Türk sinemasının en hareketli dönemlerinden biri olan 1970'lerde cesur rolleri ve benzersiz cazibesiyle fırtınalar estiren Feri Cansel, 7 Temmuz 1944 tarihinde Kıbrıs'ın başkenti Lefkoşa'da dünyaya gözlerini açtı. Gerçek adı Feriha Cansel olan ünlü sanatçı, 1960'ların ortalarından itibaren adım attığı sinema dünyasında sıra dışı yaşamı, evlilikleri ve trajik kaybıyla derin izler bıraktı. Kuaförlük eğitimi için gittiği İngiltere'den İstanbul'un ışıltılı gece hayatına uzanan macerası, onu kısa sürede Yeşilçam'ın en çok konuşulan kadın figürlerinden biri haline getirdi.
Kıbrıs'tan İstanbul Gecelerine Uzanan Yolculuk
İngiltere'de saç tasarımı üzerine eğitim alan ve bir süre Londra'daki salonlarda manikür ve pedikür yaparak çalışan Feri Cansel, genç yaşta burada dünya evine girdi. Bu evliliğinden 1963 yılında kızı Zümrüt Cansel dünyaya geldi ancak bu evlilik uzun sürmedi. 1964 yılında Türkiye'ye turist olarak gelen Cansel, Taksim'de yer alan ünlü Parisien kulüpte kaçak olarak çalışmaya başladı. Olağanüstü güzelliği ve sahne enerjisi sayesinde kısa sürede dikkatleri üzerine çekti. Aynı yıl Ahmet Mekin ile birlikte Nedim Otyam'ın yönettiği Kan ve Gurur filminde rol alarak sinema dünyasına adım attı. Bu ilk deneyimin ardından Sadri Alışık ve Filiz Akın gibi dev isimlerin rol aldığı Bekar Odası gibi filmlerde küçük roller üstlendi. 1967 yılında Türkiye'ye tamamen yerleşen oyuncu, İstanbul gece kulüplerinde strip-tease gösterileri yapmaya başladı. Türkiye vatandaşı olabilmek amacıyla 1971 yılında kapıcı Yusuf İzzettin Tuzcu ile kağıt üzerinde bir evlilik yaptı ve üç ay sonra boşandı.
Yeşilçam'da Şöhret ve Fırtınalı Yıllar
Profesyonel anlamda sinema kariyerine 1967 yapımı Evlat Uğruna filmiyle başlayan Feri Cansel'in talihi, 1969 yılında Yılmaz Güney ile başrolü paylaştığı Bir Çirkin Adam filmiyle döndü. Bu başarılı yapım, oyuncuyu adeta şöhretin zirvesine taşıdı. 1970'li yıllarla birlikte dönemin popüler piyasa filmlerinde boy gösteren oyuncu, özellikle 1974-1978 yılları arasında sinemada esen erotik film rüzgarında başı çeken yıldızlardan biri oldu. Arzu Okay ve Mine Mutlu'nun ardından dönemin en popüler kadın oyuncularından biri olarak tanınan Cansel, cesur sahneleriyle adından söz ettirdi. Yeşilçam'da birçok sanatçının geri çekildiği bu dönemde, dünyaca ünlü Emmanuelle serisine atıfta bulunularak kendisine Kasımpaşalı Emmanuelle lakabı verildi. Aynı zamanda sahne çalışmalarına da ağırlık vererek şan dersleri aldı ve gazinolarda şarkıcılık yaptı. Yoğun çalışma temposu içinde 1976 yılında iş insanı Yusuf Tereyağoğlu ile evlendi fakat bu evlilik de 1979 yılında boşanmayla noktalandı.
Hayata Erken Veda ve Trajik Son
Feri Cansel'in hayatı, kariyerindeki büyük yükselişe rağmen dramatik olaylara da sahne oldu. 1974 yılında atlattığı bir trafik kazasının ardından yaşadığı kanser korkusu sebebiyle göğüslerindeki silikonları çıkarttıran oyuncu, doğal görünümüne geri döndü. Ancak onun asıl trajedisi 2 Eylül 1983 tarihinde yaşandı. İstanbul'da iki senedir birlikte yaşadığı Melih Ük tarafından ateşli silahla vurularak henüz 39 yaşında hayata gözlerini yumdu. Ölümü sanat dünyasını yasa boğarken, cenazesi doğduğu topraklar olan Lefkoşa'ya götürülerek burada toprağa verildi. Cinayetin ardından kaçan fail, iki gün sonra Moda'da yakalandı ve yargılama sonunda yaklaşık 16 yıl hapse mahkum edildi. Arkasında onlarca film bırakarak Yeşilçam'ın unutulmazları arasına girdi.
Önemli filmlerinden bazıları şunlardır:
- Kasımpaşalı Emmanuel (1979)
- Bir Çirkin Adam (1969)
- Evlat Uğruna (1967)
- Kan ve Gurur (1964)
