Yaşamı
Fatma Aliye Topuz, 22 Ekim 1862'de İstanbul'da doğdu ve 13 Temmuz 1936'da İstanbul'da öldü. Hukukçu ve tarihçi Ahmed Cevdet Paşa ile Adviye Hanım'ın kızıdır. Kendisine özel bir eğitim verilmese de ağabeyi Ali Sedat Bey'in evde özel hocalardan aldığı dersleri dinleyerek kendini geliştirdi. Fransızca merakı üzerine ders alarak bu dili çok iyi öğrendi. 17 yaşında, 1877-78 Osmanlı-Rus Harbi'ndeki Plevne Savunması'yla ünlü Gazi Osman Paşa'nın yeğeni Kolağası Faik Bey ile evlendi ve dört kızı oldu. Evliliğinin ilk on yılında yalnızca eşinden gizli kitap okuyabildi; eşinin tutumu değişince onun izniyle tercümeler yapmaya başladı.
Edebî yaşamı
Edebî yaşamı 1889'da Georges Ohnet'in Volonté adlı romanını Meram adıyla çevirmesiyle başladı. Romanı "Bir Hanım" imzasıyla yayımladı. Bu başarısı babasının dikkatini çekti; babası ona ders vermeye ve fikir tartışmaları yapmaya başladı. Ünlü yazar Ahmed Midhat Efendi, Tercüman-ı Hakikat gazetesinde çabasını överek onu manevi kızı kabul etti. Sonraki çevirilerinde "Mütercime-i Meram" takma adını kullandı. 1891'de Ahmed Midhat Efendi ile birlikte Hayal ve Hakikat romanını yazdı; kadın ağzından olan kısım ona, erkek ağzından olan kısım Ahmed Midhat'a aittir ve eser "Bir Kadın ve Ahmed Midhat" imzasıyla yayımlandı. İkili uzun süre mektuplaştı ve mektupları Tercüman-ı Hakikat'te yayımlandı.
1892'de Muhadarat adlı ilk romanını kendi adıyla yayımladı; bu romanda bir kadının ilk aşkını unutamayacağı inancını çürütmeye çalıştı. 1899'da yayımlanan Udi'de, görev nedeniyle gittiği Halep'te tanık olduğu bir kadın udiyi ve mutsuz evlilik yapan Bedia'nın hikâyesini yalın bir dille anlattı. Reşat Nuri Güntekin, edebiyata ilgisini güçlendiren yapıtlar arasında Udi'yi sayar. Diğer romanları Refet, Enin ve Levayih-i Hayat'tır. Eserlerinde evlilik, eşler arasındaki uyum, aşk ve sevgi kavramı, birbirini tanıyarak evlenmenin önemi gibi konuları kadın gözüyle işledi; romanlarında bireyleşme çabasındaki, çalışan, para kazanan, erkeğe ihtiyaç duymayan kadın kahramanlar yarattı.
Kadın hakları
Edebî eserlerinin yanında kadın sorunlarına dair eserler verdi ve Hanımlara Mahsus Gazete'de makaleler yazdı. Kadın haklarına aile çerçevesinden baktığı, radikal feminist düşüncelere sahip olmadığı belirtilir; ancak dönemine göre sorgulayıcı bir yaklaşım sergiledi. Kadınların gelişiminin önündeki en önemli engeli erkekler olarak gördü; kadın haklarını İslamî bakış açısından kopmadan savundu, çok eşliliğe karşı çıktı, kadınların boşanma hakkını savundu ve kadınların eğitimine önem verdi. İlk kadın romancı unvanı ona verilir; çünkü Zafer Hanım'ın 1877'de yayımladığı Aşk-ı Vatan adlı roman mevcut olsa da onun tek romanıdır, Fatma Aliye ise beş roman yayımlamıştır. 2009'da 50 Türk lirasının arkasında portresine yer verildi.
Kaynakça: Bu biyografi, Vikipedi'deki Fatma Aliye Topuz maddesinden yararlanılarak hazırlanmıştır. Metin CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
