlik vasıfları, henüz mesleğinin ilk yıllarında kendini göstermiştir. Mezun olduktan kısa süre sonra, 1897 senesinde patlak veren Osmanlı-Yunan Savaşı'nda görev almıştır. Bu savaşta takım ve bölük komutanı olarak cepheye gitmiştir. Genç bir subay olarak sergilediği üstün yönetim becerileri ve zorlu cephe koşullarına karşı gösterdiği direnç, onun gelecekteki çok daha büyük ve kritik görevlerin üstesinden başarıyla gelebileceğinin en açık kanıtı olmuştur. Askeri yetenekleri sayesinde kısa sürede dikkatleri üzerine çekmeyi başarmıştır. Zaman içerisinde askeri hiyerarşide hızla ilerleyen yetenekli subay, Osmanlı coğrafyasının en hareketli yıllarında durmaksızın cepheden cepheye koşmuştur.
19. yüzyılın sonu ile 20. yüzyılın başı, Osmanlı devleti için varlık yokluk mücadelelerinin yaşandığı zorlu bir dönemdi. Hasan Mümtaz Çeçen de bu tarihî dönemeçlerin tam merkezinde yer alarak vatan savunmasında büyük sorumluluklar almıştır. Nitekim Balkan Savaşları'nın zorlu şartları altında tabur komutanı olarak görev yapmıştır. Buradaki görevi, onun sevk ve idare yeteneğini pekiştirmiştir. Bu kritik mücadelelerin ardından gelen I. Dünya Savaşı'nda ise sorumlulukları daha da artmıştır. Dünya savaşının getirdiği ağır koşullarda hem alay hem de tümen komutanlığı yaparak askeri rütbelerini başarıyla taşımıştır. Bu görevlerde gösterdiği dirayet, askerlerine ilham vermiştir.
Millî Mücadele Yılları ve Paşalık Unvanı
Osmanlı İmparatorluğu'nun savaştan yenik çıkmasının ardından vatan topraklarının işgal edilmeye başlanması, Türk milleti için yeni bir direnişin fitilini ateşlemiştir. Tecrübeli asker Hasan Mümtaz Çeçen, ülkenin kaderini belirleyecek olan bu sürece kayıtsız kalmamış ve 1919 yılında Kurtuluş Savaşı'na katılmıştır. Millî Mücadele'nin ilk günlerinden itibaren yurdun dört bir yanında azimle mücadele eden Çeçen, bağımsızlık meşalesinin Anadolu'nun her köşesinde yayılmasında son derece etkin ve kararlı bir rol oynamıştır. Cephelerdeki tecrübesiyle ordunun yeniden yapılanmasına katkı sağlamıştır. Kurtuluş Savaşı'nda üstlendiği önemli vazifeler, zaferin kazanılmasında kritik taşlardan biri olmuştur.
Çeçen'in aktif olarak katıldığı ve komuta ettiği başlıca tarihî mücadeleler şunlardır:
- 1897 Osmanlı-Yunan Savaşı bünyesinde üstlendiği takım ve bölük komutanlığı
- Balkan Savaşları süresince yürüttüğü tabur komutanlığı vazifesi
- I. Dünya Savaşı cephelerinde üstlendiği alay ve tümen komutanlığı
- Kurtuluş Savaşı mücadelesine 1919 yılında katılarak verdiği bağımsızlık mücadelesi
Cumhuriyetin kurulduğu tarihi bir dönüm noktası olan 1923 yılı, başarılı askerin hayatında da çok önemli bir gelişmeye sahne olmuştur. Bu unutulmaz yılda gösterdiği üstün hizmetlerin bir nişanesi olarak mirliva rütbesine terfi ettirilmiş ve böylece Paşa unvanını almıştır. Bu yüksek rütbe, onun askeri kariyerinde ulaştığı zirve noktasıdır. Kazandığı bu unvanla birlikte ordudaki liderlik görevlerine devam etmiştir. Yeni kurulan devletin modern askeri yapısının şekillenmesinde onun tecrübelerinden geniş ölçüde yararlanılmıştır.
Son Yılları, Vefatı ve Devlet Mezarlığına Nakli
Onurlu, fedakârca mücadelelerle ve büyük başarılarla dolu uzun askerlik kariyerinin ardından Hasan Mümtaz Paşa, takvimler 25 Şubat 1931 tarihini gösterdiğinde resmî olarak emekliliğe ayrılmıştır. Ordudan ayrıldıktan sonraki yaşamını sakin bir şekilde sürdüren emekli Paşa, ömrünün son yıllarını doğduğu şehir olan İstanbul'da geçirmiştir. 3 Kasım 1941 tarihinde ise bu dünyadan göç etmiştir. Ölümü, tüm sevenleri ve silah arkadaşları arasında derin bir üzüntü yaratmıştır. Onun aziz hatırası, Türk milletinin yüreğinde her zaman yaşatılmaya devam etmiştir.
Aradan geçen uzun yılların ardından, vatanı için yaptığı fedakarlıklar devlet düzeyinde bir kez daha onurlandırılmıştır. 1988 yılında alınan anlamlı bir kararla, Hasan Mümtaz Çeçen'in naaşı Ankara'da bulunan Devlet Mezarlığına nakledilmiştir. Bu nakil işlemi, onun Türk tarihine vurduğu silinmez mührün ve devletin ona duyduğu derin minnetin en somut göstergesi olmuştur. Bugün naaşı, diğer milli mücadele kahramanlarıyla birlikte vatan topraklarında huzur içinde yatmaktadır. Onun gösterdiği fedakarlıklar, gelecek nesiller için daima önemli birer rehber niteliğindedir.
