Ayşe Frumet Tektaş, hem Osmanlı'nın son döneminde hem de Türkiye Cumhuriyeti'nde kadınların sanat sahnesinde yer almasının yolunu açan ilk kadın ressamlar arasında yer alır. Büyükelçi Suat Davaz'ın kızı olan Frumet Hanım, resim sanatı alanında kendisini geliştirmek amacıyla gittiği Avrupa'da uzun yıllar kalarak eğitim almıştır. Türkiye'ye döndüğünde de kültür hayatına katkılarını sürdüren sanatçı, Afif Tektaş ile evlenmiş ve ülkemizin müzik tarihine de yön vermiştir.
Avrupa Yılları ve Sanat Eğitimi
Frumet Hanım, babası Suat Davaz'ın büyükelçilik görevi vesilesiyle sanat eğitimi almak üzere yurt dışına çıkmıştır. Kendisini geliştirmek amacıyla İtalya ve Fransa gibi ülkelerde bulunan ressam, 1938 yılına kadar Roma ve Paris gibi metropollerde yaşamıştır. Buralarda edindiği birikim, onun resim anlayışını ve vizyonunu derinden etkilemiştir. Sanat dünyasındaki bu zengin çevrelerde geçirdiği yıllar, Türkiye'deki modern sanat anlayışının yaygınlaşmasında önemli bir rol oynamıştır.
Yurda Dönüş ve Filarmoni Derneği
Avrupa'daki eğitim ve yaşam serüvenini 1938 yılında noktalayıp Türkiye'ye geri dönen Frumet Tektaş, burada Afif Tektaş ile hayatını birleştirerek sanat hayatını ve kültürel çalışmalarını kendi ülkesinde devam ettirmiştir. Türkiye'ye dönüşüyle birlikte yeni bir sayfa açan sanatçı, müzik alanında tarihi bir adıma öncülük ederek ülkemizdeki ilk filarmoni derneğini kuran kişi olmuştur. Bu girişim, ülkede klasik müziğin sevilmesi ve kurumsallaşması yolundaki en büyük adımlardan biridir.
Osmanlı ve cumhuriyet dönemi sanat dünyasına adını altın harflerle yazdıran değerli ressam, ülkemizde klasik müziğin yaygınlaşması ve sevilmesi için hem sanatsal hem de kurumsal anlamda canla başla çalışmıştır. O, Cumhuriyet Türkiyesi'nin modernleşme çabalarının kültür alanındaki en önemli temsilcilerindendir.
Öncü sanatçımızın hayata geçirdiği en önemli adımlar ve yaşam detayları şu şekilde sıralanabilir:
- Osmanlı ve Cumhuriyet döneminin ilk kadın ressamları arasında yer alması
- Roma ve Paris gibi şehirlerde sanat eğitimi alması
- Türkiye'deki ilk filarmoni derneğini kurarak müzik tarihine katkı sağlaması