Besim Rasim Abdullah, Kırcaali'nin Karağlar köyünde 1935 yılında dünyaya gelen, Bulgaristan Türklerinin kimlik ve özgürlük arayışını hekimlik ve edebiyatla harmanlamış aydın bir şahsiyettir. Genç yaşlarından itibaren hem tıp alanındaki çalışmaları hem de kaleme aldığı edebi eserlerle toplumsal fayda sağlamayı amaçlayan hekim, 1980'li yıllarda Bulgaristan yönetiminin uyguladığı sert asimilasyon politikalarına boyun eğmemesiyle bilinir. Direnişçi kimliği nedeniyle Belene Kampı başta olmak üzere çeşitli sürgün süreçlerinden geçen Abdullah, yaşadığı tüm baskılara rağmen kimliğinden taviz vermemiş, 1989 yılında ana vatanı Türkiye'ye sınır dışı edilerek özgürlüğüne kavuşmuştur.
İlk Yılları ve Eğitim Hayatı
Kırcaali bölgesinin köklü Türk yerleşimlerinden biri olan Karağlar köyünde doğan Besim Rasim Abdullah, ilköğrenimini doğduğu bu topraklarda tamamladı. Eğitim hayatına bölgenin merkezi okullarından Göklemezler bünyesinde devam eden yazar, ortaokul eğitiminin ardından o dönemin nitelikli kurumlarından Mestanlı Türk Lisesi'ne kaydoldu. Karma eğitim veren bu lisede sergilediği başarılı grafik ve Türk kimliğine duyduğu bağlılık, henüz gençlik yıllarında rejim unsurlarının dikkatini çekti. Milliyetçi suçlamalarla karşı karşıya kalan ve adım adım izlenen Abdullah, lise mezuniyetinin ardından öğretmenlik yapmaya başladı. Genç hekim adayı, mesleğe ilk adımını şu köylerde öğretmen olarak attı:
- Karağlar köyünde tamamlanan ilköğretim süreci,
- Göklemezler bölge okulunda devam eden ortaokul yılları,
- Mestanlı Türk Lisesi'ndeki başarılı lise eğitimi,
- Karaatlar ve Göklemezler köylerinde gerçekleştirilen üç yıllık öğretmenlik dönemi.
Tıp Kariyeri ve Edebi Çalışmaları
Öğretmenlik yaptığı yıllarda sadece eğitimle yetinmeyen Besim Rasim Abdullah, yerel ve merkezi nitelikteki basılı yayın organlarında aktif şekilde yer aldı. Şiir denemeleri ve toplumsal içerikli makaleleriyle gazetelerin sayfalarında kendine yer buldu. Yazınsal üretkenliğine devam ederken yüksegöğrenim hedeflerinden vazgeçmedi ve tıp alanına yöneldi. Başarılı bir hazırlık sürecinin ardından Filibe Akademisi'ni kazanarak 1966 yılında buradan hekim olarak mezun oldu. Mezuniyetinin ardından Kırcaali sancağına bağlı pek çok köy ve şehirde doktorluk yaptı. Bölge halkının sağlığını korumak adına özveriyle çalışan doktor, aynı zamanda edebi kimliğini korumayı da başardı.
Asimilasyon Baskısı ve Belene Kampı Sürgünü
Bulgaristan'da 1984 yılına gelindiğinde Türk azınlığa yönelik uygulamaya konan zorunlu isim değiştirme ve eritme kampanyası, Abdullah'ın hayatında dönüm noktası oldu. Rejimin asimilasyon girişimlerine kararlılıkla karşı duran cesur doktor, boyun eğmeyen tavrı sebebiyle hedefe kondu. Kısa süre içinde tutuklanarak dönemin en acımasız ceza merkezlerinden biri sayılan Belene Kampı'na gönderildi. Burada tam bir buçuk yıl boyunca insanlık dışı koşullara direnen aydın hekim, özgürlüğüne kavuşacağı anı beklerken sürgün kararıyla sarsıldı. Kamptan çıktıktan sonra ailesinin yanına dönmesine izin verilmeden, Kuzey Bulgaristan sınırları içinde yer alan ve hiç Türk nüfus barındırmayan Lehçevo köyüne iki buçuk yıllığına mecburi ikamete yollandı.
Türkiye'ye İlticası ve Özgür Yaşamı
Sürgün hayatının nihayete ermesiyle birlikte Stremtsi Göklemezler köyüne dönen Dr. Besim Rasim Abdullah, burada da rejim gözetiminde tutulmaya devam etti. Günde iki kez belediye yetkililerine imza verme zorunluluğu altında yaşam mücadelesi veren doktor, 1989 yılında resmi makamlarca Türkiye sınırına doğru sınır dışı edildi. Bu göç yolculuğu esnasında Türk ismiyle düzenlenmiş evrakları gerekçe gösterilerek mesleki onuru olan tıp diplomasına Bulgar yetkililer tarafından el konuldu ve diploma gözlerinin önünde yırtılarak çöpe atıldı. Büyük zorluklara rağmen küçüklüğünden beri hasretini çektiği Türkiye topraklarına ayak basarak iltica talebinde bulundu. Yıllar süren baskı ve sürgünlerin ardından nihayet özgürlüğünü kazanan hekim, günümüzde Kocaeli'nin Gebze ilçesinde sakin bir yaşam sürmektedir.