Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde üstlendiği kritik görevlerle yakın tarihin en çok tartışılan isimlerinden biri haline gelen Jandarma subayı Ahmet Cem Ersever, terörle mücadele ve istihbarat alanında derin izler bırakmış bir askerdir. 6 Haziran 1950 tarihinde dünyaya gelen Ersever, özellikle Güneydoğu Anadolu'daki istihbarat faaliyetlerini yönetmesi ve JİTEM'in fikir babalığını yapmasıyla tanınır. Orgeneral Eşref Bitlis'in şüpheli kaybının ardından ordudan istifa ederek kamuoyunu sarsan açıklamalara hazırlanan emekli subay, 4 Kasım 1993'te Ankara'nın Elmadağ ilçesinde elleri bağlı ve başından vurulmuş halde ölü bulunmuştur. Yaşamı kadar karanlıkta kalan ölümü de Türkiye'nin yakın dönem askeri ve siyasi gündeminde uzun süre tartışılan bir dönüm noktası oluşturmuştur.
Askeri Kariyeri ve Kaçakçılıkla Mücadele Yılları
Ersever'in askeri hayata adım atmasında subay olan babası İzzet Ersever'in mesleği belirleyici bir rol oynamıştır. Babasının görevi nedeniyle ilköğrenimini ülkenin çeşitli yerlerinde tamamlamıştır. Ardından ortaöğrenimini 1967 yılında mezun olduğu TED Ankara Koleji'nde bitirmiştir. Lise eğitiminin hemen ardından Kara Harp Okulu'na kaydolarak askeri eğitimine yön veren Ersever, 1972 yılında Jandarma Teğmen rütbesine erişerek mezuniyetini gerçekleştirmiştir. Mesleki donanımını artırmak amacıyla 1973 senesinde Piyade Okulu'nu, 1974'te ise Jandarma Subay Okulu'nu başarıyla bitirerek sahaya adım atmıştır.
Tarihler 11 Aralık 1979'u gösterdiğinde Jandarma Genel Komutanlığı tarafından özel bir soruşturma misyonuyla görevlendirilen Ersever, geniş bir coğrafyada kaçakçılık faaliyetlerinin üzerine gitmiştir. Bu kapsamda aşağıdaki şehirlerde organize kaçakçılık olaylarını kapsamlı biçimde soruşturmuştur:
- Mersin ve Hatay,
- Gaziantep ve Mardin,
- Şanlıurfa ve Edirne,
- Kırklareli ve İzmir.
12 Eylül Darbesi'nin sonrasında ise İskenderun bölgesinde kaçakçıların arasına bir ajan kimliğiyle sızarak istihbarat toplamıştır. Buradaki gizli faaliyetlerinden elde ettiği hassas verileri doğrudan dönemin Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun'a iletmiştir. Hazırladığı raporlar Milli Güvenlik Konseyi toplantılarında konuşulmuştur. Ayrıca yakaladığı kaçakçıların yargılandığı mahkemelerde bizzat tanıklık yapmıştır.
JİTEM'in Doğuşu ve İstihbarat Faaliyetleri
Yüzbaşı rütbesiyle görev yaptığı sırada Güneydoğu Anadolu'da tırmanan terör olaylarına karşı yeni bir savunma konsepti geliştirmeyi amaçlayan Ersever, istihbarat toplama ve operasyonel faaliyetleri birleştirecek bir yapının temellerini atmıştır. Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele olarak adlandırılan ve doğrudan Jandarma Genel Komutanlığına bağlı faaliyet yürüten bu merkezi örgütlenmenin fikir babalığını üstlenmiştir. Teşkilat bünyesinde oldukça aktif görevler almıştır. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki terörle mücadele faaliyetlerinin merkezinde yer alan Ersever, sıcak çatışmalara bizzat katılarak operasyonları yönetmiştir. Ayrıca terör örgütüne yardım veya yataklık eden unsurlarla irtibat kurarak istihbarat ağını genişletmiştir.
Ersever'in yürüttüğü istihbarat çalışmalarının bir diğer boyutu ise Hizbullah örgütünün lideri Hüseyin Velioğlu ile kurduğu temaslardır. Alparslan Türkeş'in de avukatlığını üstlenen Emin Emir, müvekkili Ersever'in Velioğlu ile yakın ilişkisi olduğunu ve kendisinden son derece nitelikli istihbarat sağladığını doğrulamıştır. Özellikle 1989-1990 yılları arasında ikilinin temaslarının yoğunlaştığını aktaran Emir, Ersever'in bu dönemde düşmanımın düşmanı dostumdur anlayışıyla hareket ettiğini ifade etmiştir. Bununla birlikte avukat, Ersever'den Hizbullah'ın devlet eliyle kurulduğuna dair hiçbir beyan işitmediğini de sözlerine eklemiştir.
İstifa Süreci ve Gizemli Ölümü
Orgeneral Eşref Bitlis'in Mart 1993'teki şüpheli ölümünün ardından askeri yaklaşımları protesto eden Ersever, ordudaki görevinden istifa kararı almıştır. Mayıs 1993'te Milliyet gazetesine ulaştırdığı özgeçmişinde ve yaptığı açıklamalarda, 1984 yılından beri süregelen hatalar ile Güneydoğu'daki gerçeklerin Türk kamuoyundan gizlendiğini iddia etmiştir. Yakın zamanda düzenleyeceşi bir basın toplantısıyla Celal Talabani'nin bölgedeki faaliyetlerini, PKK ile olan bağlarını, koruculuk sistemini, itirafçıları ve faili meçhul cinayetleri deşifre edeceğini duyurmuştur. Ayrıca bazı siyasi figürlerin örgütsel konumlarını açıklayacağını beyan etmiştir. Bu açıklamalarından kısa süre sonra hayatını kaybetmiştir. Elmadağ yakınlarında kafasına iki el ateş edilmiş halde bulunan naaşı, arkasında pek çok yanıt bekleyen soru bırakmıştır. Ayrıca JİTEM itirafçısı Abdulkadir Aygan, Eşref Bitlis ile Ersever'in son dönemde aralarının açıldığını ve Bitlis'in ölümünde Ersever'in parmağı olabileceğini iddia etmiştir.
