İçeriğe Atla
Cemal Süreya fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Cemal Süreya Kimdir?

İkinci Yeni şiirinin öncülerinden Cemal Süreya, 1931 yılında doğdu. Özgün tarzı, dergiciliği ve unutulmaz eserleriyle Türk edebiyatında derin izler bıraktı.

Diğer adlar: Cemalettin Seber

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Cemal Süreya Hakkında

Türk edebiyat tarihinin en özgün ve devrimci şairlerinden biri olan Cemal Süreya (asıl adıyla Cemalettin Seber), 1931 senesinde o dönem Tunceli sınırları içerisinde yer alan, daha sonraları ise Erzincan'a bağlanan Pülümür ilçesinde dünyaya gözlerini açtı. Dersim İsyanı'nın yarattığı çalkantılı atmosferde ailesiyle birlikte sürgüne gönderilen yazar, zorlu çocukluk yıllarının ardından Bilecik ve İstanbul'da eğitim alarak genç yaşta edebiyat dünyasına adım attı. İkinci Yeni şiir akımının kuramsal temellerini atan şair, 9 Ocak 1990 tarihinde İstanbul'da hayata gözlerini yumana dek şiirleri, denemeleri, çevirileri ve dergicilik faaliyetleriyle Türkçe edebiyatı kökünden dönüştüren bir vizyoner haline geldi.

Eğitim hayatına sürgünün gölgesinde devam eden Seber, 1947 yılında Bilecik Ortaokulu'ndan mezuniyet belgesini aldı. Ardından İstanbul'un tarihi eğitim kurumlarından Haydarpaşa Lisesi'ne kaydolan şair, buradaki eğitimini 1950 senesinde tamamladı. Yükseköğrenim için Ankara'ya yönelerek Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye ve İktisat Bölümü'ne girdi ve 1954 yılında bu bölümü başarıyla bitirdi. Diplomasını almasının hemen peşinden Maliye Bakanlığı bünyesinde müfettişlik görevini üstlenerek uzun yıllar sürecek devlet memurluğu serüvenine ilk adımını attı.

Edebiyatta Bir Dönüm Noktası: İkinci Yeni ve Papirüs

Lise sıralarındayken aruz ölçüsüyle yazdığı şiir denemeleriyle edebiyatla tanışan genç sanatçı, üniversite yıllarında serbest vezne yönelerek kendi sesini buldu. İlk şiiri "Şarkısı-beyaz" Ocak 1953'te Mülkiye dergisinde okuyucuyla buluştuğunda, Türk şiirinde yeni bir devrin kapısı aralanıyordu. 1950'lerin başında filizlenen İkinci Yeni hareketinin en aktif ve yön verici teorisyenlerinden biri haline gelen Cemal Süreya, şiirde salt anlamsızlığı savunan radikal görüşlere mesafeli durdu. Geleneksel şiir unsurlarına karşı duruş sergilese de geçmişin sunduğu estetik zenginlikleri reddetmeyip kendi potasında eritmeyi bildi. Doğu ve Batı edebi geleneklerinin birbirini tamamlamaktan ziyade çatıştığı o gerilimli alanda konumlanmayı seçen şair, dizelerinde cinselliği cesurca işlerken toplumsal değer yargılarına ve etik normlara da asla sırtını dönmedi.

Sanatçının hayatındaki en büyük tutkulardan biri yayıncılıktı. 1961 yılında kuruculuğunu üstlendiği ve edebiyat dünyasında ekol haline gelen Papirüs dergisini hayatı boyunca üç farklı dönemde zor şartlar altında yayımladı. Temmuz 1965'te müfettişlik görevinden istifa ederek dergiyi yeniden hayata geçiren sanatçı, bu süreçte geçimini Fransızca dilinden yaptığı yetkin çeviriler sayesinde sağladı. 1971'de memuriyet hayatına geri dönen Süreya, 1978 yılında Kültür Bakanlığı bünyesindeki Kültür Yayın Kurulu Danışma Üyeliği görevinde bulundu. Şubat 1982'de müşavir maliye müfettişliği unvanıyla emekliye ayrıldıktan sonra da edebiyattan kopmadı; yayınevlerinde editörlük, ansiklopedilerde kırmızı kalemlik (redaktörlük) ve çevirmenlik yaparak entelektüel üretimine devam etti.

