Ahmet Cem Ersever, 1950 yılında Erzurum’da dünyaya gelmiş; Jandarma bünyesinde kurulan ve kamuoyunda JİTEM kısaltmasıyla bilinen Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Birimi’nin kurucusu olan subaydır. 4 Kasım 1993’te Ankara Elmağ’da cesedi bulunan Ersever, Türkiye’nin en karışık dönemlerinden birinde yaşamını yitirdi; öldürenler hiçbir zaman tespit edilemedi.
Eğitim ve Askerlik Yaşamı
Ersever, yükseköğrenime Ankara Basın Yayın Yüksek Okulu’nda başladı; ancak bir yılın ardından okulu bırakarak 1969’da Harb Okulu’na geçti. 1972’de mezun olarak subay üniformasını giyen Ersever, ilk görevlerini kaynaklıkçılık ve kaçakçılık soruşturmalarında geçirdi. 11 Aralık 1979’da Jandarma Genel Komutanlığı, onu çeşitli illerdeki kaçakçılık olaylarını soruşturmakla görevlendirdi; 20 Şubat 1980’de ise benzer bir görevle Trabzon’a atandı. O dönem boyunca yüzbaşı rütbesiyle çalışıyordu.
JİTEM’in Kuruluşu ve İstifa
12 Eylül sonrasının siyasi ikliminde, Güneydoğu’da yükselen terör, kaçakçılık ve örgütlü eylemlerle mücadele etmek amacıyla JİTEM kurulması kararı alındı. Bu birimi oluşturmak ümidiyle Jandarma Genel Komutanlığı’na doğrudan bağlı özel yapılanmanın başına Ersever getirildi. Gazeteci Soner Yalçın ile yaptığı röportajlarda Mahmut Yıldırım ve faili mechul cinayetler konusunda önemli açıklamalar yapan Ersever, kısa süre sonra Orgeneral Eşref Bitlis’in kuşkulu uçak kazasında hayatını kaybetmesiyle sarsıldı. Bu gelişme üzerine otuz çalışma arkadaşıyla birlikte görevinden istifa etti.
Kayıp ve Faili Mechul Ölüm
24 Ekim 1993’te Soner Yalçın ile yaptığı röportajlarla ilgili ifade vermek üzere gittiği Ankara’da Ersever’den haber alınamaz oldu. On gün sonra, 4 Kasım 1993’te cesedi Ankara Elmağ ilçesi çıkışında bulundu; elleri arkadan bağlı, ağzı bantlı ve kafasına iki el ateş edilmişti. Şokéte yakın bir süreçte sevgilisi Neval Boz ve itirafçı Murat Demir’in ceset de Ankara’da bulundu. Avukatı Emin Emir, Ersever ile Hizbullah lideri Hüseyin Velioğlu arasında yakın ilişkiler bulunduğunu kamuoyuna duyurdu; ancak cinayetin failleri hiçbir zaman mahkeme önüne çıkarılamadı.
Yaşadığı dönemde Üçgendeki Tezgah ve APO-PKK-Kürtler adlı iki kitabı kaleme alan Ersever’in ölümünün ardından Soner Yalçın, Binbaşı Ersever’in İtirafları adlı eseri yayımladı. Bu kitap, Ersever’in anlatımlarını ve Türkiye’nin karanlık sayfaları olarak nitelendirilen döneme ait izlenimleri kapsaması bakımından önemli bir belge niteği taşımaktadır.
