İçeriğe Atla
Anasayfa Varlık

Fikret Otyam Kimdir?

Ressam ve gazeteci Fikret Otyam 1926'da Aksaray'da doğdu. Anadolu'nun sesini gazete yazıları, fotoğraflar ve özgün keçi resimleriyle dünyaya duyurdu.

Diğer adlar: Fikret Otyam

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Fikret Otyam Hakkında

Fikret Otyam, 19 Aralık 1926 tarihinde Niğde’nin Aksaray ilçesinde, Anadolu’nun bağrında altı çocuklu bir ailenin üçüncü evladı olarak dünyaya gözlerini açtı. Eczacılık yapan emekli asker bir babanın oğlu olan sanatçı, yaşamı boyunca resimden fotoğrafa, gazetecilikten yazarlığa uzanan çok yönlü çalışmalarıyla toplumsal gerçekleri aydınlatmayı misyon edindi. Kendine özgü fotoröportaj teknikleri ve tuvaline yansıttığı yöresel renk esintileriyle Türk kültür dünyasında derin ve silinmez izler bırakan aydın, 9 Ağustos 2015 tarihinde böbrek yetmezliği nedeniyle Antalya’da aramızdan ayrıldı. O, topluma adanmış koca bir ömürdü.

Eczaneden Akademiye Uzanan Çocukluk ve Gençlik Yılları

Sanatçının çocukluğu, Nedim Vasıf Otyam ile Nusret Kemal Otyam ismindeki kardeşleri ve diğer aile fertleriyle birlikte geçti. Babası Vasıf Bey, Konya ikinci ordudaki görevinden emekli bir asker olup eczacılık yaparken, annesi Naciye Hanım ise ev hanesiyle ilgilendi. Altı yaşından itibaren babasının eczanesinde çalışarak hayatı tanımaya başlayan küçük Fikret, ilk ve orta öğrenimini bu tarihi ilçede tamamladı. Sanatçı, ilk gençlik yıllarında kutu boyalarla tanıştı.

Ortaokul yıllarında Fransızca öğretmeni emekli albay Haşim Bey’in (Lüleci) hediye ettiği fotoğraf makinesi, onun ömür boyu sürecek görsel yolculuğunu başlattı. Lise öğrenimi ise İkinci Dünya Savaşı’nın getirdiği çetin şartlar yüzünden Ankara ve Kayseri’deki okullarda kesintilerle ilerledi. Ankara Atatürk Lisesi sıralarında eğitim alırken, ünlü şair Can Yücel ile yakın bir arkadaşlık kurdu. Lise yıllarında resme derin ilgi duyan genç yetenek, kutu boyalarla kontraplaklar üzerine çizimler yaptı. İlk kişisel sergisini Aksaray Halkevi’nde gerçekleştirdi. Fotoğrafçılığı ağabeyi Nedim’den öğrendikten sonra, Aksaray’da arkadaşı ve resim öğretmeniyle ortaklaşa Foto Üç Yıldız dükkanını açtı.

Yükseköğrenim için İstanbul’un yolunu tutan Otyam, 1945 senesinde Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek Orta Resim Bölümü’ne kabul edildi. Bu okul, sanat anlayışını tümüyle şekillendirdi. Akademi sıralarında ünlü ressam Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun atölyesinde resim sanatının inceliklerini en derin şekilde öğrendi. Ayrıca Türk resminin efsane isimlerinden İbrahim Çallı’dan da iki yıl boyunca özel eğitim aldı. Yaratıcı dehasını akademik disiplinle harmanlayan ressam, 1953 yılında bu seçkin okuldan başarıyla mezun oldu.

Anadolu’dan Yükselen Çığlık: Gazetecilik ve Fotoröportajlar

Akademik eğitimini sürdürürken bir yandan da yazı dünyasına adım atan sanatçı, profesyonel gazetecilik hayatına 1950 yılında Son Saat gazetesinde başladı. Aynı dönemde edebiyat dünyasıyla da bağlarını sıkı tutarak popüler şairlerin ve yazarların eserleri için estetik kitap kapakları ile iç resimler hazırladı. Okulunu bitirir bitirmez Falih Rıfkı Atay’ın yönetimindeki Dünya Gazetesi’nde Ali İhsan Göğüş’ün yardımcılığını üstlendi.

1953 yılında ilk evliliğini yapan sanatçının 1954 yılında kızı Elvan dünyaya geldi. Aynı sene efsanevi yazar Yaşar Kemal ile birlikte Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerini kapsayan kapsamlı bir röportaj gezisine çıktı. Bu seyahatler, onun ufkunu tümüyle açtı. Anadolu insanının çileli yaşamını, toprak sorunlarını ve kültürel dokusunu yakından gözlemleyerek fotoröportajlarında bu konuları en yalın haliyle işledi. Bölge halkının dertlerini köşesine taşıyan yazarın bu fotoröportaj serileri, ilerleyen yıllarda edebiyat dünyasında büyük ses getiren kitaplara dönüştü.

