Emine Fuat Tugay (Emine Düriye Hanım), Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde yetişen ve Avrupa'da yüksek sanat eğitimi alan öncü Türk kadın ressamlardan biridir. 1897 yılında İstanbul'da, dedesi Hidiv İsmail Paşa'nın Emirgân'daki yalısında dünyaya gözlerini açan Tugay, gerek Mısır hanedanına gerekse Türkiye'nin yakın tarihine yön veren önemli devlet adamlarına dayanan köklü soy ağacıyla bilinir. Soylu bir ailede doğup büyüyen bu entelektüel kadın, saltanatın son döneminde Avrupa kapılarını aralayan ve orada resim ihtisası yapan son Türk kadınlarından biri olarak tarihe geçmiştir. Aile bağları ve aldığı üstün eğitimle şekillenen hayatı, onu hem sanat dünyasında hem de sivil toplum faaliyetlerinde öncü bir konuma taşımıştır.
Saray Çevresinden Avrupa'ya Uzanan Eğitim Yılları
Küçük yaşlardan itibaren aristokratik bir çevrede büyüyen Emine Düriye Hanım'ın soyağacı oldukça zengindir. Kendisi, Türk askeri ve siyasi tarihinin önemli isimlerinden Gazi Ahmet Muhtar Paşa'nın torunudur. Babası Bahriye Nazırı Mahmut Muhtar Paşa, annesi ise Mısır Hidivi İsmail Paşa'nın kızı olan Prenses Nimetullah'tır. Çocukluk ve ilk gençlik yıllarını Moda semtinde bulunan meşhur Mermer Konak'ta geçiren Emine Düriye Hanım, ilköğrenimini evinde aldığı özel derslerle tamamladı. Erken yaşlarda yabancı dil öğrenmeye özel bir gayret göstererek entelektüel altyapısını güçlendirdi. Sanata olan ilgisi ve yeteneği küçük yaşlarda fark edilince, Profesör Albert Mille'den resim dersleri almaya başladı. Güzel sanatlardaki sıra dışı kabiliyetinin otoritelerce takdir edilmesiyle birlikte yüksek eğitim için İsviçre'ye gönderildi. Burada Zürih Güzel Sanatlar Okulu'ında eğitim görerek 1918 yılında mezun oldu. Genç ressamın eğitim aldığı bir diğer Avrupa ülkesi ise Almanya'ydı.
Diplomasi Trafiğinde Bir Sanat Sever ve Hayırsever
Eğitimini tamamladıktan sonra, 15 Eylül 1921 tarihinde Münih'te hayatını Ahmed Hulûsi Fuat ile birleştirdi. Ahmed Hulûsi Bey, Türk kahramanı olarak ün salan Deli Fuad Paşa'nın oğluydu. Çift, görev gereği dünyanın pek çok farklı coğrafyasında yaşama fırsatı buldu. Ahmed Hulûsi Bey'in elçilik yaptığı ve birlikte seyahat ettikleri başlıca yerler şunlardır:
- Kopenhag
- İspanya
- Çin
- Mısır
- Japonya
Eşiyle beraber farklı coğrafyaları gezen Emine Fuat, buralarda yeni kültürleri yakından tanıma şansı yakaladı. Yoğun seyahatleri sebebiyle çok nadiren eline fırça alıp resim yaptı. Ancak sanata olan tutkusunu hiçbir zaman kaybetmedi. İstanbul'daki evi, dönemin ünlü ressamlarının birbirinden değerli sanat eserleriyle doluydu. Kendisi, resme olan yeteneğinin dışında hayırseverliğiyle de geniş çevrelerce tanındı. Hayvanları Koruma Cemiyeti'nin kurucuları arasında aktif görev aldı.
Uluslararası Yankı Uyandıran Edebi Mirası
Emine Fuat, resimdeki yeteneğinin yanı sıra güçlü kalemiyle de adından söz ettirmeyi başarmıştır. Türk ve Mısır'ın aristokrat ailelerinin konak hayatlarını ve o dönemin elit yaşam tarzını gerçekçi bir bakış açısıyla anlattığı "Three Centuries" (Üçyüz Yıl) adlı kitabını İngilizce olarak kaleme aldı. Bu kıymetli eser, prestijli eğitim kurumu Oxford Üniversitesi tarafından yayımlanarak uluslararası alanda büyük bir yankı uyandırdı. Kitap sayesinde dünya genelinde tanınan bir yazar haline gelen Emine Fuat, ömrünün son yıllarında kitabın Londra'da yapılacak ikinci baskısı üzerinde çalışmaktaydı. Ancak 1973 yılında hayata gözlerini yumduğunda bu hazırlığını tamamlayamadı. Ardında bıraktığı desenler, gravürler ve portrelerden oluşan sanat eserleri, bugün yakın aile üyelerinin yanı sıra Mısır'da ve çeşitli yabancı ülkelerde yaşayan eski diplomat ailelerinin koleksiyonlarında özenle korunmaktadır.