Türk milletinin bağımsızlık mücadelesi olan Kurtuluş Savaşı sırasında, Aydın ve çevresinin Yunan işgalinden kurtarılmasında aktif rol üstlenen Çete Ayşe, Kuvâ-yi Millîye hareketinin efsanevi kadın kahramanlarından biridir. 1894 yılında Aydın'ın İmamköy köyünde dünyaya gelen bu cesur vatansever, efe kıyafetleri kuşanarak tarihe adı ilk kadın efe olarak geçen öncüler arasında yer alır. Eşinin şehit düşmesinin ardından kızlarıyla yalnız kalan Ayşe, bölgedeki Yunan işgalinin getirdiği acılara tanıklık ederek göç etmek yerine silah kuşanıp dağlara çıkmıştır. Mücadeleci ruhu ve kararlılığıyla yerel direnişin en önemli sembollerinden biri haline gelmiştir.
Aydın İşgali ve Direnişe Karar Verişi
Genç yaşta evlendiği eşi Mustafa'yı 1915 yılında Çanakkale cephesinde kaybeden Ayşe, çocuklarıyla babasının evine sığınmıştır. Yunan birliklerinin 15 Mayıs 1919'da İzmir'i işgal etmesiyle birlikte, düşman askerlerinin Aydın'a da ulaşacağı haberleri köye yayılmıştır. Bu telaşla İmamköy halkı Menderes Nehri'nin diğer kıyısına kaçmaya başlamıştır. Ayşe de bu göç dalgasına katılmak üzere yola çıkmıştır. Ancak nehir geçişi sırasında en yakın arkadaşı Asiye ve kız kardeşinin sulara kapılarak boğulduğunu görmüştır. Yaşadığı bu derin acı ve sarsıntı, onun kaderini tamamen değiştirmiştir. Kaçmaktan vazgeçen genç kadın, köyüne dönerek işgalcilere karşı direnmeye karar vermiştir. Vatan savunmasına katılmak amacıyla, Çanakkale cephesinde şehit düşen eşinden kalan yegane hatıra olan altın küpelerini hiç tereddüt etmeden satarak kendisine bir tüfek almış ve hızla silah kullanmayı öğrenmiştir. İmamköy'ün işgali üzere çocuklarını güvenli bir komşuya bırakarak dağlara çekilmiş ve mücadele gününü beklemeye başlamıştır. Yunan askerlerinin köyü tamamen kontrol altına almasının ardından dağdaki sığınağında sabırla doğru zamanı gözlemiştir. Bu zorlu bekleyiş süreci, onun içindeki vatan sevgisini ve direniş kararlılığını daha da pekiştirmiştir.
Cepheden Cepheye Kahramanca Mücadele
Aydın bölgesinde direnişin fitili ateşlendiğinde, dağdan inen Ayşe Salavatlı'dan Halil İbrahim ile Sancaktarın Ali Efe'nin birliğine katılmıştır. Kendisini kanıtlayan ve büyük takdir toplayan bu cesur kadına, efeler tarafından komuta etmesi için on kızan verilmiştir. Bu gelişmeyle birlikte adı artık resmen Çete Ayşe olarak anılmaya başlanmıştır. Aydın'ın geri alınması hedefiyle yola çıkan yüzlerce vatanseverle birlikte Kepez bölgesindeki şiddetli çarpışmalarda ön saflarda yer almıştır. Kepez Muharebesi sırasında onun gibi kahramanca çarpışan diğer kadın direnişçiler de bulunmaktadır:
- Çiftlikli Kübra
- Ayşe Çavuş
- Çete Ayşe
Aydın Yunanlılardan temizlenince kahraman kadın huzur içinde kendi köyüne geri dönmüştür. Ancak buradaki huzurlu günler oldukça kısa sürmüştür. Düşman birliklerinin Kızılcaköy üzerinden hareket ederek 3 Temmuz 1919'da Aydın'ı yeniden işgal etmesi, mücadeleyi tekrar alevlendirmiştir. Bu gelişme üzerine Menderes'i geçen kahraman kadın, Dalama bölgesinde bulunan Yörük Ali Efe'nin müfrezesine katılmıştır. Umurlu'daki Köşk cephesinde düşmana karşı göğüs göğse çarpışan Ayşe, ardından Üçyol Savaşı'nda görev almıştır.
Gazi Unvanı ve Son Yılları
Üçyol cephesindeki kanlı çarpışmalar sırasında parmağından yaralanan kahraman efe, aynı dönemde sıtma hastalığına yakalanmıştır. Tedavi süreci ve sağlık durumu nedeniyle, Yörük Ali Efe'nin doğrudan talimatıyla silahını teslim ederek cephe gerisindeki lojistik görevlere kaydırılmıştır. Buna rağmen cephe gerisinde de mücadelesini azimle sürdürmeye devam etmiştir. Savaş boyunca sergilediği üstün cesaret sebebiyle Gökçen Efe, Yörük Ali Efe ve Kıllıoğlu Efe gibi dönemin en kudretli milis liderlerinin büyük takdirini, saygısını ve ömür boyu sürecek olan himayesini kazanmıştır. Aydın'ın nihai kurtuluş tarihi olan 7 Eylül 1922 gününe kadar vatan savunmasında kalmıştır. Millî Mücadele'nin zaferle sonuçlanmasının ardından doğduğu topraklar olan İmamköy'e yerleşen efsanevi kadın efe, 1967 yılında yine bu köyde hayata gözlerini yummuştur. Geride bıraktığı şanlı mücadele mirası, Türk kadınının vatan savunmasındaki gücünün en büyük kanıtı olarak yaşamaya devam etmektedir.