Çok Yönlü Bir Kalem ve Göçebe Yaşam

Edebi üretkenliğini sadece şiirle sınırlı tutmayan Süreya, çok sayıda gazete ve dergide köşe yazarı ve yönetici olarak çalıştı. Pazar Postası, Yeditepe, Oluşum, Türkiye Yazıları, Politika, Yeni Ulus, Aydınlık, Saçak, Yazko Somut ve 2000'e Doğru gibi süreli yayınlarda kaleme aldığı yazılarla dönemin entelektüel tartışmalarına yön verdi. Emekliliğinin ardından Oluşum, Türkiye Yazıları, Saçak ve Maliye Yazıları dergilerinin kültür ve sanat sayfalarını yönetti. Ayrıca 1983 yılında Orta Doğu İktisat Bankası'nda yönetim kurulu üyeliği yaptı. Yazılarında sorunlara kestirme yanıtlar sunmak yerine okuru yeni sorular sormaya teşvik eden bir yöntem izleyen yazar, denemelerinde kendi iddialarını dikte etmektense diğer şairlerin düşünce dünyasını mercek altına almayı yeğledi. Sanatçının Hürriyet Gösteri ve Milliyet Sanat dergilerinde neşredilen günlükleri ise otobiyografi, hatırat ve deneme türlerini bir araya getiren özgün birer başyapıt niteliğindedir.

Süreya'nın hareketli ve değişken iç dünyası, yaşam alanlarına da doğrudan yansıdı. Hayatı boyunca 4 kez evlilik yapan ve tam 29 farklı evde ikamet eden şairin bu düzensiz ve "göçebe" yaşam biçimi, eserlerinin tematik yapısını da derinden şekillendirdi. 4 Kasım 1989'da kaleme aldığı vasiyet niteliğindeki miras belgesinde hayat arkadaşına iki halı, kütüphanesini, çiçeklerinin tamamını, büyük aynasını, tüm kitaplarının telif haklarının yarısı ile notlarını bırakan usta sanatçı, 9 Ocak 1990'da İstanbul'da aramızdan ayrıldı. Vefatının ardından anısını yaşatmak üzere adına bir şiir ödülü düzenlenmeye başlandı. Biyografisi ve geride bıraktığı arşiv malzemeleri, 1995'te Feyza Perinçek ile Nursel Duruel imzalı "Cemal Süreya / Şairin Hayatı Şiire Dahil" ve 1997'de çıkan "Cemal Süreya Arşivi" adlı inceleme kitaplarıyla ölümsüzleştirildi.

Ödüllü Eserleri ve şiir Dünyası

Türkçe şiire getirdiği taze solukla birçok prestijli ödüle layık görülen Cemal Süreya, hem kendi döneminde hem de günümüzde edebiyat okurlarının başucu yazarı olmayı sürdürmektedir. Sanatçının edebiyat dünyasına miras bıraktığı başlıca eserler şunlardır:

şiir Kitapları:

  • Üvercinka (1958 - Yeditepe şiir Armağanı)
  • Göçebe (1965 - 1966 Türk Dil Kurumu şiir Ödülü)
  • Beni Öp Sonra Doğur Beni (1973)
  • Sevda Sözleri (1984 - Toplu şiirleri)
  • Sıcak Nal ve Güz Bitigi (1988 - Behçet Necatigil şiir Ödülü)
  • Sevda Sözleri (1990 - Bütün şiirlerini içeren ölüm sonrası basım)

Düzyazı ve Deneme Kitapları:

  • Şapkam Dolu Çiçekle (1976)
  • Günübirlik (1982)
  • Onüç Günün Mektupları (1990)
  • 99 Yüz (1991)
  • 999. Gün / Üstü Kalsın (1991)
  • Folklor şiire Düşman (1992)
  • Uzat Saçlarını Frigya (1992)
  • Aydınlık Yazıları / Paçal (1992)
  • Oluşum'da Cemal Süreya (1992)
  • Papirüs'ten Başyazılar (1992)
  • Günler (1996)
  • Güvercin Curnatası (1997)
  • Toplu Yazılar I: Şapkam Dolu Çiçekle ve şiir Üzerine Yazılar (2000)