1962 yılında Afyon'da dünyaya gelen Fatma Barbarosoğlu, Türk edebiyatında ve sosyoloji alanında derin izler bırakan saygın bir hikayeci, roman yazarı ve akademisyendir. Kendine has kalemiyle özellikle kadınların dünyasını ve toplumsal değişimleri ele alan yazar, 1996 yılından itibaren Yeni Şafak gazetesinde yazdığı köşe yazılarıyla geniş kitlelere ulaşmıştır. Hem felsefi hem de sosyolojik arka planını edebi eserlerine başarıyla yansıtan sanatçı, 2024 yılında kazandığı Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü ile Türkiye'nin kültür hayatındaki yerini perçinlemiştir.
Felsefeden Sosyolojiye Akademik Yolculuk
Barbarosoğlu, lise son sınıfa kadar öğrenim hayatını İstanbul'da sürdürdükten sonra 1980 senesinde Afyon Lisesi'nden mezun oldu. Aynı yıl İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'ne girerek yükseköğrenimine başladı ve burayı 1984'te tamamladı. Yüksek lisans derecesini yine aynı bölümde 1987 yılında, tasavvufi eğitim üzerine hazırladığı teziyle elde etti. Öğretmenlik mesleğini 1986-1987 yıllarında İstanbul'da yaptı. Akademik arayışını sosyoloji alanına taşıyarak İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Yapı-Sosyal Değişme Anabilim Dalı'nda doktora eğitimine başladı. 'Modernleşme Sürecinde Moda-Zihniyet İlişkisi' teziyle sosyoloji doktoru oldu. Çalışmasını ertesi sene kitap olarak yayımladı.
Edebi Serüven ve Kadın Hikayeleri
Edebiyatla bağını henüz ortaokuldayken şiirler yazarak kuran Barbarosoğlu, lisedeyken okul gazetesini çıkararak bu alandaki hevesini sürdürdü. İlk öyküsü 'Taş Bina', 1980'de Doğuş edebiyat dergisinde Zehra Özdemir takma adıyla basıldı. Bu öykü, yayımlanan ilk yazısı oldu. Yazarın kaleme aldığı araştırma, deneme ve öyküler zamanla Dergâh, Türk Edebiyatı, İzlenim, Anlayış, Kırkayak ve Kafdağı gibi saygın yayın organlarında yer buldu. İlk öykü derlemesi olan 'Acı Deniz'i 1996 senesinde yayımlayan yazar, aynı sene Yeni Şafak gazetesinde köşe yazarlığı yapmaya başladı. İkinci öykü kitabı 'Gün Akşamsızdır' ise ona Türkiye Yazarlar Birliği tarafından 2000 yılında 'yılın en iyi hikayecisi' ödülünü getirdi. Bu öykülerin odağında çoğunlukla kadın karakterler ve onların karşılaştığı toplumsal meseleler bulunuyordu.
Romanlar ve İsim Tercihi
Hikaye, deneme, röportaj ve makale türlerindeki veriminin ardından romancılığa adım atan yazar, ilk romanı 'Hiçbir Yer'i 2004 yılında okura sundu. Bu eserinde göç olgusu, yalnızlık, yabancılaşma, aşk ve kadın dünyası gibi derin temaları işledi. 2007'de yayımlanan 'Fatma Aliye: Uzak Ülke' adlı biyografik çalışmasında ise Türk edebiyatının öncü kadın kalemi Fatma Aliye Hanım'ın yaşamını ele aldı. Ardından sırasıyla şu romanları kaleme almıştır:
- Medyasenfoni (2008)
- Son On Beş Dakika (2011)
Yazar, kendisiyle gerçekleştirilen söyleşileri 2012 yılında 'Sözüm Söz' adlı kitabında bir araya getirdi. Fatma Barbarosoğlu, babasının ve ağabeyinin yazınsal emeğine saygı duşu niteliğinde, edebi eserlerinde uzun süre 'Fatma Karabıyık Barbarosoğlu' imzasını kullandı. Gazete yazılarında ise sadece 'Barbarosoğlu' olarak biliniyordu. Ancak 2010 yılından itibaren, kızının talebi doğrultusunda 'Karabıyık' soyadını kullanmaktan vazgeçti.