Türk sinemasının ve müzik dünyasının unutulmaz isimlerinden biri olan Diclehan Baban, 3 Mayıs 1934 tarihinde İstanbul'da dünyaya gelmiş, kendine has oyunculuk tarzı ve ses sanatçılığıyla 1950'li ve 60'lı yılların sanat hayatına damgasını vurmuştur. Soylu bir aileden gelen sanatçı, 3 Aralık 1978'de yine doğduğu şehirde kanser hastalığına yenik düşerek aramızdan ayrılmıştır.
Saray Kökenli Bir Aileden Sanat Dünyasına
Diclehan Baban, kökleri ünlü Baban aşiretine uzanan, asil ve bürokratik bir aile ortamında büyüdü. Büyük büyük dedesi Babanzade Abdurrahman Paşa olan genç kızın babası ise eski valilerden Abbas Recai Nüzhet'ti. Aile bağları sanat ve edebiyat dünyasıyla da iç içeydi. Kız kardeşi Neslihan Baban aracılığıyla ünlü şair Necip Fazıl Kısakürek'in baldızı, eski bakanlardan Cihad Baban'ın ise yeğeni oluyordu. İlk ve orta öğreniminin ardından Çamlıca Kız Lisesi'ni bitiren Baban, içindeki müzik sevgisini akademik düzeye taşımak amacıyla İstanbul Şehir Konservatuvarı Müzik Bölümü'ne kaydoldu. Eğitim hayatında elde ettiği birikim, onun profesyonel sahne adımlarını şekillendirecekti.
Radyo Dalgalından Tiyatro Sahnelerine ve Sinemaya
Konservatuvar yıllarının ardından, 1950'li yıllarda İstanbul Radyosu'nda mikrofon başına geçerek şarkı söylemeye başladı. Dönemin müzik anlayışına sesiyle katkı sunan sanatçı, yeteneğini sadece müzikle sınırlamadı. Sahne tozunu yutmak isteyen Baban, Tevhit Bilge Tiyatrosu ile Aksaray Küçük Opera bünyesinde sahnelenen çeşitli oyunlarda roller alarak tiyatro izleyicisinin karşısına çıktı.
Tiyatro sahnelerindeki başarısının ardından sinema yapımcılarının dikkatini çeken sanatçı, 1960 yılında dönemin popüler yapıtı olan Şoför Nebahat filmiyle beyaz perdeye adım attı. Sinemada çizdiği roller şu şekildedir:
- Müzik kariyerinin etkisiyle canlandırdığı şarkıcı karakterleri,
- Dönemin melodramlarında sıklıkla karşımıza çıkan acımasız üvey anne tipleri,
- Türk sinemasının vazgeçilmez unsurlarından olan ve hafızalara kazınan vamp kadın rolleri.
Yardımcı oyuncu olarak üstlendiği bu rollerde sergilediği güçlü performanslar, onu Yeşilçam'ın aranılan simalarından biri haline getirdi.
Erken Veda ve Tedavi Süreci
Yaşamının son yıllarında amansız bir hastalığa yakalanan Diclehan Baban'ın durumu, devlet kademesinin de dikkatini çekti. Dönemin Çalşma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hilmi İşgüzar'ın bizzat devreye girmesiyle, tedavi görmesi amacıyla İngiltere'nin başkenti Londra'ya gönderildi. Ancak yurtdışındaki bu tıbbi müdahaleler ne yazık ki sonuçsuz kaldı. 3 Aralık 1978'de kanser nedeniyle hayatını kaybeden sanatçının cenazesi, İstanbul'daki Edirnekapı Mezarlığı'nda yer alan aile kabristanında toprağa verildi.
