Hem tıp dünyasında hem de yerel yönetimde derin izler bırakan Doç. Dr. Fahri Atabey, yaşamı boyunca ülkesine üstün hizmetler sunmuş değerli bir hekim ve siyasetçidir. İstanbul'un Kadıköy ilçesinde 1913 yılında dünyaya gelen Atabey, özellikle anne ve çocuk sağlığı alanındaki öncü çalışmalarıyla tanınırken, 1968-1973 yılları arasında yürüttüğü İstanbul Belediye Başkanlığı dönemindeki şehircilik hamleleriyle de kentin çehresini değiştirmiştir. Yaşamını toplum sağlığına ve modern yerel yönetim hizmetlerine vakfeden bu ünlü şahsiyet, hekimlik kimliğini siyasi bir vizyonla birleştirerek Türkiye'nin modernleşme sürecine büyük katkı sağlamıştır. Böylece hem tıbbi gelişimi şekillendiren başarılı bir akademisyen hem de kentin sorunlarına çözüm üreten çalışkan bir belediye başkanı portresi çizmiştir.
Tıp Eğitimi ve Uzmanlık Yılları
Fahri Atabey, orman başmüdürlerinden Ziya Bey'in oğlu olarak Kadıköy'de hayata gözlerini açtı. İlk ve ortaöğrenim yıllarını Bursa'da tamamlayan Atabey, tıp alanına duyduğu şevkle 1931 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne adım attı. Zorlu eğitim sürecinin ardından 1937 yılında mezuniyet diplomasını alarak genç bir hekim oldu. Mesleki tercihini kadın sağlığı üzerine kurguladı. Bu doğrultuda kadın hastalıkları ve doğum sahasında derinleşmeye karar verdi. 1940 yılında Gülhane Askeri Tıp Akademisi bünyesine asistan sıfatıyla katıldı. Burada geçirdiği verimli çalışma yıllarının ardından, 1943'te uzmanlık derecesini kazandı. Modern tıptaki gelişmeleri yerinde incelemek istediği için yönünü yurt dışına çevirdi. 1947 ile 1950 yılları arasında İngiltere'de staj yaparak oradaki tıbbi uygulamaları ve hastane yönetim sistemlerini yakından gözlemledi. Yurda döndüğünde, mezun olduğu İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne asistan olarak eğitim vermeye başladı. Akademik başarısı sayesinde kısa süre içinde doçentlik unvanına layık görüldü.
Zeynep Kamil Hastanesi ve Zorlu Yıllar
Fahri Atabey, 1952 senesinde Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'ne başhekim ve klinik şefi olarak atandı. Bu atama hastanenin tıp dünyasındaki kaderini tamamen değiştirdi. Görevi devraldığı andan itibaren sağlık kompleksinin gelişiminde belirleyici, dönüştürücü ve son derece kritik kararlar alan başarılı yönetici, kurumun çok kısa sürede parlayan bir yıldıza dönüşmesini sağlamıştır. Yenilikçi çalışmaları neticesinde ameliyathaneler tamamen baştan aşağı yenilendi. Hastaların daha iyi hizmet alabilmesi amacıyla 150 yatak kapasiteli kadın hastalıkları kliniği ile 200 yataklı çocuk kliniği hızla faaliyete geçirildi. Ayrıca, 1961 yılında hastane bünyesinde Hemşirelik Okulu açılarak sağlık alanındaki nitelikli personel ihtiyacı karşılanmaya çalışıldı. Atabey'in disiplinli ve vizyoner yönetimi altında Zeynep Kamil Hastanesi, kısa zamanda Türkiye'de anne ve çocuk sağlığının en saygın ve öncü kuruluşlarından biri hâline geldi.
Ancak bu başarılı gidişat, ülke tarihinin en sancılı dönemlerinden biriyle sekteye uğradı. 27 Mayıs 1960 Darbesi'nin ardından, Adnan Menderes ile ilişkilendirilerek kamuoyunda "Bebek Davası" olarak adlandırılan davanın parçası oldu. Atabey bu meşhur dava kapsamında Yassıada Mahkemeleri'nde yargılandı. Uzun ve yıpratıcı yargılama süreci sonucunda tüm iddialardan beraat etmeyi başararak aklandı. Yargılama döneminde, yani 1960 ile 1963 yılları arasında başhekimlik makamından uzak kalmak durumunda bırakıldı. Adalet Partisi'nin de yer aldığı koalisyon hükûmeti döneminde, haksız yere ayrıldığı görevine tekrar atandı.
İstanbul Belediye Başkanlığı ve Şehircilik Hamleleri
Tıp alanındaki idari başarılarının ardından Fahri Atabey, siyaset sahnesinde de aktif rol üstlenmek istedi. 1968 yerel seçimlerinde Adalet Partisi saflarından adaylığını açıkladı. Seçmenlerin %48,8'inin oyunu alarak İstanbul Belediye Başkanı seçildi. 8 Haziran 1968 ile 9 Aralık 1973 tarihleri arasında yürüttüğü belediye başkanlığı döneminde, İstanbul'un modern bir metropol olması yolunda dev adımlar attı. Özellikle yol, ulaşım ve altyapı projelerini önceliklendirerek kentin kronikleşen sorunlarına neşter vurdu. Kentin temizlik standartlarını yükseltmek için yeni yöntemler geliştirdi. Çevre düzenlemeleri ile kentsel planlama çalışmalarına olağanüstü hız kazandırırken, tarihi kimliğin korunması için restorasyon çalışmalarını başlatıp yoğunlaştırdı. Tarihî dokuya zarar vermeden modern altyapı kurma çabası, kent halkı tarafından büyük takdirle karşılandı.
Toplumsal Mirası ve Vefatı
Sosyal yaşamda da etkin bir figür olan Fahri Atabey, aynı zamanda Fenerbahçe Spor Kulübü'nün 926 sicil numarasına sahip saygın bir Yüksek Divan Kurulu üyesiydi. Bu sosyal bağlarının yanı sıra hekimlik ideallerini kalıcı kılmak için büyük gayret gösterdi. Bu amaçla, 1976 yılında kendi ismini taşıyan Doç. Dr. Fahri Atabey Anne ve Çocuk Sağlığını Koruma Vakfı'nı kurdu. Kurduğu bu vakıf vasıtasıyla kadınların ve çocukların yaşam hakkını korumak, sağlık koşullarını iyileştirmek ve toplumsal refahı artırmak için güçlü bir örgütsel yapı inşa etti. Vakıf günümüzde de topluma yarar sağlayan pek çok faaliyeti kararlılıkla sürdürmektedir. Vakfın yürüttüğü temel hizmetler şunlardır:
- Geniş kapsamlı sağlık taramaları yardımıyla ihtiyaç sahiplerine ulaşmak,
- Modern dispanser hizmetleri sunarak tedavi imkanı sağlamak,
- Çeşitli sosyal destek çalışmaları ile ailelerin refahını yükseltmek,
- Eğitimde fırsat eşitliği sağlamak adına başarılı öğrencilere burs programları düzenlemek.
Fahri Atabey, dolu dolu geçen 81 yıllık yaşamının ardından 1 Ağustos 1994 tarihinde İstanbul'da yaşama veda etti. Vefatının ardından cenazesi Karacaahmet Mezarlığı'na defnedilerek sonsuzluğa uğurandı. Gerek şifalı elleriyle hayat verdiğı binlerce anne ve çocuk, gerekse de İstanbul sokaklarında bıraktığı silinmez izler sayesinde Atabey, Türkiye'nin hem tıp hem de yerel yönetim tarihindeki seçkin yerini sonsuza dek koruyacaktır.
