Türk hukuk dünyasının en saygın isimlerinden biri olan Erol Çırakman, uzun yıllar boyunca idari yargının en üst kademelerinde görev yapmış ve Danıştay Başkanlığı görevini üstlenmiş önemli bir devlet adamıdır. Kendisi 1935 yılında doğdu. 2 Eylül günü İstanbul'un Tuzla ilçesinde hayata gözlerini açan Çırakman, yüksek öğrenimini tamamladıktan sonra adım attığı meslek hayatında kararlılıkla ilerlemiştir. Yaşamı boyunca hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı kalan tecrübeli hukukçu, ülkemizin adalet sistemine yön veren kritik kurumlarda önemli sorumluluklar üstlenmiştir. Ankara'da 11 Ocak 2021 tarihinde 86 yaşında hayata gözlerini yuman Çırakman, geride onurlu bir meslek geçmişi bırakmıştır. Kendisi Ankara'da vefat etti.
Eğitim Hayatı ve Hukuk Kariyerinin İlk Yılları
Erol Çırakman'ın hukuk dünyasına attığı ilk adım, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde aldığı nitelikli eğitimle başlamıştır. Genç yaşta hukuk eğitimine başlayan Çırakman, 1957 yılında bu prestijli fakülteden başarıyla mezun olmuştur. Eğitim hayatını burada sonlandırmayan azimli hukukçu, kamu yönetimi alanında uzmanlaşmak amacıyla Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü'nü (TODAİE) de tamamlamıştır. Aynı zamanda mezuniyetinin ardından edindiği bu teorik birikim, mesleğinde emin adımlarla ilerlemesini sağlamıştır. Aldığı bu güçlü akademik altyapı, onun idari yargı alanında hızla yükselmesine zemin hazırlamıştır.
Akademik birikimini pratikle birleştiren Çırakman, 1960 yılında Danıştay Yardımcısı unvanını alarak mesleki hayatına resmi olarak başlamıştır. İlk adımı 1960 yılında attı. Mesleğe ilk adımını attığı bu dönem, onun gelecekteki büyük başarılarının adeta bir habercisi olmuştur. İdari yargının işleyişini en alt basamaktan itibaren tecrübe eden genç hukukçu, yıllar boyunca büyük bir özveriyle çalışmıştır. Danıştay bünyesinde uzun yıllar boyunca edindiği bu değerli ilk deneyimler, onun adalet anlayışını, hukuki vizyonunu ve kamu yararını gözeten tarafsız karar verme yeteneğini şekillendiren en temel yapı taşları arasında yer almıştır. Yirmi yıla yakın bir süre boyunca yardımcı unvanıyla adalet mekanizmasına hizmet veren Çırakman, mesleki olgunluğa bu dönemde erişmiştir.
Yüksek Yargıda Zirveye Uzanan Yolculuk
Danıştay bünyesindeki başarılı çalışmalarıyla dikkat çeken Erol Çırakman, takvimler 1979 yılını gösterdiğinde mesleğinde çok önemli bir dönüm noktasına ulaşmıştır. Üyelik seçimi 1979 yılında gerçekleşti. Bu yılda gösterdiği üstün başarıların bir neticesi olarak Danıştay Üyeliğine seçilmiştir. Bu seçimin ardından yüksek yargının karar mekanizmalarında doğrudan rol oynamaya başlayan Çırakman, idari hukukun gelişimine katkıda bulunmuştur. Tecrübeli hukukçu, sadece Danıştay ile sınırlı kalmayıp Türk yargı sisteminin diğer hayati organlarında da kritik görevler icra etmiştir. Bu doğrultuda yüksek idari yargının en önemli organlarından olan Uyuşmazlık Mahkemesi bünyesinde ve hakimlerin özlük haklarını düzenleyen Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) üyeliklerinde bulunarak adalet sistemimizin her kademesinde büyük bir özveriyle hizmet vermiştir.
Zaman içerisinde edindiği derin tecrübeler, Çırakman'ı yüksek yargıda daha üst sorumluluklar almaya taşımıştır. Yüksek yargıda zirveye doğru ilerledi. Başarılı hizmetlerinin ardından 1991 yılında Danıştay Dördüncü Daire Başkanlığı koltuğuna seçilerek dairenin yönetimini üstlenmiştir. Bu görevdeki dirayetli duruşu ve hukuki birikimi, onu mesleğinin en yüksek noktasına ulaştıran yolu açmıştır. Nitekim 17 Şubat 1998 tarihine gelindiğinde, yüksek yargı organının en üst makamı olan Danıştay Başkanlığına seçilerek kariyerini taçlandırmıştır. İki yılı aşkın bir süre boyunca bu onurlu görevi yürüten Çırakman, 2 Eylül 2000 tarihinde yaş haddini doldurması sebebiyle emekliliğe ayrılmıştır.
Vefatı ve Son Yolculuğu
Emeklilik yıllarını gözlerden uzak ve huzurlu bir şekilde geçiren Erol Çırakman, yaşamının son dönemini başkentte tamamlamıştır. Takvimler 11 Ocak 2021 tarihini gösterdiğinde, 86 yaşında Ankara'da hayata gözlerini yummuştur. Vefatı derin bir üzüntü yarattı. Eski Danıştay Başkanı Çırakman'ın naaşı, Ankara'da düzenlenen törenin ardından Cebeci Asri Mezarlığı'nda dualarla toprağa verilmiştir. Geride bıraktığı tertemiz meslek ahlakı ve adalet mirası, Türk hukuk tarihi sayfalarındaki yerini almıştır.