Trabzon'da 1865 yılında dünyaya gelen Ahmet Faik Aybay, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinden Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yıllarına uzanan süreçte yargıçlık, savcılık ve milletvekilliği yapmış önemli bir Türk hukukçu ve siyasetçidir. Karadeniz'in tarihi kenti Trabzon'da başladığı yaşam yolculuğunu yine aynı şehirde 1930 yılında tamamlayan Aybay, adliye teşkilatının her kademesinde görev alarak adalet mekanizmasına hizmet etmiştir. İlk mecliste milletvekili olarak yer almasına karşın mesleğine olan bağlılığı nedeniyle kürsüyü tercih eden Aybay, ömrünü hukukun üstünlüğüne adamıştir.
Katiplikten Başlayan Adalet Yolculuğu
Geleceğin hukukçusu Ahmet Faik Aybay, eğitim hayatına Trabzon'da adım attı. Sırasıyla Sıbyan mektebini ve Trabzon Rüştiyesi'ni başarıyla bitiren genç Faik, çalışma hayatına oldukça erken bir yaşta atıldı. Hukuk dünyasına ilk adımını 1877 senesinde Temyiz Kalemi bünyesinde katip olarak atanarak gerçekleştirdi. Adalet mekanizmasındaki bu ilk deneyiminin hemen ardından, henüz bir yıl geçmişken Trabzon Bidayet Ceza Mahkemesi Zabit Katibi kadrosuna geçiş yaptı. Bu görevde gösterdiği liyakat sayesinde 1883 yılında başkatipliğe yükselmeyi başardı. Mesleki basamakları hızla tırmanan Aybay, 1890 yılına gelindiğinde ise İstinaf Mahkemesi Başkatibi olarak seçildi.
Edindiği bu tecrübe, onun yargı kürsüsünde daha aktif roller üstlenmesinin önünü açtı. Bu doğrultuda 1893-1895 yılları arasında Lazistan Bidayet Mahkemesi'nde Savcı Yardımcısı olarak ilk idari yargı görevini yerine getirdi. Doğu Karadeniz'deki bu görevin ardından Anadolu'nun farklı bölgelerinde uzun yıllar sürecek olan hizmet dönemi başladı. 1895 ile 1900 yılları arasında Muş Bidayet Mahkemesi Başkanı olarak yargı dağıtan Aybay, 1900 yılında Tokat Bidayet Mahkemesi Ceza Dairesi Başkanlığına getirildi ve bu görevini üç yıl boyunca sürdürdü.
Coğrafi rotası daha sonra Erzurum'a çevrilen Aybay, 1903-1908 döneminde Erzurum Bidayet Mahkemesi Savcı Yardımcılığı vazifesini üstlendi. Bu görevin sonrasında ise 1908-1909 yıllarında Konya Bidayet Mahkemesi Savcı Yardımcısı olarak atandı. Kısa süreli Konya hizmetinin ardından, 1909 yılında Kastamonu ve Hüdavendigar Bidayet Mahkemesi Ceza Dairesi Başkanlığı görevine seçilerek sorumluluk alanını genişletti. Hukukçu, 11 Mart 1913'te Adana İstinaf Savcısı oldu. Bu görevdeki başarısı onu 1 Aralık 1915'te Sivas İstinaf Mahkemesi Ceza Dairesi Reisliği makamına taşıdı. 1916 yılında ise geçici bir süreyle Samsun Tasfiye Komisyonu bünyesinde görev alarak idari tecrübelerine bir yenisini ekledi.
Usta hukukçunun kariyeri boyunca Anadolu'da görev yaptığı başlıca yerler ve unvanlar şu şekildedir:
- Trabzon (Zabit katipliği ve başkatiplik görevleri)
- Muş, Tokat ve Sivas (Mahkeme başkanlığı ve daire reisliği)
- Lazistan, Erzurum ve Konya (Savcı yardımcılığı sorumlulukları)
Meclis Kürsüsünden Yargıtay Üyeliğine
Milli Mücadele yıllarında memleketin içinde bulunduğu durum, Ahmet Faik Aybay'ı siyaset sahnesine yönlendirdi. Halkın güvenini kazanan deneyimli hukukçu, 1920 yılında Ankara'da toplanan Birinci Dönem Büyük Millet Meclisi'ne Trabzon milletvekili olarak girmeyi başardı. Ancak o dönemde devlet memurluğu ile milletvekilliği görevlerinin eş zamanlı olarak yürütülemeyeceğine ilişkin yasal bir düzenleme yürürlüğe girdi. Aybay, tercihini adaletten yana kullandı. Temyiz Azası olmayı seçen usta hukukçu, 1921 yılında Trabzon meclis üyeliğinden istifa ederek yargıdaki görevine geri döndü.
Yargıdaki aktif mesaisinin ardından çalışma yaşamının son evrelerinde serbest avukatlık yapmaya karar verdi. Bu doğrultuda sonraki birkaç yıl boyunca dönemin önemli kuruluşlarından olan Reji İdaresi bünyesinde avukat olarak mesleğini icra etmeyi sürdürdü. Ayrıca, döneminde hukukçu kimliğiyle tanınan Aybay, özel yaşamında evli ve üç çocuk babasıydı. 1930 yılında memleti Trabzon'da vefat etti. Geride ise Türk adalet teşkilatına adanmış koca bir ömür bıraktı.