Türkiye'de modern bilimsel çalışmaların temellerini atan isimlerin başında gelen Cafer Fahri Dikmen, ülkenin ilk mikrobiyoloğu unvanıyla tıp ve veterinerlik tarihine adını altın harflerle yazdırmıştır. 1876 yılında Batum'da dünyaya gelen Osmanlı Türkü bilim insanı, 9 Eylül 1962 tarihinde İstanbul'da hayatını kaybedene dek yaşamını bilime ve vatanına hizmet etmeye adamıştır. Zorlu bir çocukluk döneminin ardından aldığı nitelikli eğitimle genç yaşta sivrilen Dikmen, Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde bakteriyoloji alanında kritik roller üstlenerek ulusal düzeyde büyük başarılara imza atmıştır. Bilimsel birikimini salgın hastalıklarla mücadeleye aktaran bu değerli şahsiyet, ülkenin mikrobiyoloji alanındaki ilk uzmanı olarak tarihteki yerini almıştır.
Batum'dan Darüşşafaka'ya Uzanan Zorlu Bir Yaşam Hikayesi
Dikmen'in hayat yolculuğu, 93 Harbi'nin getirdiği büyük göç dalgasıyla şekillenmiştir. Gürcü kökenli ailesi, bu büyük savaşın ardından Batum'dan ayrılarak Ordu'nun Karadeniz kıyısındaki şirin ilçesi Ünye'ye yerleşmiştir. Genç Cafer Fahri'nin babası Ünye Orman Süvari Memuru olarak görev yapmaktayken henüz çocuk yaştayken hayata gözlerini yummuştur. Babasının erken vefatı ailesini zor durumda bıraktı. Genç Dikmen, eğitim hayatına bu zor şartlar altında başladı. Lise eğitimini İstanbul'un köklü eğitim kurumu Darüşşafaka bünyesinde tamamlaması, onun hayatındaki en büyük dönüm noktalarından biri olmuştur. Buradaki disiplinli ve üstün eğitimi başarıyla bitiren genç deha, yükseköğrenim için Mülkiye Yüksek Baytar Mektebi'nin Bakteriyoloji bölümünü tercih etmiştir.
Bakteriyoloji Alanındaki Görevleri ve Tiflis Yolculuğu
Yükseköğrenimini tamamlamasının ardından meslek hayatına hızlı bir giriş yapan Dikmen, devletin farklı kademelerinde önemli sorumluluklar almıştır. Kariyerinin ilk yıllarında taşrada ve merkezde çeşitli hekimlik, kontrolörlük ve eğitmenlik rollerini başarıyla üstlenmiştir. Bilim insanının üstlendiği bu önemli görevlerden bazıları şunlardır:
- Trabzon Vilayet-i Muayene-i Hayvaniye Memurluğu
- Adapazarı Muayene-i Hayvaniye Memurluğu
- Mülkiye Baytar Mektebi Serîriyat ve Ameliyatı Cerrahiye Muallim Muavinliği
- Bakteriyolojihane Mustahsar Muavinliği
- Mülkiye Baytar Mektebi Muayene-i Luhum Muallimliği
Bu sahadaki ve okuldaki tecrübelerinin ardından Dikmen, 1908 yılında Baytar Bakteriyoloji Baytar Müdüriyeti Müstahzarı olarak atanarak laboratuvar çalışmalarına daha fazla ağırlık vermiştir. Bu dönemde gösterdiği üstün başarılar üzerine devlet tarafından özel bir görevle yetkilendirilen Dikmen, 1909 yılında çok önemli bir bilimsel seyahate çıkmıştır. Hayvan hastalıklarına karşı geliştirilen serumlar hakkında detaylı incelemeler yapmak üzere Tiflis'e gönderilen heyette aktif görev üstlenmiştir. Yurt dışındaki bu tetkikler onun vizyonunu geliştirdi. Yurt dışı seyahatinden döndükten sonra Bakteriyolojihane Baytar Müdür Muavinliği makamına getirilen Dikmen, ülkedeki salgın hastalıkların kontrol altına alınmasında ve hayvancılık sektörünün korunmasında kilit roller oynamıştır.
Adalar'daki Toplumsal Hizmetleri ve Sanatçı Mirası
Bilimsel çalışmalarının yanı sıra idari ve toplumsal alanlarda da aktif rol alan Cafer Fahri Dikmen, yaşamının önemli bir bölümünü Adalar bölgesinde geçirmiştir. İstanbul Genel Baytar Müdürlüğü gibi üst düzey bir bürokratik görevi yürütürken aynı zamanda yerel yönetimlerde de sorumluluk üstlenmiştir. Adalar Meclisi İdare Azalığı ve Büyük Ada Meclis-i Tedris Azalığı yaparak eğitim ve idare işlerine yön vermiştir. Özellikle savaş ve yoksulluk yıllarında toplumsal dayanışmayı güçlendirmek amacıyla Adalar Kızılay Cemiyeti ile Müdafa-i Milliye Cemiyeti başkanlıklarını yürütmüştür. Gençlerin eğitimine de katkı sunmaya devam eden bilim insanı, Darülhifetil Aliye Medresesi Kısm-ı Tali Mevalid-i Sülüse ve Malumat-ı Ziraiye Dersi Muallimi olarak da kürsüde yer almıştır.
Evli ve iki çocuk babası olan Cafer Fahri Dikmen'in aile yaşantısı da Türk sanat dünyasına çok kıymetli isimler kazandırmıştır. Entelektüel birikimiyle tanınan Dikmen'in kızları Şükriye Dikmen ve Tiraje Dikmen, aldıkları aile terbiyesinin de etkisiyle ülkemizin yetiştirdiği en önemli ve öncü kadın ressamlar arasında yerlerini almışlardır. Türkiye'nin ilk mikrobiyoloğunun bilim dünyasına yaptığı katkılar, kızlarının tuvalinde hayat bulan renklerle birleşerek Türk kültür tarihinde silinmez bir iz bırakmıştır. Cumhuriyet öncesi ve sonrasındaki fedakar çalışmalarıyla bilinen Dikmen, ülkesine önemli hizmetlerde bulundu. Geride büyük bir bilimsel ve sanatsal miras bırakarak aramızdan ayrılmıştır.
