1892 yılında Midilli'de doğan Doktor Fazıl Doğan, vatanın işgal yıllarında Emet'te örgütlediği milis kuvvetlerle direnişin sembol isimlerinden biri olmuştur. Cumhuriyet döneminde ise Ayvalık'ın kalkınmasına öncülük ederek çok yönlü bir hekim, asker ve iş insanı portresi çizmiştir. Abdullah Efendi ve Gül Hanım'ın yedi evladından en büyüğü olarak dünyaya gelmiştir. İlk ve orta eğitimini doğduğu topraklarda tamamlamıştır. Yükseköğrenim hayatını tamamlamak üzere İstanbul'a giderek Darülfünun Tüp Fakültesi'nden başarıyla mezun olmuştur.
Tıbbiyeden Cepheye ve Teşkilatçılık Yılları
Kuruluşu 1912'de gerçekleşen Türk Ocakları'nın temelini henüz öğrencilik yıllarında, 1911 yılında diğer 190 arkadaşlarıyla birlikte atan Dr. Fazıl Bey, vatanperver kimliğini genç yaşta ispatlamıştır. Tıp eğitiminin yanı sıra memleket meseleleriyle yakından ilgilenmiş, bağımsızlık düşüncesinin yayılması için arkadaşlarıyla ortak hareket etmiştir. Birinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle birlikte Nusaybin cephesinde görevlendirilen kahraman hekim, Mondros Ateşkes Anlaşması'nın imzalanmasına kadar cephe gerisinde canla başla yaraları sarmak için mücadele vermiştir.
İstanbul'a döndükten sonra memleketin içinde bulunduğu duruma seyirci kalmayarak Reşit Galip, Hasan Ferit ve Mustafa Alp ile Köycüler Cemiyeti'ni kurmuştur. Cemiyetin yegane hedefi köylüyü aydınlatmak ve kalkındırmaktı. Köycüler Cemiyeti bünyesinde köylere sağlık götürme ideali, o yıllarda Anadolu'nun içinde bulunduğu yoksulluk ve çaresizliğe karşı atılmış çok önemli bir adım olmuştur. Bu gaye doğrultusunda Kütahya yöresine doğru yola çıkmışlardır. Reşit Galip Tavşanlı'da çalışırken, kendisi ise Emet bölgesine yerleşerek sağlık hizmeti sunmaya başlamıştır.
Milli Mücadele Dönemi ve Emet Direnişi
İzmir'in Yunan güçlerince işgal edildiği 15 Mayıs 1919 günü gelen acı haber üzerine vakit kaybetmeden harekete geçerek Batı Anadolu'nun ilk savunma teşkilatı olan Emet Müdafa-i Vatan Cemiyeti'ni kurmuştur. Vatan topraklarının parça parça işgal edildiği bu buhranlı günlerde kurulan cemiyet, yerel halkın direniş azmini körüklemiş ve topyekun bir başkaldırının kıvılcımını yakmıştır. Milli mücadeleye askeri güç sağlamak isteyen Dr. Fazıl Bey, bölgedeki dağ eşkıyalarını ve çeteleri bir araya getirmiştir. Bölgedeki farklı çeteleri ve dağ eşkıyalarını milli dava etrafında birleştirmesi, onun üstün ikna kabiliyetini ve askeri liderlik vasıflarını ortaya koymaktadır. Böylece vatan savunması için Emet Milli Müfrezesi adında güçlü bir milis kuvvet oluşturmuştur. Karakeçili yörüklerinin de desteğiyle bu müfrezeyi iyice kuvvetlendirmiştir.
Kendisi bu direniş döneminde Demirci ve Gördes dolaylarının komutanlık vazifesini üstlenmiştir. Bu zorlu coğrafyada üstlendiği komutanlık görevi boyunca düşman ilerleyişini yavaşlatmak ve milis güçleri sevk ve idare etmek için stratejik adımlar atmıştır. Çerkez Ethem'in Yunanlılarla olan gizli irtibatını saptayarak bu hayati durumu derhal Garp Cephesi Komutanı İsmet Paşa'ya rapor etmiştir. Kuvay-ı Seyyare'ye bağlanan Emet Müfrezesi, isyanın ardından feshedilmiştir. Buradaki başarılı çalışmalarının ardından Ankara'ya çağrılan Doktor Fazıl Bey, yolculuk esnasında Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'ne bizzat şahit olmuştur. Bu kritik süreçte dağılan ordunun yeniden toparlanması için canla başla çalışmıştır. Milli bağımsızlığa sunduğu bu üstün hizmetler vesilesiyle 28 Mart 1927 tarihinde İstiklal Madalyası almaya hak kazanmıştır.
Ayvalık Yılları, Toplumsal Kalkınma ve Mirası
Milli Mücadele sonrasında yerleştiği Ayvalık'ın kalkınması için gecesini gündüzüne katan Dr. Fazıl Doğan; burada doktorluğun yanı sıra siyasi, kültürel ve ekonomik alanlarda birçok kurucu görev üstlenerek ilçenin çehresini değiştirmiştir. Evinin kapılarını sonuna kadar halka açarak hiçbir karşılık beklemeden ücretsiz sağlık hizmeti vermiştir. 1925 yılında Hüsniye Hanım ile evlenen hekimin bu evlilikten iki oğlu olmuştur. Büyük oğlu Gültekin 1926'da, küçük oğlu İlter ise 1931'de doğmuştur.
Ayvalık'ta üstlendiği önemli idari ve sosyal görevler şunlardır:
- Cumhuriyet Halk Fırkası ilçe başkanlığı
- Türk Ocağı şube başkanlığı
- Halkevi başkanlığı
Ekonomik hayatı canlandırmak adına kurduğu prina yağı fabrikası ile ilçede istihdam alanı oluşturmuştur. Ege kıyısındaki bu şirin ilçenin hem yaralarını sarmak hem de iktisadi olarak kalkınmasını sağlamak amacıyla kurduğu sanayi tesisi, Ayvalık'ın modern çehresine kavuşmasında kritik bir eşik olmuştur. Kendi bütçesinden yaptığı sayısız hayır işiyle halkın gönlünde taht kuran Dr. Fazıl Bey, 1951 yılında vefat etmiştir. Onun memleket sevdasıyla harmanlanmış onurlu ömrü, Ayvalık sokaklarında ve Türk milletinin hafızasında saygıyla anılmaktadır.