Türk sinemasının üretken isimlerinden biri olan, asıl adıyla Süleyman Faik Durgun olarak bilinen Cem Erman, 1 Ocak 1947 tarihinde Hatay'da dünyaya geldi. 1970'li yıllarda katıldığı prestijli bir yarışmayla adım attığı sinema kariyerinde, yüzden fazla yapımda rol alarak izleyicilerin hafızasında yer edindi. Sanatçı, fotoromanlardan beyaz perdeye uzanan bu serüvenini Almanya'ya göç ederek ve ardından dramatik bir yalnızlıkla Adana'da sonlandırarak Türk sinema tarihine adını yazdırdı.
Ses Dergisinden Yeşilçam'a Uzanan Kariyer Kapısı
Genç yaşlarda sinemaya ilgi duyan Süleyman Faik Durgun, Mersinli bir baba ile Halepli bir annenin en küçük evladı olarak hayata gözlerini açtı. Oyunculuk dünyasına adım atması ise 1973 senesinde gerçekleşti. Dönemin en popüler yayın organlarından biri olan Ses dergisi tarafından organize edilen sinema oyunculuğu yarışmasına başvurdu. Sektöre pek çok star kazandıran bu prestijli yarışmada üçüncülük derecesini elde etti. Kendisiyle aynı dönemde podyumda ve jüri karşısında ter döken diğer önemli isimler de bulunmaktaydı:
- Mesut Engin
- Cemil Şahbaz
- Salih Kırmızı
- Mahmut Hekimoğlu
Bu büyük başarının ardından hızla Yeşilçam dünyasına giriş yaptı. Sinema dünyasında Cem Erman sahne ismini kullanmaya başladı ve dönemin en ünlü yıldızlarıyla kamera karşısına geçti. Kariyeri boyunca 100'den fazla sinema filminde yardımcı ve başrol oyuncusu olarak görev aldı. Beraber çalıştığı efsanevi isimlerden bazıları şunlardır:
- Orhan Gencebay
- Bülent Ersoy
- Gülşen Bubikoğlu
- Zeynep Değirmencioğlu
- Fatma Girik
Ayrıca beyaz perdenin yanı sıra basılı medyanın da gözdesi haline geldi. Kelebek ve Saklambaç gibi popüler gazetelerin sayfalarında yayımlanan 50'ye yakın fotoromanda başrol üstlenerek halkın büyük beğenisini topladı.
Almanya Yılları ve Aile Yaşamı
1970'lerin sonlarına doğru Türk sinemasında başlayan ve sektörü derinden sarsan seks filmleri furyası, Cem Erman'ın da kariyerinde keskin bir viraj almasına yol açtı. Sanatsal duruşunu korumak adına bu yeni dönemde yer almayı tercih etmeyen oyuncu, sinema çalışmalarına bir süre ara verdi. Bu süreçte Türkiye'den ayrılarak Almanya'ya yerleşti ve yaşamının bir kısmını gurbette geçirdi. Yıllar sonra yurda dönerek Adana'ya yerleşen Erman, burada özel hayatında yeni bir sayfa açtı. 2007 yılında Sevim Demiroğlu ile nikah masasına oturdu. Ancak evlilikleri uzun ömürlü olmadı ve çift bir süre sonra boşanma kararı aldı. Buna rağmen birbirlerinden tamamen kopamayan ikili, ayrılığın ardından yeniden bir araya gelerek yaşamlarını birlikte sürdürme kararı aldı.
Adana'da Dramatik Son ve Hüzünlü Veda
Hayatının son dönemini yalnız geçirmeyi tercih eden usta aktör, sessiz sedasız bir yaşam sürüyordu. Ancak 7 Ağustos 2011 tarihinde acı haber geldi. Adana'daki evinde tek başına yaşayan Cem Erman, eşi Sevim Erman tarafından hareketsiz bir şekilde bulundu. Yapılan incelemeler neticesinde, usta oyuncunun vefatının üzerinden üç gün geçtiği tespit edildi. 64 yaşında aramızdan ayrılan sanatçının arkasında bıraktığı kişisel eşyaları ise adeta bir Yeşilçam melodramı kadar hüzünlüydü. Erman'ın cansız bedeninin cebinden sadece şunlar çıktı:
- Birkaç adet süper loto kuponu
- Yalnızca 50 kuruş madeni para
- Kendi yazdığı veya taşıdğı hüzünlü bir şiir
Bu buruk son, Türk sinemasına adanmış koca bir ömrün sessizce nihayete ermesinin simgesi oldu. Cem Erman, Yeşilçam'ın altın yıllarındaki performansları ve canlandırdığı karakterlerle sinemaseverlerin zihninde yaşamaya devam ediyor.
