Türk siyaset ve hukuk tarihinin önemli simaları arasında yer alan Fikri Apaydın, 1905 senesinde Diyarbakır topraklarında dünyaya gözlerini açtı.
Yaşamı boyunca adalet ve devlet hizmetini mesleğinin merkezine alan Apaydın, hukuk eğitiminin ardından adliye teşkilatında mesleki yolculuğuna başladı.
Ülkesine uzun yıllar hizmet eden isim, bu yolculuk sonrasında Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altına girdi.
Farklı şehirlerde yürüttüğü hakimlik ve savcılık görevlerinin ardından parlamentoda üstlendiği üst düzey sorumluluklarla siyasi hayatımızda iz bıraktı.
Yasama organının yönetiminde üstlendiği görevlerle adından söz ettiren Apaydın, 7 Ocak 1970 tarihinde hayata gözlerini yumdu.
Hukuk Eğitimi ve Adalet Teşkilatındaki Yılları
Fikri Apaydın, yükseköğrenimini tamamlamak amacıyla İstanbul Darülfünun Hukuk Mektebine girdi.
Dönemin en saygın eğitim kurumlarından biri olan bu okuldan başarıyla mezun olarak hukuk diplomasını aldı.
Genç bir hukukçu olarak mesleki kariyerine ilk adımı İstanbul Müddei-i Umumîliği bünyesinde katip olarak attı.
Burada savcılık mekanizmasının işleyişini yakından gözlemleme fırsatı bulan Apaydın, kazandığı pratik tecrübelerin ardından Cebelibereket adliyesinde üye yardımcılığı görevine atandı ve meslek hayatında yeni bir sayfa açtı.
İstanbul Darülfünun Hukuk Mektebi mezuniyetinin ardından yargı organlarında önemli görevler üstlenen Apaydın'ın üstlendiği görevler sırasıyla şu şekildedir:
- İstanbul Müddei-i Umumîliği Katipliği
- Cebelibereket Üye Yardımcılığı
- Develi Cumhuriyet Savcılığı
- Kayseri Sulh Hakimliği ve Ağır Ceza Aza Muavinliği
- Sungurlu Ceza Hakimliği
Anadolu'nun farklı coğrafyalarında adalet dağıtma sorumluluğunu üstlenen Apaydın, Develi Cumhuriyet Savcılığı görevine getirildi.
Burada kamu hukukunun tesisi adına yoğun mesailer harcadı.
Savcılık görevindeki üstün gayretlerinin ve başarısının ardından Kayseri'ye tayin edildi.
Kayseri Sulh Hakimliği vazifesini üstlenen Apaydın, aynı zamanda Ağır Ceza Aza Muavinliği unvanlarını da başarıyla taşıdı.
Bu çift yönlü adli görev, onun ceza hukuku alanındaki birikimini en üst seviyeye taşıdı.
Adliye teşkilatındaki bu uzun soluklu yolculuğu Sungurlu Ceza Hakimliği vazifesi ile devam etti.
Hukukun üstünlüğü ilkesi doğrultusunda ülkenin farklı ilçelerinde yargıçlık ve savcılık yaptıktan sonra memuriyet hayatını sonlandırma kararı aldı.
Kamu görevinden ayrılan Apaydın, edindiği zengin tecrübeyi serbest avukat olarak toplumla paylaşmaya başladı.
Avukatlık yıllarında Kayseri halkıyla kurduğu güçlü ve sarsılmaz bağlar ile kazandığı büyük toplumsal itibar, onun ilerleyen yıllarda aktif siyasete atılarak milletin meclisteki güçlü sesi olmasına zemin hazırladı.
Siyasi Hayatı ve TBMM Başkanvekilliği Dönemi
Fikri Apaydın, hukuk alanındaki geniş birikimi ve toplumsal saygınlığı ile birlikte aktif siyasete geçiş yaptı.
Kayseri halkının büyük teveccühünü kazanarak Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altına girmeyi başardı.
Parlamentodaki ilk dönemine VIII. Dönem Kayseri Milletvekili olarak adım attı.
Halkın güvenini her seçimde tazelemeyi başaran tecrübeli siyasetçi, parlamento çalışmalarındaki başarısıyla kısa sürede öne çıktı.
Milletvekilliği görevi sonraki dönemlerde de kesintisiz şekilde sürdü.
Kayseri temsilcisi olarak IX., X. ve XI. dönemlerde de meclisteki yerini korudu.
Böylece Kayseri halkını ulusal iradenin merkezinde dört dönem boyunca büyük bir sadakatle temsil etti.
Apaydın, mecliste sadece bir milletvekili olarak görev yapmakla yetinmedi.
Yasama organının yönetim kademesinde de en üst düzey sorumlulukları üstlendi.
Parlamentodaki saygınlığı ve derin hukukçu kimliği sayesinde TBMM Başkanvekilliği makamına getirildi.
Bu prestijli meclis yöneticiliği görevini ilk olarak VIII. Dönem meclisinde başarıyla yerine getirdi.
Milletvekilliğinde yakaladığı istikrarı meclis başkanvekilliği görevinde de devam ettirmeyi bildi.
IX., X. ve XI. dönemlerde de TBMM Başkanvekili olarak görev alarak meclis genel kurul oturumlarını büyük bir tarafsızlıkla yönetti.
Dört dönem boyunca kesintisiz olarak yürüttüğü bu meclis yöneticiliği, onun uzlaşmacı, adil ve her zaman hukukun üstünlüğüne inanan devlet adamı kimliğinin en somut yansıması olarak Türk siyasi tarihindeki yerini aldı.
Apaydın'ın Kayseri milletvekili ve TBMM Başkanvekili olarak görev yaptığı yasama dönemleri şunlardır:
- VIII. Dönem
- IX. Dönem
- X. Dönem
- XI. Dönem
Kişisel Yaşamı, Ailesi ve Mirası
Devlet hizmetinde ve meclis kürsüsünde geçen yoğun siyasi yılların ötesinde, son derece sakin bir aile hayatına sahipti.
Hayatını birleştirdiği eşiyle birlikte örnek gösterilecek huzurlu bir aile birliği kurdu.
Bu evlilikten dünyaya gelen üç çocuğu ile yakından ilgilendi.
Ailesine olan bağlılığı ve babalık sorumluluğu, onun yoğun çalışma temposunda en büyük huzur kaynağı oldu.
Hem savcılık ve hakimlik yıllarında edindiği sarsılmaz adalet inancıyla hem de meclis genel kurulundaki tarafsız yönetim tarzıyla Türk siyasi ve hukuki tarihinde saygın bir yer edindi.
Kariyerini milletine hizmete adayan saygın devlet adamı, 7 Ocak 1970 tarihinde hayata gözlerini yumdu.
Geride adaletle, memleket sevgisiyle ve meclis disipliniyle örülü derin bir bürokrasi mirası bıraktı.