Freddie Mercury, dünya müzik tarihinin en güçlü sesi olarak anılan, Farisî kökenli İngiliz rock grubu Queen’in solisti ve söz yazarlarından biridir. Gerçek adı Farrokh Bulsara olan sanatçı, 5 Eylül 1946’da Tanzanya’nın Zanzibar adasında dünyaya geldi. Müzisyenlik kariyeri boyunca sergilediği sahne enerjisi, geniş vokal aralığı ve çoğulcu müzik anlayışıyla milyonları derinden etkiledi; Queen’in İngiltere’nin tüm zamanların en sevilen grubu unvanını kazanmasında belirleyici rol oynadı. 24 Kasım 1991’de, yalnızca 45 yaşında hayatını kaybetti.
Erken Yaşam ve Eğitim
Freddie’nin ailesi, 1947’de Hindistan’a taşındı. Annesi Jer Bulsara ve babası Bomi Bulsara’yla birlikte büyüyen genç Farrokh, çocukluk yıllarında içine kapanık bir yapıya sahipti; annesine ve kız kardeşi Kashmira Bulsara’ya olan bağlılığıyla tanınıyordu. Sekiz yaşında Bombay’daki St. Peter’s School’a kaydoldu. Burada piyano dersleri almaya başladı ve ilk grubu The Hectics’e katıldı. Arkadaşları ona “Freddie” diye seslendiğinde bu isme alıştı ve imzasını bu adla atmaya başladı. St. Mary’s School’da eğitimini tamamladıktan sonra Zanzibar’a geri döndü.
1964 devrimi, aile için bir kırılma noktası oldu. Heniz 17 yaşındayken İngiltere’ye göç ettiler. Kayıtlı olduğu Isleworth Okulu’nda sanat dışındaki derslerde başarı gösteremeyince okuldan ayrılmak zorunda kaldı. Ardından Ealing College’de Grafik Tasarım okuyarak 1969’da mezun oldu. Müzisyenlik hayali ise tam bu yıllarda biçimlenmeye başlıyordu.
Queen ve Müzik Kariyeri
1970’te Brian May, Roger Taylor ve John Deacon’la bir araya gelen Freddie Mercury, Queen adını hem grubu hem de kendi sahne kimliğini tanımlamak için bizzat seçti. Grubun kostümlerini tasarladı, ikonik logosunu çizdi. 1973’te grubuyla aynı adı taşıyan ilk albümünü yayımladılar. Freddie, “Greatest Hits” derlemesindeki 17 parçadan 10’unu kaleme alan bir söz yazarıydı aynı zamanda. Müzik yelpazesi son derece geniydi; rock, opera, disko ve baladı tek bir şarkıda birleştirmekten çekinmiyordu.
Bohemian Rhapsody, bu çoğulcu anlayışın en çarpıcı örneğidir: 60 akort içeren ve doğrusal bir yapıyı reddeden bu parça, popüler müzik tarihinin dönüm noktalarından sayılır. Bunun yanı sıra:
- Killer Queen
- Somebody to Love
- We Are the Champions
- Don’t Stop Me Now
bu imzalı eserlerin bir kısmıdır. 1986’daki Wembley konserlerinde beş yüz bin kişi onu canlı izledi; o güe bugune rock tarihinin en unutulmaz performanslarından biri olarak geçti.
Solo Kariyeri ve Son Yıllar
Freddie Mercury, 70’li yılların sonunda uzun soluklu birliktelik yaşadığı Mary Austin’dan ayrıldı. Bu ayrılığın ardından cinsel kimliğiyle ilgili kamuoyuna karşı açık bir tavır ortaya koydu. 1985’te solo albümü “Mr. Bad Guy”’ı yayımladı. Ticari anlamda beklentilerin altında kalsa da müzik eleştirimenleri albümü “baştan sona seçkin” olarak değerlendirdi.
1983’te sahnede izlediği opera sanatçısı Montserrat Caballé’den büyükülenü Mercury, onunla tanışmak için İspanya’ya gitti. İkilinin ortak çalışması olan “Barcelona” 1988’de yayımlandı. Hiç vokal eğitimi almamış olmasına karşın teknik açıdan son derece zorlu opera partilerini ustalıkla yorumlaması, doğal sesinin ne denli geniş ve işlenmiş olduğunu ortaya koydu. 1987’de AIDS teşhisi konulan Mercury, son yıllarında bu durumu kamuoyundan uzun süre gizledi. “I’m Going Slightly Mad” ve “These Are the Days of Our Lives” kliplerindeki görüntüler, günden güne ağırlaşan hastalığın izlerini taşıyordu. 24 Kasım 1991’de hayatını kaybetti ve arkasında ölümsüz bir müzik mirası bıraktı.
1992’de Wembley’de düzenlenen anma konseriyle anıldı. Queen’in diğer üyeleri, Mercury’nin hayattayken yazdığı parçalardan oluşan “Made In Heaven” albümünü 1995’te yayımladı; hayranlar albümü büyük bir ilgiyle karşıladı. 2006’da ise 60. doğum günü anısına solo çalışmalarından derlenen “Lover of Life, Singer of Songs” yayıma girdi.
