Türk tiyatrosunun ve sinemasının en üretken simalarından biri olan Bilge Şen, yarım asrı aşan kariyeriyle sanat dünyasında derin izler bırakmıştır. Sanatçı, 25 Ocak 1944 tarihinde İzmir'in Ödemiş ilçesinde dünyaya gözlerini açmış ve gençlik yıllarından itibaren tiyatro sahnesinin o büyüleyici, tozlu ve gizemli atmosferine kendini tamamen kaptırmıştır. Konservatuvardan mezun olduğu 1963 yılından itibaren hem özel tiyatrolarda hem de Devlet Tiyatroları bünyesinde çok sayıda önemli karaktere hayat vermiştir. Sahneye adanmış bu yaşam öyküsü, çocukluk yıllarında başlayan büyük bir tutkunun kararlı bir mesleki başarıya dönüşmesinin en güzel örneklerindendir.
Ödemiş'ten Sahne Tozuna: Çocukluk ve İlk Adımlar
Bilge Şen, İzmir'in sıcak ve samimi ilçesi Ödemiş'te, dört çocuklu bir ailenin üçüncü evladı olarak dünyaya geldi. Tarımla uğraşan babası Şakir Şen, pamuk, tütün ve zeytin yetiştiriciliği yaparken aynı zamanda amatör düzeyde tiyatro ile ilgileniyordu. Babasının bu sanat sevgisi, küçük Bilge'nin de sanatla iç içe büyümesini sağladı. Henüz altı yaşındayken Aziz Basmacı, Muzaffer Hepgüler, Toto Karaca ve İsmail Dümbüllü gibi dev isimleri sahnede izleme fırsatı buldu. Bu erken karşılaşmalar, onun gelecekteki tercihlerini belirledi.
İlkokul eğitimini doğup büyüdüğü Ödemiş'te tamamlayan Şen, ortaokul yıllarında okulun düzenlediği tiyatro oyunlarında görev almaya başladı. Bu dönemde sahnelediği "İki Efendinin Uşağı" isimli oyundaki performansı, pandomim sanatçısı Erdinç Dinçer'in dikkatini çekti. Dinçer'in kıymetli yönlendirmeleriyle yeteneğini geliştiren genç yetenek, Ankara Devlet Konservatuvarı sınavlarına girerek tiyatro bölümünü kazanmayı başarıdı. 1963 yılında konservatuvardan başarıyla mezun olarak profesyonel oyunculuk hayatına ilk resmi adımını atmış oldu.
İstanbul Sahnelerinde 16 Yıllık Macera
Konservatuvar eğitimini tamamladığı 1963 yılında İstanbul'a yerleşen Bilge Şen, ilk olarak Arena Tiyatrosu bünyesinde sahneye çıkmaya başladı. İstanbul'un hareketli sanat ortamında kendisini kısa sürede kabul ettiren oyuncu, tam 16 yıl boyunca çeşitli özel tiyatro topluluklarında aralıksız çalıştı. Bu süre zarfında Gen-ar Tiyatrosu, Ulvi Uraz Tiyatrosu, Devekuşu Kabare, Dostlar Tiyatrosu ve Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu gibi dönemin en prestijli ekipleriyle sahne aldı. Tiyatrolar, sanatçının yeteneğini zenginleştirmesine büyük imkan sundu.
Sanatçının 16 yıllık özel tiyatro kariyeri boyunca sahne aldığı önemli topluluklardan bazıları şunlardır:
- Arena Tiyatrosu
- Devekuşu Kabare
- Dostlar Tiyatrosu
- Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu
Devlet Tiyatroları Dönemi ve Ödüller
Sanatçı, özel tiyatrolarda edindiği engin deneyimin ardından 1979 yılında Devlet Tiyatroları kadrosuna katıldı. İlk olarak Bursa Devlet Tiyatrosu'nda görev yapan Şen, 1980 yılında itibaren çalışmalarını İstanbul Devlet Tiyatrosu bünyesinde sürdürdü. Ankara Devlet Tiyatrosu'nun sahneye koyduğu Gölge Ustası oyunundaki başarılı performansıyla 1982 yılında prestijli Avni Dilligil Ödülleri'nde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü'ne layık görüldü. Tiyatroya olan bu katkıları takdir görmeye devam etti. Sanatçı, 2017 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı Tiyatro Genel Müdürlüğü tarafından verilen Sahnede Bir Ömür Ödülü ile onurlandırıldı.
Devlet Tiyatroları'ndaki görev süresi boyunca ve sonrasında pek çok önemli yapıtta rol üstlendi. Bu oyunlar arasında Turhan Selçuk'un "Abdülcanbaz" (1993), Haldun Taner'in "Ay Işığında Şamata" (1997), Coline Serreau'nun "Bir Çöküşün Güldürüsü" (2002) ve Peter Turrini'nin "Mutlu Yıllar" (2008) gibi klasikler yer almaktadır. Sanatçı, canlandırdığı her karakterle izleyicinin hafızasında yer edindi.
Beyaz Perdeden Televizyon Ekranlarına
Tiyatro sahnelerindeki başarısını kamera önüne de taşıyan Bilge Şen, sinema dünyasındaki yolculuğuna da erken dönemde başladı. İlk sinema deneyimini ise 1965 yılında yaşadı. Bu yapım, "Bitmeyen Yol" isimli sinema filmiydi. Ardından "Baraj" (1977) ve "Yangın" (1984) gibi dikkat çeken sinema filmlerinde rol üstlendi. 2000'li yıllarda da popülerliğini koruyan usta oyuncu, 2005 yılında ünlü yönetmen Çağan İrmak'ın "Kabuslar Evi" dizisinde emlakçı rolüyle izleyici karşısına çıktı. Aynı yıl Türk sinemasının unutulmaz yapıtları arasına giren Babam ve Oğlum filmindeki performansıyla da adından söz ettirdi.
Sinema dünyasında da aktif olan Şen'in rol aldığı bazı yapımlar şunlardır:
- Bitmeyen Yol (1965)
- Baraj (1977)
- Yangın (1984)
- Babam ve Oğlum (2005)
Televizyon yapımlarının yanı sıra seslendirme çalışmalarında da aktif görev alan sanatçı, dünyaca ünlü fantastik yapım Harry Potter ve Felsefe Taşı filminin Türkçe seslendirmesinde ses kalitesi ve tonlamasıyla katkı sundu. 1960'lı yıllardan itibaren televizyon ekranlarında ve sinema salonlarında sergilediği performanslarla Türk halkının sevgisini kazanan Şen, çok yönlü sanat kimliğiyle tanınmaktadır.