Ege dağlarının eteklerinde, 1895 yılında Aydın Sultanhisar'da doğan Yörük Ali Efe, bağımsızlık mücadelesinin en cesur liderlerinden biri oldu. Küçük yaşta babasını yitiren yiğit zeybek, annesi Fatma Hanım'ın şefkatli kollarında büyüdü. Henüz çok küçük bir bebekken babasını yitiren ve annesinin şefkatli kolları arasında büyüyen cesur genç, bölgenin efsanevi kahramanı Atçalı Kel Mehmet Efe'yi kendisine örnek alarak zeybek olmayı düşlüyordu. İzmir'in işgali sonrasında zeybek gruplarını toplayarak düşman işgali altındaki vatanın kurtuluşu için direniş başlatan efe, kurtuluş meşalesini yakan kahraman bir askerdir. Şanlı mücadelesiyle adını tarihe altın harflerle yazdırdı.
Çocukluk Düşünden Dağların Hakimliğine
Sarıtekeli aşiretinden Abdi Bey ve Atmaca aşiretinden Fatma Hanım'ın evladı olan Yörük Ali, bebekken yetim kaldı. Gençlik yıllarında zorlu bir hayat sürdü. Takvimler 1916 yılını gösterdiğinde Osmanlı Ordusu saflarında Kafkas Cephesi'ne giderek Rus kuvvetlerine karşı kahramanca çarpıştı. Sarıkamış Trajedisi sonrasında ordudan ayrılarak doğduğu topraklara geri döndü. Köyüne dönünce, Alanyalı Molla Ahmet Efe liderliğindeki zeybek birliğine katılarak Aydın dağlarında dolaşmaya başladı. Komutan Alanyalı Molla Ahmet Efe bir çatışmada can verince, grubun başına geçen Yörük Ali 'Efe' unvanını aldı. Böylece dağların yeni lideri oldu.
Kahramanın ailesi ve yakın çevresine dair kayıtlarda öne çıkan bazı önemli isimler şunlardır:
- Babası Sarıtekeli Abdi Bey ve annesi Atmaca Fatma Hanım
- Henüz 14 yaşındayken gerçekleştirdiği ilk evliliğinden olan oğlu Abdi
- İkinci eşi Feride Molla Hanım ve ondan doğan sekiz evladı
Malgaç Baskını ve Kurtuluş Savaşı Kahramanlığı
Yunan ordusunun 15 Mayıs 1919'da İzmir'e çıkması, vatan toprağında büyük bir direniş dalgası başlattı. Yörük Ali Efe, Kıllıoğlu Hüseyin Efe ve diğer zeybeklerle omuz omuza vererek işgale karşı güçlü bir barikat kurdu. Kıllıoğlu Hüseyin Efe ve cesur arkadaşlarıyla birlikte 16 Haziran 1919'da Malgaç demiryolu istasyonu karakoluna sürpriz bir baskın düzenleyen zeybekler, işgalci kuvvetlere ağır kayıplar verdirerek Kurtuluş Savaşı'nın ilk zaferini kazandılar. Bu sürpriz taarruz, işgalci güçlere çok ağır zayiatlar verdirirken halkın kırılan ümidini ve mücadele azmini yeniden canlandırdı. Kasım 1920 tarihine kadar gerilla taktikleriyle düşman güçlerini yıpratan Yörük Ali, ardından düzenli ordu saflarına katıldı. Orduda albay rütbesiyle vatan savunmasına çok önemli katkılar sundu. Bu zaferler tarihe yön verdi.
Sakin Bir Yaşam ve Sonsuzluğa Uzanış
Cumhuriyet kurulduktan sonra ordudaki görevinden istifa eden kahraman, sakin bir yaşam sürmek adına İzmir'e taşındı. İzmir'de geçen altı yılın ardından Yenipazar ilçesine yerleşti ve ömrünün sonuna kadar orada ikamet etti. Halk arasında Efelerin Efesi olarak anılan Yörük Ali Efe adına yakılan türküler, onun şanını nesiller boyu yaşattı. Büyük zeybek lideri, 1951 yılında geçirdiği korkunç otomobil kazasında çok ağır şekilde yaralandı. Tedavi edilmek amacıyla gittiği Bursa'da, 26 Eylül 1951 tarihinde elli altı yaşında yaşama veda etti. Cenazesi Yenipazar'daki hanesinin bahçesine defnedildi. Milli mücadele kahramanının Yenipazar'da ömrünü geçirdiği tarihi konut, vefatından tam yarım asır sonra, yani 2001 yılında Kültür Bakanlığı tarafından aslına uygun şekilde restore edilerek müze haline getirildi. Günümüzde Yenipazar ilçesinde kahramanın heybetli bir heykeli bulunmaktadır.
