Ailesi ve Eğitimi
Enver Halil Hoca, 16 Ekim 1908'de, o dönemde Osmanlı İmparatorluğu'na bağlı olan Güney Arnavutluk'taki Ergiri'de doğdu. Babası Avrupa ve ABD'de geniş çapta seyahat etmiş Müslüman bir kumaş tüccarı olan Halil Hoca, annesi Gülihan Hoca'dır. Babası ona ünlü Osmanlı subayı ve Jön Türk Enver Paşa'nın adını verdi. Aile Dropull köyünden gelmekteydi ve Bektaşi tarikatına bağlıydı.
İlkokuldan sonra Ergiri'de "Liria" lisesinde okudu, ardından Görice'deki Fransız Arnavut Ulusal Lisesi'nde 1930'a kadar devlet bursuyla öğrenim gördü. 1930'da Fransa'da Montpellier Üniversitesi Doğa Bilimleri Fakültesi'ne gitti, ancak derslerini ihmal ettiği için bursunu kaybetti. 1935-1936'da Brüksel'deki Arnavutluk Konsolosluğu'nda sekreterlik yaptı. Ülkeye dönünce Tiran Lisesi'nde sözleşmeli öğretmen oldu; 1937-1939 arasında Görice Lisesi'nde Fransızca ve ahlak dersleri verdi, okul kütüphanesini yönetti. 1936'da öğretmen olmuştu.
Partiye Katılışı ve İktidara Yükselişi
7 Nisan 1939'da İtalya Arnavutluk'u işgal etti ve Şevket Vërlaci yönetiminde bir kukla krallık kurdu. Hoca bu dönemde Tiran'da bir tütün fabrikasında ve ardından bir dükkânda çalıştı. 8 Kasım 1941'de Arnavutluk Komünist Partisi kurulduğunda Görice grubunun Müslüman temsilcisi olarak Geçici Merkez Komitesi'ne seçildi. 1942'de partinin "Arnavut Köylülerine Çağrı" bildirisini yazdı. Mart 1943'te 34 yaşında genel sekreter seçildi.
22 Ekim 1944'te Ulusal Kurtuluş Anti-Faşist Komitesi, Berat'taki toplantının ardından Arnavutluk Demokratik Hükümeti'ne dönüştü ve Hoca geçici başbakan seçildi. Aralık 1945 seçiminde Demokratik Cephe, tek yasal siyasi parti olarak yarıştı ve hükûmet oyların yüzde 93'ünün cepheye gittiğini açıkladı. 11 Ocak 1946'da Kral Zogu resmen tahttan indirildi ve Halk Cumhuriyeti kuruldu. Hoca, partinin genel sekreteri olarak fiilen devlet başkanı ve ülkenin en güçlü kişisiydi.
Yönetimi ve Politikaları
Hoca kendini Marksist-Leninist olarak tanımlıyor, Stalin'e hayranlık duyuyordu. 1944'ten 1954'e kadar başbakanlık yaptı, çeşitli dönemlerde dışişleri ve savunma bakanlıklarını da üstlendi. 1945'te Tarım Reformu Yasası kabul edildi; büyük toprak sahiplerinin payı yüzde 52'den yüzde 16'ya indi. Kırsalda yüzde 90-95 olan okuma yazma bilmeme oranı 1950'de yüzde 30'a düştü. Tiran Devlet Üniversitesi 1957'de kuruldu, kan davası yasaklandı, sıtmayla mücadelede başarı sağlandı.
Aynı yönetim dini, yurt dışına seyahati ve özel mülkiyeti yasakladı; ülkedeki tüm dinî tesisler kapatıldı ya da laik amaçlarla kullanılmaya başlandı. 1945-1950 arasında anti-komünistleri hedef alan yargısız infazlar yapıldı. 1951'de Tiran'daki Sovyet büyükelçiliğinde meydana gelen bombalamanın ardından tutuklanan aydınlardan 22'si Hoca'nın emriyle yargılanmadan idam edildi; sonradan bunların masum oldukları anlaşıldı. Rejimi altında binlerce muhalif öldürüldü, on binlercesi zorunlu çalışma kamplarına gönderildi.
Sonraki Yılları ve Ölümü
Hoca'nın hükûmeti, 1970'lerin ortalarından sonrasında Stalinizm'e sıkı bağlılığıyla tanındı. 1976-1978 arasında Maoizm'den kopması üzerine dünyadaki birçok Maoist parti kendilerini "Hocaist" ilan etti. Enver Hoca, 11 Nisan 1985'te öldü; 1941'den ölümüne dek Arnavutluk Emek Partisi genel sekreteri olarak kaldı.
Kaynakça: Bu biyografi, Vikipedi'deki Enver Hoca maddesinden yararlanılarak hazırlanmıştır. Metin CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
.jpg?width=640)