Türk siyaset ve bilim dünyasının unutulmaz isimlerinden biri olan Abdülhak Adnan Adıvar, 1882 yılında Gelibolu'da dünyaya gelmiş, hekimlikten mebusluğa uzanan çok yönlü bir kariyer inşa etmiştir. Cumhuriyet tarihinin ilk bilim tarihçisi unvanını taşıyan bu aydın şahsiyet, 1 Temmuz 1955 tarihinde İstanbul'da hayatını kaybetmiştir. Milli Mücadele döneminde üstlendiği kritik vazifelerle tanınan Adıvar, Ankara'da kurulan ilk TBMM hükümetinde sağlık bakanı (Sıhhiye ve İçtimai Muavenet Vekili) olarak görev yaparak ülkenin sağlık politikasının temellerini atmıştır. Vatanın işgale uğradığı zor yıllarda eşi Halide Edip Adıvar ile birlikte at sırtında Anadolu'ya geçerek bağımsızlık savaşına fiilen destek vermiştir. Kararlı duruşu ve entelektüel birikimi sayesinde hem cephede hekim olarak hem de meclis kürsüsünde diplomatik bir lider olarak Türk milletine hizmet etmiştir.
Tıp Eğitiminden Savaş Cephelerine Uzanan Yıllar
Kadı Ahmet Bahaî Efendi ve Sabiha Hanım'ın oğlu olan Adnan Bey, eğitim hayatını İstanbul sınırları içerisinde tamamladı. İlk eğitimini Numune-i Terakki Mektebi'nde alan genç Adnan, ardından Mülki İdadî'de lise eğitimini bitirdi. Tıp dünyasına ilk adımını 1899 senesinde İstanbul'da atan hekim adayı, 1905 yılında Tıbbiye Mektebi'nden mezun olmayı başardı. Mesleki bilgisini geliştirmek amacıyla Almanya'ya giderek Berlin Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde asistanlık yaptı. Burada iç hastalıkları kürsüsünde uzmanlık diplomasını aldı. II. Meşrutiyet'in ilan edilmesinin ardından vakit kaybetmeden vatanına geri dönen Adnan Bey, 1910 senesinde mezuniyetini aldığı Tıbbiye Mektebi'nde müderris muavini kadrosuyla dersler vermeye başladı.
Vatan savunmasında aktif görevler alan Adıvar, 1911'de Hilâl-i Ahmer Cemiyeti müfettişi ve hekim sıfatıyla Trablusgarp Savaşı'na iştirak etti. Askeri tıp alanındaki tecrübesiyle dikkat çeken hekim, dönüşünde yaklaşık iki sene boyunca Tıp Fakültesi müdürlüğü yaptı. I. Dünya Savaşı'nda Sıhhiye Umum Müdürü oldu. Bu süreçte cephede tabip binbaşı rütbesiyle yer alırken, aynı zamanda Genel Karargâh Sağlık Müfettiş Yardımcılığı görevini de yürüttü. Savaş bitince Tıp Fakültesi'ne döndü. Hayatını birleştireceği ünlü yazar Halide Edip ile evliliği ise 1917 yılında gerçekleşti. Nikâhları, Halide Hanım'ın o dönem Lübnan'da bulunması sebebiyle babasına verdiği vekâletle Bursa'da kıyıldı. Çiftin bu evlilikten çocukları olmadı.
Milli Mücadele Dönemi ve Siyasi Faaliyetleri
Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasının ardından başlayan düşman işgallerine karşı sessiz kalmayan Adnan Bey, İstanbul'da kurulan ilk gizli direniş yapılanması olan Karakol Cemiyeti'nin kurucuları arasında yer aldı. Ayrıca milliyetçi fikirleri savunan Milli Türk Fırkası'nın kurulmasına da öncülük etti. 1919 yılındaki Osmanlı Mebusan seçimlerinde bu fırkanın adayı olarak yarıştı ve İstanbul mebusu seçildi. İngiliz işgal kuvvetlerinin 16 Mart 1920'de meclisi kapatmasının ardından, hakkında idam kararı çıkartılan ilk isimler arasına girdi. Padişahın 24 Mayıs 1920'de onayladığı bu listede Mustafa Kemal ile birlikte kendisi ve eşi de bulunuyordu. Ancak o, eşiyle birlikte 19 Mart 1920 günü at sırtında yola çıkarak 2 Nisan'da Ankara'ya ulaştı. Bu zorlu yolculuk, Ankara'da kurulacak yeni meclise katılımını sağladı.
Sağlık Bakanlığı ve Siyasi Rolleri
Ankara'ya vardıktan sonra 23 Nisan 1920'deki TBMM açılışında hazır bulunan Adnan Bey, birinci dönem milletvekili olarak meclise katıldı. İlk kurulan TBMM hükümetinde Sıhhiye ve İçtimai Muavenet Vekili (Sağlık Bakanı) olarak görevlendirildi. 2 Mart 1921 tarihinde meclis ikinci başkanlığına seçilince bu bakanlık görevinden ayrılmak durumunda kaldı. Dahiliye Vekili Refet Bey'in cepheye gittiği dönemlerde, Konya ve Güney cephesindeki askeri hareketlilikler esnasında vekaleten dahiliye bakanlığı vazifesini de kendi sorumluluğuna alarak yürütmüştür. Büyük zaferin kazanılmasının ardından Hamid Bey'in yerine TBMM'nin İstanbul Temsilcisi olarak atandı. Siyasi hayatına Türkiye'nin ilk muhalefet partisi olan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kurucu kadrosunda devam etti.
Adnan Adıvar, gerek tıp dünyasında gerekse erken Cumhuriyet bürokrasisinde önemli kurumların teşkilatlanmasında öncü roller oynamıştır. Ülkenin sosyal ve tıbbi kalkınmasına katkıda bulunan faaliyetlerinden bazıları şunlardır:
- Savaş döneminin getirdiği zorluklar içerisinde Çocuk Esirgeme Kurumu'nun kurucu heyetinde yer almıştır.
- Cumhuriyet tarihinin ilk bilim tarihçisi unvanıyla akademik alanda önemli çalışmalar gerçekleştirmiştir.
- Hilâl-i Ahmer Cemiyeti bünyesinde müfettişlik ve cephe hekimliği yaparak insani yardım çalışmalarını organize etmiştir.
