Türk basın tarihinin ve tiyatro eleştirmenliğinin öncü simalarından biri olan Mehmet Celalettin Ezine, 1901 yılında İstanbul'da dünyaya gözlerini açtı. Hukuk Fakültesi profesörü ve temyiz mahkemesi azası olan babası Memduh Bey'in oğlu olan Ezine, Türk edebiyatının dev kalemi Nazım Hikmet ile de kardeş çocuklarıdır. Genç yaştan itibaren aldığı çok yönlü eğitimle dikkat çeken aydın yazar, ömrü boyunca kalemiyle toplumsal dönüşümleri ve sanat dünyasını derinden etkiledi. Gazetecilikten tiyatro yazarlığına kadar geniş bir yelpazede ürettiği eserleriyle, batılılaşma sancıları çeken Cumhuriyet dönemi Türkiye'sinde entelektüel köprü vazifesi gördü.
Avrupa'da Şekillenen Bir Entelektüel
Eğitim hayatına Galatasaray Lisesi çatısı altında ilkokul sıralarında başlayan Celalettin Ezine, henüz on üç yaşındayken eğitimini sürdürmek üzere Almanya'nın yolunu tuttu. Ortaöğrenimini ise Almanya'da tamamladı. Felsefeye olan tutkusu onu Heidelberg ve Leipzig üniversitelerine yönlendirirken, ekonomi alanındaki yetkinliğini ise Paris Siyasal İlimler Yüksek Okulu'nda aldığı eğitimle perçinledi. 1927 senesinde büyük bir birikimle vatanına geri dönen genç entelektüel, dönemin usta edibi Mithat Cemal Kuntay'dan aldığı özel derslerle Türkçe yazım dilini daha da olgunlaştırdı.
Gazetecilik Yılları ve Cephe Arkası Tanıklıkları
Yurda dönüşünün ardından ilk yıllarda yabancı ortaklı şirketlerde görev alarak profesyonel hayata adım atan Ezine, 1935 yılına kadar bu görevlerini sürdürdü. Bu tarihten sonra tüm enerjisini yayın dünyasına aktaran yazar, 1938 ile 1941 yılları arasında Gün gazetesinin başyazarlık koltuğuna oturdu. Aydınlatıcı fikirlerini kamuoyuna ulaştıran Ezine, Tasviri Efkâr, Cumhuriyet ve Hürses gibi dönemin en etkili gazetelerinde tiyatro ile edebiyat eleştirileri kaleme aldı. Eleştirmen kimliğinin yanı sıra usta bir muhabirdi. Cumhuriyet Gazetesi adına okyanus ötesine geçerek kaleme aldığı Amerika mektupları ile Tasviri Efkâr adına gittiği Avrupa'dan kaleme aldığı savaş dönemi röportajları, Türk basınında derin izler bıraktı. 1940 yılında ise yeni edebiyat akımının temsilcilerini bir araya getirmek amacıyla H. Tanrıkurt ile birlikte aylık Hamle dergisini neşretti.
Tiyatro Tutkusu ve Sahne Yapıtları
Celalettin Ezine'nin sanat serüveni uluslararası sınırları aşan bir zenginliğe sahipti. Almanca yazdığı ilk şiirleri Berliner Börsenzeitung'da okurla buluşurken, yine bu dilde kaleme aldığı "De Weg" adlı tiyatro oyunu Almanya'nın Darmstadt şehrindeki Stadttheater'de başarıyla sahnelendi. Avrupa'da aldığı felsefe ve ekonomi eğitimi sayesinde kazandığı geniş ufku yazın hayatına yansıtan Celalettin Ezine, Batı'daki çağdaş ve klasik sanatçılarla Türk sanatçılarını kıyaslayarak edebiyatımızda karşılaştırmalı eleştirinin ilk örneklerinden bazılarını sundu. Batılılaşan bir toplumdaki eski-yeni çatışmasını ele aldığı Yakup ve Ötekiler ile Bir Misafir Geldi oyunlarında bu dönüşümü derinlikli bir biçimde işledi. İkinci oyunu 1939 yılında İstanbul Şehir Tiyatroları'nda sahnelenerek izleyiciyle buluştu. Yazarlık yaşamında keskin polemiklerden de geri durmayan yazar, 1941 yılında tiyatro adamı Muhsin Ertuğrul ile giriştiği ve kamuoyunda büyük yankı bulan "Hamlet tartışmaları" sebebiyle mahkemelik oldu. Edebiyat ve tiyatro dünyasına kalıcı izler bırakan değerli yazar, 6 Ocak 1972 tarihinde yetmiş bir yaşındayken dünyadan ayrıldı.
Celalettin Ezine Eserleri
- Yakup ve Ötekiler (Oyun, 1938)
- Bir Misafir Geldi (Oyun, 1939)
- Amerika Mektupları (Gezi, 1940)
- Harb İçinde Avrupa (Gezi, 1943)
