Türk sinemasının ve edebiyat dünyasının çok yönlü simalarından biri olan Engin İnal, 21 Ocak 1942 tarihinde İstanbul'da dünyaya gözlerini açtı. Asıl adı İhsan Engin Büyükinal olan usta isim; oyuncu, çevirmen ve yazar kimliğiyle kültür sanat hayatımızda silinmez izler bırakmıştır. Başarılı bir akademisyenlik kariyerinin ardından tesadüfler sonucu yeşilçam sahnesine adım atan İnal, sanatsal yeteneği ve entelektüel derinliği sayesinde Türk toplumunun gönlünde taht kurmayı başardı.
Akademik Hayattan Yeşilçam Işıklarına
Eğitim hayatına büyük önem veren Engin İnal, prestijli Galatasaray Lisesi'nden mezun olduktan sonra yükseköğrenimini İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi bünyesinde tamamladı. Burada Fransız Edebiyatı ve Mukayeseli Romen Dilleri Filolojisi bölümünü başarıyla bitiren İnal, bir süre boyunca eğitim sektöründe çeşitli görevler üstlendi. Mezun olduğu lisede Fransızca öğretmenliği yapmasının yanı sıra, Yabancı Diller Yüksek Okulu ile Marmara Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı'nda öğretim görevlisi olarak genç nesilleri yetiştirdi.
Akademik kariyerine devam ederken, tamamen kişisel bir istek olan bir motosiklet satın alma arzusu onun hayatının seyrini tümüyle değiştirdi. Motosiklet parasını biriktirebilmek amacıyla mankenlik yapmaya karar veren İnal, 1964 yılında resimlerini ünlü Perde Dergisi'ne gönderdi. Mankenlik onun için bir araçtı. Dergi yönetiminin büyük beğenisini kazanan yakışıklı genç, kısa sürede yapımcıların dikkatini çekerek beyaz perdeye yönlendirildi. Sinemadaki ilk döneminde, Türk sinemasının sultanı Türkan Şoray ile başrolleri paylaşarak adından sıkça söz ettirdi. Ancak parıltılı dünyaya erken veda etmeyi seçerek 1968 yılında sinemayı bıraktı. O artık edebiyata odaklanacaktı.
Edebi Çeviriler ve Muhteşem Geri Dönüş
Sinemaya ara verdiği dönemde entelektüel birikimini yazıya döken Engin İnal, 1969 yılında şair Gülseli İnal ile hayatını birleştirdi. Çiftin bu evlilikten dünyaya gelen kızları Beliz İnal, ilerleyen yıllarda babasının izinden giderek oyunculuk ve küratörlük alanlarında başarılı işlere imza atacaktır. Edebi çalışmalarına da ağırlık veren usta yazar, bu süreçte ayrıca 50 civarında kitap ve ansiklopedinin Türkçe çevirisini kültür hayatımıza kazandırdı. Yalnızca tercüme yapmakla kalmayan İnal, aynı zamanda kendi kaleminden çıkan özgün bir film ve bir senaryo hazırlayarak yaratıcılığını farklı alanlarda da kanıtladı.
Kameralardan uzak geçen 13 uzun senenin ardından, ünlü yönetmen Feyzi Tuna'nın yoğun ısrarlarına dayanamayarak sinema setlerine muhteşem bir dönüş yaptı. Bu dönüş, onun oyunculuk kariyerindeki en büyük zirvelerden birini beraberinde getirdi. Bir Kadın Bir Hayat adlı sinema filminde sergilediği olağanüstü performans, 1985 yılında düzenlenen Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde ona En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü'nü getirdi. Bu onun en büyük ödülüydü. Başarı grafiğini sürekli yükselten sanatçı, Türk televizyon tarihinin unutulmaz yapımlarından biri olan Kurtuluş dizisinde tarihi şahsiyet Adnan Adıvar karakterine hayat vererek izleyicilerin hafızasında yer edindi.
Sanatçının Vedası ve Mirası
Kariyerindeki sanatsal başarılarının ötesinde, son derece hareketli ve renkli bir sosyal yaşama sahip olan Engin İnal, spora olan tutkusu ve aktif yaşam tarzıyla da çevresindekilere örnek bir figürdü. Ancak 2002 yılında kendisine konulan amansız kanser teşhisi, hayatının en zorlu mücadelesini başlatmış oldu. Bu süreç onu çok yordu. Yaklaşık iki yıl süren bu zorlu süreçin ardından, prostat kanseri nedeniyle 20 Haziran 2004 tarihinde, 62 yaşında hayata gözlerini yumdu. Değerli sanatçının vefatı sanat camiasında derin bir üzüntüyle karşılandı. Şişli Camii'nde düzenlenen cenaze töreninin ardından, sevenlerinin gözyaşları eşliğinde Feriköy Mezarlığı'na defnedilerek son yolculuğuna uğurlandı.
Entelektüel birikimiyle geride zengin bir edebi ve sinematik miras bırakan sanatçının hayatındaki temel köşe taşları şunlardır:
- Galatasaray Lisesi ve Marmara Üniversitesi bünyesindeki değerli eğitmenlik yılları
- Kültür dünyamıza kazandırdığı 50'yi aşkın kitap ve ansiklopedi çevirisi
- Antalya Altın Portakal Film Festivali'nden aldığı prestijli oyunculuk ödülü
- Kurtuluş gibi önemli projelerdeki unutulmaz karakter canlandırmaları
