Londra'nın seçkin semtlerinden Belgravia'da 1 Mart 1910 tarihinde dünyaya gelen James David Graham Niven, beyaz perdede canlandırdığı asil ve mesafeli İngiliz beyefendisi rolleriyle sinema tarihine adını yazdırmış ünlü bir aktördür. Komedi türündeki muazzam başarısını kibar, dinamik ve romantik başrollerle harmanlayan sanatçı, askeri kökenli karakterlerdeki başarısıyla da tanınır. Hollywood basamaklarını adeta tırnaklarıyla kazıyarak tırmanan yetenekli isim, yaşadığı trajedilere ve zorluklara rağmen zarafetinden ödün vermeden sanat hayatını sürdürmüştür. Oscar ve Altın Küre gibi saygın ödülleri kütüphanesine ekleyen oyuncu, yalnızca aktörlüğüyle değil, kaleme aldığı samimi eserleriyle de geniş kitlelere ulaşmıştır.
Ordudan Sinema Stüdyolarına Uzanan Serüven
David Niven'ın yaşamı, henüz küçük yaştayken karşılaştığı büyük bir kayıpla sarsıldı. Kraliyet ordusunda görev yapan babası Yüzbaşı William Niven, 1915 senesinde Gelibolu'da, Çanakkale Savaşı sırasında hayatını kaybetti. Bu acı kaybın ardından annesi Henrietta ikinci evliliğini gerçekleştirse de, üvey babası küçük David ile ılımlı bir ilişki kurmadı. Genç adam, eğitim hayatını Kraliyet Askeri Akademisi bünyesinde tamamlayarak teğmen rütbesiyle Malta adasına gönderildi. Malta'da geçirdiği yıllar, onun ilerideki yaşamını şekillendirecek önemli sosyete bağlantıları kurmasına zemin hazırladı. Doğal cazibesi, seçkin tavırları ve yakışıklılığı, hatırlı kişilerle çabucak kaynaşmasını sağladı.
Askeri görevinin son bulmasıyla birlikte, hayata tutunabilmek için sıradışı işlerde çalıştı. Aynı zamanda odunculuk yaptı; Kübalı isyancılara silah eğitmenliği vermek gibi sıra dışı maceralara atıldı. 1935 yılına gelindiğinde ise rotasını sinemanın kalbi Hollywood'a çevirdi. İlk dönemlerde setlerde figüran olarak başladı. İlk sesli rolünü bir Goldwyn yapımı olan Without Regret filminde üstlendi. Kariyeri tam ivme kazanırken patlak veren İkinci Dünya Savaşı, onu tekrar cepheye çağırdı. İngiliz ordusuna yarbay rütbesiyle katılan aktörün emir erliğini ise sinemanın bir diğer efsanesi Peter Ustinov yaptı.
Hollywood'un Zirvesi ve Oscar Zaferi
Savaşın ardından Hollywood'a güçlü bir dönüş yapan sanatçı, dünya çapında ses getiren yapımlarda yer aldı. Özellikle 1956 yılında yazar Jules Verne imzasını taşıyan eserden sinemaya uyarlanan 80 Günde Devri Alem filminde başrolü üstlendi. Bu büyük yapımda Cantinflas, Shirley MacLaine, Frank Sinatra ve Buster Keaton gibi dev isimlerle aynı sahneyi paylaştı. 1958 yılı ise sanatçının kariyerinin altın dönemeci oldu. Separate Tables (Ayrı Masalar) adlı filmdeki Angus Pollock karakteri, ona hem 16. Altın Küre Ödülleri'nde hem de 31. Oscar Ödülleri'nde En İyi Erkek Oyuncu unvanını kazandırırken; Deborah Kerr, Burt Lancaster ve Rita Hayworth gibi yıldızlarla başarılı bir sinerji yakaladı.
Sanatçın filmografisi yalnızca dramatik rollerle sınırlı kalmadı. 1963 yılında gösterime giren Pembe Panter adlı komedi klasiğinde Peter Sellers ve Claudia Cardinale ile birlikte yer alarak izleyicileri kahkahaya boğdu. Daha önce 1954 yılında The Moon Is Blue filmindeki komedi performansıyla da Altın Küre kazanmış olan aktör, komik unsurlar barındıran rollerdeki yeteneğini defalarca ispatladı. Ayrıca, 1961 yılı yapımı Navaron'un Topları filminde Gregory Peck ve Anthony Quinn ile omuz omuza çarpışan bir karakteri canlandırdı. Kariyerinin geç dönemlerinde ise Nil'de Ölüm ve Atina'dan Kaçış gibi sinema severlerin hafızalarına kazınan projelere imza attı.
Yazarlık Yılları, Aşkları ve Vedası
David Niven, oyunculuk yeteneğinin yanı sıra edebi yönüyle de kendinden söz ettirdi. Birçok ünlünün aksine hiçbir hayalet yazar desteği almadan üç adet kitap kaleme aldı:
- The Moon's a Balloon (1971): Yazarın kaleme aldığı ilk eseri olup, roman türündedir.
- Bring on the Empty Horses (1975): Sanatçın hayatından kesitler sunan ilk otobiyografi çalışmasıdır.
- Go Slowly, Come Back Quickly (1981): Aktörün yaşamının son dönemlerine doğru yayımladığı ikinci otobiyografisidir.
Özel hayatında ise büyük acılar ve büyük sevgiler bir aradaydı. 1940 yılında evlendiği Primula Susan Rollo'dan iki oğlu oldu, fakat eşini 1946'da talihsiz bir kaza sonucu kaybetti. Bu trajik olayın ardından 1948'de Hjördis Genberg ile dünya evine girdi ve bu evlilikten iki kız çocuğu evlat edindiler.
Sağlık durumunun bozulmasıyla yıpranan usta oyuncuya, 1982 senesinde ölümcül bir sinir sistemi hastalığı olan Amyotrophic Lateral Sclerosis (ALS) teşhisi konuldu. Mücadelesini sürdüren David Niven, 29 Temmuz 1983 günü İsviçre'nin Château-d'Œx kasabasındaki hanesinde 73 yaşındayken hayata veda etti. Arkasında bıraktığı zengin film arşivi, hayranları ve dünya sineması için unutulmaz bir miras niteliğindedir.
