Dr. Özlem Türeci, 1967 yılında Lastrup kentinde doğan dünyaca ünlü bir bilim insanıdır. Kendisi, kanser immünoterapisi alanındaki çığır açıcı çalışmalarıyla tanınmaktadır. Mainz merkezli biyoteknoloji devi BioNTech şirketinin kurucu ortaklarındandır. 2020 yılında tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgınına karşı eşiyle büyük bir mücadele vermiştir. Geliştirdikleri BNT162b2 aşısıyla küresel sağlık krizinin seyrini değiştirmiştir. Saarland Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olan hekim, yaşamını tıp dünyasını dönüştürmeye adamıştır.
Akademik Temeller ve Bilimsel Ortaklık
Özlem Türeci'nin tıp bilimine olan ilgisi çocukluk yıllarında başladı. İstanbul doğumlu bir hekim olan babasının Almanya'ya göç etmesiyle hekimlik mesleğiyle tanıştı. Saarland Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde yükseköğrenimini başarıyla tamamlayan genç hekim, mesleki kariyerine ilk adımlarını burada attı. Üniversite eğitimi sürerken görev aldığı Mainz Johannes Gutenberg Üniversitesi Tıp Merkezi, onun gelecekteki hayat arkadaşı ve bilimsel ortağı Uğur Şahin ile tanışmasını sağlayan önemli bir dönüm noktası oldu. Tıbbi araştırmalara ve kanserle mücadeleye duydukları ortak tutku, ikiliyi bilimsel ortak haline getirdi. Bu güçlü birliktelik 2002 yılında mutlu bir evlilikle taçlandı. Çiftin 2006 yılında dünyaya gelen bir kız çocukları vardır.
Ganymed'den BioNTech'e Uzanan Girişimcilik Başarısı
Türeci ve Şahin, kanserle mücadelede yeni nesil immünoterapiler geliştirmek amacıyla 2001 yılında Ganymed İlaç şirketini kurdular. Bu yenilikçi girişim, tıp dünyasında çok büyük bir yankı uyandırdı. Uzun yıllar süren başarılı çalışmaların ardından, şirket 2016 yılında Japon Astellas Pharma firmasına satıldı. Bu satış, 1.4 milyar Euro gibi rekor bir bedelle gerçekleşti. Ancak bu büyük ticari başarı, bilim insanları için sadece bir başlangıçtı. Takvimler 2008 yılını gösterdiğinde Özlem Türeci, eşi ve Christoph Huber ile birlikte yeni bir adım attı. Biyoteknoloji sektöründe yeni bir sayfa açarak BioNTech şirketini hayata geçirdiler. BioNTech bünyesinde on yıl boyunca Klinik ve Bilimsel Danışma Kurulu'nda aktif rol üstlenen Türeci, 2018 yılında şirketin Tıp Şefi oldu. Aynı zamanda Kanser İmmünoterapi Derneği Başkanı olan başarılı immünolog, kanser hücrelerini hedef alan tedavi yöntemleri üzerinde derinlemesine çalışmalar yürütmektedir.
Pandemi Dönemi ve BNT162b2 Aşısı ile Küresel Zirve
BioNTech, yıllar içinde kanser araştırmalarının yanı sıra küresel sağlık sorunlarına yönelik stratejik ortaklıklar kurdu. Şirket, Eylül 2019'da Bill ve Melinda Gates Vakfı ile HIV ve tüberküloz tedavilerinin geliştirilmesine yönelik önemli bir anlaşma imzaladı. 2020 yılına gelindiğinde ise dünya genelinde patlak veren koronavirüs salgını, şirketin odak noktasını tamamen değiştirdi. BioNTech, Amerikan ilaç devi Pfizer ile güçlerini birleştirerek SARS-CoV-2 virüsüne karşı aşı geliştirmek üzere masaya oturdu. Kasım 2020'de tamamlanan klinik çalşmalar neticesinde, aşının virüse karşı yüzde 90 oranında başarı sağladığı müjdelendi. Bu tarihi başarı, Avrupa Birliği başta olmak üzere küresel aktörleri hızla harekete geçirdi. Aşının dağıtımı için yapılan büyük anlaşmalar şunlardır:
- Avrupa Birliği ile 200 milyon dozluk sözleşme imzalandı.
- Japonya 120 milyon doz aşı alımı için anlaşma yaptı.
- Amerika Birleşik Devletleri 100 milyon dozluk tedarik sözleşmesine imza attı.
- Birleşik Krallık ise 30 milyon doz aşı satın almak üzere anlaşma sağladı.
Modern Tıbbın Geleceğine Yön Veren Miras
Aşı üretim kapasitesini hızla artırmak isteyen BioNTech, İsviçre merkezli Novartis firmasının Marburg kentindeki modern üretim tesisini satın aldı. Bu tesis, 300 çalışanıyla birlikte küresel dağıtım ağını büyük ölçüde güçlendirdi. Bugün BioNTech bünyesinde 80 civarında seçkin bilim insanı, kanser tedavilerinde devrim yaratacak yeni yöntemler üzerinde araştırmalar yapmaktadır. Piyasa değeri yaklaşık 20 milyar Euro olan BioNTech'in elde ettiği küresel başarıyla birlikte, kurucu ortaklar Özlem Türeci ve eşi Uğur Şahin, Almanya'nın en zengin 93'üncü çifti arasında yer almayı başarmışlardır. Ancak onlar için en büyük kazanç, Lastrup'tan yola çıkıp tüm insanlığın kaderini değiştiren bilimsel miraslarıdır. Tıp dünyasının bu öncü isimleri, geliştirdikleri teknolojilerle geleğin sağlık çözümlerine ışık tutmaya devam etmektedir.
