22 Ekim 1944 tarihinde İstanbul'da dünyaya gözlerini açan Engin Türker, Türk sanat dünyasının ve diplomasisinin en özel simaları arasında yer alır. Sanatçı, çocukluk yıllarında başlayan yaratıcı yeteneğini olgunluk döneminde diplomatik görevleriyle birleştirerek eserlerini dünya çapında sergileme şansı yakalamıştır. Çok yönlü kimliğiyle tanınan Türker, hem tuvalinde hem de heykellerinde barış temasını işleyerek evrensel bir mesaj vermeyi amaçlamıştır. Sanat yolculuğuna minyatür heykelcikler yaparak başlayan usta isim, aynı zamanda Türkiye'yi yurt dışında başarıyla temsil eden saygın bir bürokrattır. Sanatçı, ünlü tiyatrocu Ayten Gökçer'in baba tarafından akrabasıdır.
8 Yaşında Başlayan "Harika Çocuk" Serüveni
Engin Türker'in sanatla olan bağı henüz sekiz yaşındayken profesyonel bir boyut kazanmıştır. Küçük yaşlarda yaptığı figüratif çizimler ve minyatür heykeller, çocuk dünyasının sınırlarını aşan görsel masalları andırıyordu. Genç yetenek, ilk kişisel sergisini 1953 yılında Ankara'daki Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi bünyesinde yer alan Camlı Galeri'de sanatseverlerle buluşturdu. Bu dönemde sergilediği olgun performans, dönemin sanat otoriteleri tarafından büyük bir hayranlıkla karşılanmıştır. Bu nedenle sanat çevreleri onu "Harika Çocuk" olarak isimlendirdi. TED Ankara Koleji'ndeki resim öğretmeni, ünlü usta Eşref Üren de sergiyi ziyaret edenler arasındaydı. Üren, sergi ziyareti sonrasında genç öğrencisinin çalışmalarını "Engin, Türk resmine musallat olan karanlığı aşmış..." sözleriyle övmüştür.
Diplomasi ve Sanatın Kesişme Noktası
Türker, ilerleyen yıllarda meslek olarak diplomasiyi seçmiş ve bu tercih onun sanat vizyonunun evrim geçirmesini sağlamıştır. Dünyanın farklı coğrafyalarında görev yaparken, yerel kültürlerden ilham alarak resim ve heykel çalışmalarını zenginleştirmiştir. Özellikle 1988 ile 1992 yılları arasında Fransa'nın başkenti Paris'te bulunduğu dönemde, heykel sanatına ağırlık vermiştir. Burada heykeltıraş Pascal Laurence ve Joel'in ortak atölyesinde yoğun şekilde çalışarak teknik becerilerini üst seviyeye taşımıştır. Sanatçı kimliğinin yanı sıra Türkiye'nin Umman Büyükelçisi sıfatıyla diplomatik temsil görevini de başarıyla yürütmüştür. Ayrıca bir süre TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın Dışişleri Başdanışmanlığı görevini üstlenerek devlet adamı kimliğini pekiştirmiştir. Uluslararası görevleri onun sanat vizyonunu her daim beslemiştir.
Dünya Müzelerindeki Eserleri ve Barış Tutkusu
Engin Türker, uzun yıllara yayılan kariyeri boyunca uluslararası sanat platformlarında adından sıkça söz ettirmiştir. Bugüne kadar Fransa, Amerika Birleşik Devletleri, İsveç, Japonya, Bosna Hersek, Kıbrıs, Bahreyn, Umman ve Türkiye olmak üzere çok sayıda ülkede toplam 31 resim ve heykel sergisi açarak geniş kitlelere ulaşmıştır. Ayrıca Stokholm, Tokyo ve İstanbul'daki uluslararası sanat fuarlarına katılarak ülkemizi başarıyla temsil etmiştir. Usta sanatçının özgün yapıtları, yurt içi ve yurt dışındaki sayısız özel koleksiyonun yanı sıra dünyanın önde gelen müzelerinde sergilenmektedir. Bu önemli kurumlar arasında şunlar yer alır:
- Bahreyn Ulusal Müzesi
- Bait Al Koran Müzesi
- Umman Bait Al Baranda Müzesi
- Bosna Hersek Zenika Devlet Müzesi
Sanatçının 1970'li yıllarda eserlerine yansıttığı doğa sevgisi ve barış imgeleri, 2001 yılından itibaren sanatının merkezine yerleşmiştir. Çalışmalarının odağına barışı yerleştiren Türker, bu hassasiyeti nedeniyle geniş çevrelerce "Sanatın Barış Elçisi" unvanıyla anılmaya değer görülmüştür.
Prestijli Sanat Kaynaklarında Engin Türker
Sanatçının başarı dolu öyküsü prestijli kaynaklarda kayıt altına alınmıştır. Ünlü eleştirmen Prof. Dr. Kaya Özsezgin'in kaleme aldığı "Türk Plastik Sanatçıları - Ansiklopedik Sözlük" ile Doruk Yayınları'nın "Görsel Sanatçılar Ansiklopedisi" gibi saygın eserlerde biyografisi yer alan sanatçının, 1950'li yıllardan günümüze uzanan zengin bir basın arşivi bulunmaktadır.