Vatani görevini 1956 senesinde topçu er olarak Polatlı’da yerine getirmeye başlayan sanatçı, acemi eğitimini tamamladıktan sonra asteğmen rütbesiyle Ankara’daki Bando Mızıka Hazırlama Ortaokulu bünyesinde resim öğretmenliği yaparak askerlik hizmetini bitirdi. Bando Mızıka Hazırlama Ortaokulu bünyesinde resim öğretmenliği yaparken dahi Ulus Gazetesi için yazı göndermeyi ihmal etmedi. Vatani vazifesini tamamladıktan sonra 1957 yılında aynı gazetede istihbarat şefi olarak aktif sorumluluk üstlendi. Başarılı kalem, 1962 yılından itibaren uzun seneler boyunca Cumhuriyet Gazetesi çatısı altında sanat ve siyaset üzerine etkili köşe yazıları kaleme aldı.

Resimlerle Yaşayan Anadolu ve Akdeniz Sığınağı

Ancak Türk basınının acı kayıplarından olan Abdi İpekçi suikastının ardından derin bir sarsıntı yaşayarak meslekten emekli olma kararı aldı. Bu dramatik olayın ardından büyük şehirlerin gürültüsünü geride bırakarak doğayla iç içe bir yaşam sürmek üzere güneye yöneldi. Gazeteciliği bırakmasının hemen ardından, 27 Mayıs 1979 tarihinde Antalya’nın Gazipaşa ilçesine yerleşen aydın, burada tam çeyrek asır boyunca huzurlu bir yaşam sürdü. Antalya, onun için adeta sığınak oldu. Daha sonra kentin gürültüsününden biraz daha uzaklaşmak isteyerek Antalya merkezine 26 kilometre mesafede bulunan Geyikbayırı köyündeki doğa harikası evine taşındı.

Aktif çalışma hayatından emekli olunca asıl büyük tutkusu olan resim çalışmalarına çok daha fazla ağırlık verdi. Tuvallerinde sıklıkla keçi figürlerini, başı örtülü vakur Anadolu kadınlarını, yöresel bitki örtüleriyle coğrafyanın mahalli unsurlarını büyük bir ustalıkla işledi. 1952 senesinde sanatseverlerle buluşturduğu ilk resim sergisinin ardından hem yurt içinde hem de yurt dışında otuzun üzerinde sergiye imza atan büyük usta, 1975 senesinde ise ilk kişisel fotoğraf sergisini açtı. Eserleri birçok saygın müzede sergilendi. Sanatçı, 1977 yılında iç mimar Filiz Otyam ile evlendi.

Mutlu birlikteliğinden kızı Elvan’ın yanı sıra Döne ve İrep isminde iki kızı daha dünyaya geldi. Sosyal sorumluluk bilinciyle de hareket eden sanatçı, Akdeniz Gazetecilik Vakfı ile Altın Portakal Kültür Sanat Vakfı’nın kurucu heyetinde yer alarak kültür dünyasına katkılarını sürdürdü. Hayatı boyunca Kemalist ve sosyalist ideallerini büyük bir inançla savunan yazar, son yıllarında haftalık köşe yazılarını Aydınlık Gazetesi’nde kaleme alarak toplumdaki aydınlanma mücadelesine kalemiyle omuz vermeyi sürdürdü. Böbrek yetmezliği nedeniyle bir süre boyunca tedavi gören çok yönlü sanatçı, 89 yaşında Antalya’da yaşama veda etti. Ardında çok değerli bir miras bıraktı.

Fikret Otyam’ın Ölümsüz Eserleri

Büyük ustanın ardında bıraktığı ve toplumsal gerçekçiliğin en kıymetli örneklerini teşkil eden başlıca eserleri ile fotoğraf sergileri şu şekildedir:

Başlıca Kitapları

  • Topraksızlar, Gide Gide, Ha Bu Diyar, Harran ve Irıp, Ey Samandağ Samandağ
  • Uy Babo (1962), Hu Dost, 40 Yıl Önce 40 Yıl Sonra, Kara Sevdam Anadolum
  • Mayınlar Çiçek Açmaz, Mayınlı Topraklar Üzerinde, Kanlı Gömlekler, Adı Yemendir
  • Harran Koçaklaması, Can Arkadaş, Ceylanlar Suya İndi, Arkadaşım Orhan Kemal ve Mektupları
  • Pavli Kardeş, Ağlama Anam Şu Bizim Gazipaşa, İsmet Paşalı Yıllar, Can Pazarı, MUTLU OLMAK

Fotoğraf Sergileri

  • 1964 - 1974 Gide Gide Serileri
  • 1979 - Eğer Bizi Sual Eden Olursa
  • 1983 - Dünya Güzel Olmalı
  • 1997 - Otyam'ın Objektifinden (Filiz Otyam ve İbrahim Demirel ile karma sergi)

Sıkça Sorulan Sorular

Fikret Otyam kimdir?

Ressam ve gazeteci Fikret Otyam 1926'da Aksaray'da doğdu. Anadolu'nun sesini gazete yazıları, fotoğraflar ve özgün keçi resimleriyle dünyaya duyurdu.

Fikret Otyam ne zaman doğdu?

Fikret Otyam, 19 Aralık 1926 tarihinde doğdu.

Fikret Otyam nerede doğdu?

Fikret Otyam Aksaray, Niğde doğumludur.

Fikret Otyam ne zaman vefat etti?

Fikret Otyam 9 Ağustos 2015 tarihinde hayatını kaybetti.

Fikret Otyam hangi alanda tanınır?

Fikret Otyam, ressam olarak tanınır.