Modern Türk klasik müziğinin en üretken simalarından biri olan Çetin Işıközlü, 23 Mayıs 1939 tarihinde dünyaya gelmiş, orkestra şefliği ve bestecilik alanında adını altın harflerle yazdırmıştır. Özellikle opera ve bale türlerinde ortaya koyduğu görkemli yapıtlarıyla tanınan sanatçı, Türk kültürünü evrensel sahneye taşıyan öncülerden biridir. Bestecinin 1969 yılında tamamladığı "Judith" başlıklı unutulmaz bale yapıtı, uluslararası bale dağarcığına girmeyi başaran ilk Türk eseri olma unvanını elinde bulundurmaktadır. Sanat hayatı boyunca Doğu ile Batı tınılarını harmanlayan başarılı besteci, kendine has üslubuyla müzik dünyasında kalıcı izler bırakmıştır.
Akademik Temeller ve "Judith" Efsanesinin Doğuşu
Genç yaşta müziğe yönelen Işıközlü, Ankara Devlet Konservatuvarı bünyesinde çok değerli hocalarla çalışma fırsatı buldu. Kompozisyon eğitimini büyük usta Adnan Saygun'dan alan müzisyen, orkestra şefliğinde Ferit Alnar, piyanoda ise Kamuran Gündemir ile yeteneklerini geliştirdi. Zorlu ve disiplinli geçen bir sürecin ardından, 1969 yılında konservatuvarın kompozisyon bölümünden başarıyla mezun oldu. Mezuniyet senesinde kaleme aldığı ve balerin eşi Işıl'a armağan ettiği "Judith" adlı bale eseri, onun kariyerindeki en büyük dönüm noktalarından biri oldu.
Dünya prömiyeri Alfred Rodrigues'in usta koreografisi ve Ankara Devlet Balesi topluluğu tarafından gerçekleştirilen bu dev eser, kısa sürede sınırları aşmayı başardı. Müzik otoritelerinden tam not alan yapıt, şu şehirlerde sahnelenerek dünya repertuvarına dahil oldu:
- Türkiye'de Ankara ve İzmir'in yanı sıra İstanbul (1970, 1973) sahnelerinde izleyiciyle buluştu.
- Güney Afrika'da Cape Town (1976-1978) kentinde sahnelenerek büyük ilgi gördü.
- Almanya'nın Giessen (1976-1982) şehrinde yıllarca sahne alarak izleyicileri büyüledi.
- Japonya'nın başkenti Tokyo'da Koboyashi Balesi (1982) tarafından başarıyla temsil edildi.
Avrupa Yılları ve Akademik Hizmetler
Sanatçı, 1974 yılında İtalya hükümetinin sunduğu burs imkanından yararlanarak Roma Santa Cecilia Konservatuvarı'na gitti. Burada kompozisyon ve orkestra şefliği üzerine derinlikli bir eğitim aldı. Eğitim hayatını sadece Roma ile sınırlamayan besteci, Avrupa'nın önde gelen müzik merkezlerinde düzenlenen şeflik yaz kurslarına da katıldı. Bu kapsamda İtalya'daki Chigiana Müzik Akademisi, İngiltere'de Ernst Read Müzik Birliği ile Conford Müzik Okulu ve Avusturya'daki Salzburg Mozarteum Akademisi bünyesinde önemli tecrübeler kazandı.
Avrupa'daki bu yoğun birikimin ardından, 1977 ile 1985 yılları arasında Almanya'da Giessen ve Detmold operalarında çalıştı. Bu prestijli kurumlarda korepetitör ve orkestra şefi olarak görev alarak profesyonel kariyerini pekiştirdi. 1985 yılında anavatana dönen tecrübeli sanatçı, İzmir Devlet Senfoni Orkestrası kadrosuna piyanist ve orkestra şefi olarak atandı. 1987 yılından itibaren ise Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı bünyesindeki orkestra şefliği ve kompozisyon bölümlerinde ve Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi bünyesinde öğretim görevlisi olarak geleceğin müzisyenlerini yetiştirdi.
Yaratıcılıkta Üslup Dönüşümü ve Önemli Eserleri
Sanatçının müzikal çizgisi zaman içinde çok özgün bir evrim geçirmiştir. Kariyerinin ilk evrelerinde daha öncü ve avangart bir anlatımı benimseyen besteci, yıllar geçtikçe farklı bir çizgiye yöneldi. Işıközlü, uyuşumsuz ve disonans yapıları derin duygusallıkla birleştiren, geleneksel Türk müziği motiflerinin de yer yer hissedildiği yalın bir dil geliştirdi. Bu sentez, onun olgunluk dönemi eserlerine son derece akıcı ve zengin bir karakter kazandırdı.
"Judith" adlı tarihi başarısının ardından Işıközlü, üretkenliğini sürdürerek şu önemli sahne ve senfoni yapıtlarına imza attı:
- Ağrı Dağı Efsanesi Gülbahar yapıtı, 1971'de üç perdelik bale ve 1972'de Op.4 üç perdelik opera olarak sahneye taşınmıştır.
- Türk Ordu Senfonisi başlığını taşıyan Op.6 senfonik fantezi çalışması, 1973 yılında dinleyicilerin beğenisine sunulmuştur.
- Emrah ile Selvihan balesi, Kültür Bakanlığı'nın özel talebi üzerine 1989 yılında başarıyla bestelenmiştir.
- Aşk ve Barış adlı iki perdelik Op.12 opera çalışması, 1991 senesinde sanat dünyasına kazandırılmıştır.
- Dudaktan Kalbe isimli Op.14 üç perdelik opera eseri ise 1994 yılında bestelenerek dağarcığa eklenmiştir.
Özellikle piyano konçertoları ve çok sayıda senfonik yapıtı ile çağdaş Türk müziğinin temel taşlarından biri olan Çetin Işıközlü, hem eğitimci kimliğiyle hem de arkasında bıraktığı devasa sanat mirasıyla adından söz ettirmeye devam etmektedir.