Ertur Yener, Cumhuriyet dönemi Türk mimarlarındandır. Modern Türk mimarisinin gelişimine yön veren değerli isimlerden biri olan Yener, imza attığı projelerle ülkemizin yapı kültüründe silinmez izler bırakmıştır. Eğitim hayatını 1958 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi bünyesinde tamamlayan başarılı mimar, mezuniyetinin ardından sektörün önde gelen isimleriyle ortaklıklar kurmuştur. Mesleki kariyerine ilk olarak Mehmet Tataroğlu ve Turgut Cansever ile birlikte çalışarak başlayan Yener, Türkiye mimarlık tarihinin en önemli sayfalarından birini yazmak üzere yola çıkmıştır.
Ankara'da Yükselen Tarihi Tasarım
Mehmet Tataroğlu'nun ayrılması ortaklığın yapısını değiştirmiştir. Bu ayrılığın ardından Ertur Yener ve Turgut Cansever ortaklığı yeni bir boyut kazanmıştır. İki usta ismin birlikte tasarladığı ve 1951 ile 1967 yılları arasında Ankara'da inşa edilen Türk Tarih Kurumu binası, Türkiye mimarlık tarihinin en seçkin yapıtları arasında yerini almıştır. Bu eser, aynı zamanda Yener ve Cansever ortaklığının mimari vizyonunu en iyi yansıtan abidevi bir yapı olarak tanınır.
Ödüllü Yapının İç Dünyası
Tasarım harikası olan bu yapıt, işlevsel bölümleriyle de döneminin çok ötesinde bir kullanım kolaylığı sunmaktadır. Yapının iç mekan tasarımı şu unsurlardan oluşmaktadır:
- Zemin katında yer alan geniş bir konferans salonu ile güvenli kitap depoları,
- Üst katlarında araştırmacılara hizmet veren kapsamlı kütüphane ve okuma salonları,
- Kurumun idari işlerinin yürütüldüğü kullanışlı ofis alanları.
Bina her detayıyla hayranlık uyandırır. Bu işlevsel ve estetik tasarım birlikteliği, uluslararası sanat ve mimarlık çevrelerinde de büyük bir takdirle karşılanmıştır. Ertur Yener ve Turgut Cansever'in ortak dehasının ürünü olan bu eser, 1980 yılında prestijli Ağa Han Mimarlık Ödülü'ne layık görülmüştür.