Azerbaycan ve Türk askeri tarihinin en seçkin kahramanlarından biri olan Firudin Bey Daryal, Kafkasya'dan Anadolu'ya uzanan destansı bir ömrün simgesidir. Doğum adı Ferman Bey Aliyev olan yiğit subay, vatan savunması yolunda ömrünü cephelere adamış kıymetli bir şahsiyettir. 1900 yılında Laçın'ın Tezekend köyünde doğan bu kahraman, askeri kariyerini Kazan'daki nitelikli okulda aldığı eğitimle inşa etmeye başladı. Burada yetişen genç subay, ömrünün 45 yılını Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde vatan hizmetine adayarak albay rütbesine kadar yükselmiştir. O, Karabağ ve Zengezur muharebelerinden Askeran çatışmalarına, Gence ayaklanmasından Türk Kurtuluş Savaşı'na dek pek çok kritik cephede en ön safta yer almıştır.
Kafkasya Cephelerinde İlk Ateş ve Karabağ Savunması
Genç teğmen Ferman Bey, Kazan'daki askeri okuldan mezun olduktan sonra kendisini çetin savaşların tam ortasında buldu. Bakü şehrinin 15 Eylül 1918'de düşman işgalinden kurtarılmasının ardından, hemen birkaç gün sonra Karabağ harekatı patlak verdi. 23 Eylül günü başlayan bu kutlu müadele, bölgedeki Türk ve Azerbaycan güçlerinin omuz omuza verdiği ilk büyük sınavlardandı.
Harekata katılan birlikler arasında şunlar bulunuyordu:
- 9. ve 106. Türk alayları
- Milli gönüllü askeri birlikler
- 1. Azerbaycan tümeni
Ferman Bey, bu çetin çarpışmalara kahraman süvari alayının cesur bir ferdi olarak dahil oldu. Ağdam bölgesinden hareket eden Kafkas İslam Ordusu, 4 Ekim'de Şuşa yönünde büyük bir taarruz gerçekleştirdi. Bu başarılı harekat neticesinde, 8 Ekim 1918 tarihinde Şuşa şehri Taşnak Ermeni güçlerinden tamamen arındırıldı. Bu zafer, ordu içinde büyük sevinç yarattı. Ocak 1919 tarihinde gerçekleştirilen askeri teftiş sırasında, kahraman subayın görev yaptığı süvari birliği takdire şayan bulundu. Harbiye Nazırı, sergilenen bu olağanüstü cesaretten ötürü Ferman Bey'in alayına şahsen teşekkürlerini sundu. Cumhuriyet ordusunun genç subayı Ferman Bey Aliyev, Karabağ Genel Valiliği bünyesinde Hüsrev Bey Sultanov'un yardımcılığını üstlenerek Sultan Bey Sultanov başkanlığındaki yerel özsavunma birlikleriyle birlikte Zabuh Vadisi'ndeki kritik imha operasyonunu başarıyla yönetti.
Askeran Geçidinden Gence İsyanına Direniş Yılları
Karabağ'ın huzurunu bozmak isteyen Ermeni-Taşnak grupları, 21 Mart 1920 tarihinde Askeran geçidindeki Cavanşir piyade alayı mevzilerine ani bir baskın düzenledi. Geçidi ele geçirerek büyük bir isyan başlattılar. Askeran bölgesinde aniden saldıran Ermeni-Taşnak kuvvetlerine karşđ geniş çaplı bir temizlik harekatı başlatan Azerbaycan ordusu, süvari alayında çarpışan Firudin Bey'in de katkılarıyla düşman güçlerini Nisan ayı ortalarına kadar süren muharebelerde tamamen imha etti. Bu çetin müadeleler zaferle taçlandırıldı. Ancak cumhuriyet kısa süre sonra işgale uğradı. Gence savunmasında günlerce Bolşevik kuvvetlerine karşđ direndikten sonra Karabağ'a geçen ve Nuru Paşa önderliğindeki halk ayaklanmasına katılan kahraman subay, isyanın yenilgiye uğramasının ardından kendi komutasındaki bataryayla birlikte İran sınırına doğru çatışarak çekilmek zorunda kaldı. Gence savunmasında cansiperane şekilde savaştıktan sonra Karabağ'a geçerek müadelelerine orada devam etti. Haziran 1920'de Nuru Paşa'nın liderlik ettiği Karabağ ayaklanmasına katılarak vatan toprağını korumak için elinden geleni yaptı.
Sınırlardan Anadolu'ya: Araz Nehri ve TSK Hizmeti
Büyük umutlarla başlatılan ayaklanmanın yenilgiyle sonuçlanması üzerine kahraman subay geri çekilmek zorunda kaldı. Buna rağmen bataryasıyla kahramanca geri çekildi. Düşmanla çarpışa çarpışa Karyagin ve Cebrayil yönüne doğru güvenli bir ricat gerçekleştirdi. Araz Nehri'ni geçerek İran topraklarına giren bu yiğit askerler, bağımsızlık meşalesini asla söndürmedi. Vatan savunması için müadele hiç bitmedi. İran üzerinden Türkiye'ye ulaşan Firudin Bey Daryal, Ankara hükümetinin başlattığı şanlı Kurtuluş Savaşı'na katıldı. Anadolu topraklarının işgalden kurtarılması sürecinde de canını dişine takarak büyük yararlılıklar gösterdi. Savaşın zaferle bitmesinin ardından, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla birlikte Türk Silahlı Kuvvetleri'ne katıldı. Albay rütbesiyle tam 45 yıl boyunca Türkiye Cumhuriyeti ordusunda sadakatle görev yaparak emekli oldu. Tarih bu yiğit albayı asla unutmayacaktır. Laçın'ın bağrından çıkan bu kahraman subay, geride iki kardeş ülkenin kaderini değiştiren eşsiz bir miras bırakmıştır.
