Benyamin Netanyahu, İsrail modern siyasi tarihinin en çok tartışılan, en sağ kanatta yer alan ve en uzun süre koltukta kalan lideridir. Tel Aviv'de 21 Ekim 1949 günü dünyaya gelen siyasetçi, ülkesinde doğrudan halk oyuyla seçilerek başbakanlık koltuğuna oturan ilk isim olma unvanını taşır. Ailesinin köklü entelektüel geçmişi ve askeri disiplini, onun liderlik karakterini derinden etkilemiştir. Siyasi kariyeri boyunca aldığı kararlarla hem ülkesinde hem de küresel arenada fırtınalar koparmıştır. Kamuoyunda "Bibi" lakabıyla tanınan Netanyahu, modern İsrail tarihini şekillendiren en önemli aktörlerden biridir.
Kökleri Litvanya Yahudilerine dayanan Netanyahu, Zila ve Benzion Netanyahu çiftinin oğlu olarak büyüdü. Babası Benzion Netanyahu, Yahudi tarihi üzerine uzmanlaşmış saygın bir profesördü. Aynı zamanda ünlü Hebrew Ansiklopedisi'nin ilk editörlüğünü yapmış ve siyonist lider Zeev Jabotinsky'nin yardımcılığını yürütmüştü. Ailenin diğer çocukları da dikkat çekici hayatlara sahipti. Ağabeyi Yonatan, 1976'daki Entebbe Operasyonu'nda hayatını kaybederken, küçük kardeşi Iddo ise radyolog ve yazar olarak kariyer yaptı. Üç kardeş de İsrail ordusunun en seçkin özel kuvveti olan Sayeret Matkal bünyesinde görev aldı.
Ailesiyle 14 yaşındayken Amerika Birleşik Devletleri'ne göç eden Netanyahu, Pennsylvania'nın Cheltenham kasabasına yerleşti. Buradaki liseden 1967 yılında mezun olduktan sonra hemen İsrail'e dönerek orduya katıldı. Elit Sayeret Matkal birliğinde takım liderliğine yükseldi. Askerlik vazifesinin ardından akademik çalışmalar için yeniden Amerika'ya yöneldi. 1975'te mimarlık lisans eğitimini bitirdi ve 1977'de MIT Sloan bünyesinde işletme yüksek lisansını tamamladı. Eğitimi sırasında dünyaca ünlü Boston Danışmanlık Grubu'nda görev yaptı. Ardından ülkesine dönerek bir mobilya firmasında kısa süre pazarlamacılık yaptı.
Diplomasiden Liderliğe Ulaşan Yolculuk
Amerika'da Harvard Üniversitesi bünyesinde siyaset bilimi eğitimi de alan Netanyahu, uluslararası arenada adını ilk kez İsrail'in Birleşmiş Milletler daimi temsilcisi olarak duyurdu. Buradaki güçlü hitabetiyle dikkatleri üzerine çekti ve 1988 yılında parlamentoya girerek aktif siyasete atıldı. Likud Partisi çatısı altında hızla yükseliş gösterdi. Nihayet 18 Haziran 1996 tarihinde yapılan doğrudan seçimleri kazanarak İsrail'in en genç başbakanı oldu. Ancak güvenlik merkezli sert söylemlerle kurduğu hükümet sadece üç yıl dayanabildi. Kudüs'teki Ağlama Duvarı tünelinin açılması talimatını vermesiyle başlayan çatışmalarda onlarca kişi yaşamını yitirdi.
Başbakanlığı döneminde muhafazakar tabanını şaşırtacak pragmatik adımlar da attı. Batı şeria'da yer alan El Halil kentinin büyük bir bölümünün kontrolünü Filistin Yönetimi'ne devretti. Ardından 1998'de Filistin lideri Yaser Arafat ile masaya oturarak Batı şeria topraklarının yüzde 13'ünü daha Filistinlilere bırakan bir anlaşmaya imza attı. Bu tavizler kendi seçmen tabanında hayal kırıklığı yaratırken, sol kanadın da takdirini kazanamadı. Yaşanan siyasi krizler nedeniyle 1999 yılı mayıs ayında erken seçime gitme kararı aldı. Seçimlerde İşçi Partisi karşısında ağır bir yenilgi alarak partisi Likud'un liderliğini Ariel Şaron'a kaybetti.
Geri Dönüşler ve Rekor Kıran İktidar Yılları
Bu yenilginin ardından siyasetten çekilse de ayrılığı uzun sürmedi. 2002 yılında Ariel Şaron hükümetinde Dışişleri Bakanı olarak kabineye döndü. Ardından üstlendiği Maliye Bakanlığı görevinden ise 2005 yılında istifa etti. Bu kararı, Şaron'un Gazze'deki Yahudi yerleşimlerini boşaltma planına duyduğu sert tepkiyle aldı. Şaron'un yeni parti kurmak için ayrılmasıyla boşalan Likud liderliğini yeniden üstlendi. Seçim kampanyasında Hamas'a karşı son derece tavizsiz söylemleriyle ön plandaydı. Dış politikada ise İran'ın nükleer programına karşı cephe aldı. Davos Zirvesi'nde nükleer silaha sahip bir İran'ı küresel ekonomik krizden daha büyük bir tehdit olarak niteledi.
Siyasi arenadaki bu ikinci yükseliş dalgası, 31 Mart 2009 tarihinde onu yeniden başbakanlık koltuğuna taşıdı. Bu tarihten itibaren 13 Haziran 2021'e kadar kesintisiz 12 yıl boyunca ülkeyi yönetti. Böylece İsrail tarihinin en uzun süre görev yapan başbakanı oldu. Bu dönemde ordu, Gazze şeridi'ne yönelik 2012 yılında "Savunma Sütunu" ve 2014 yılında "Koruyucu Hat" harekatlarını gerçekleştirdi. Diplomatik alanda ise 2020 yılında Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Sudan ve Fas ile ilişkileri normale döndüren anlaşmalar imzalandı. Dönemin öne çıkan askeri ve diplomatik gelişmeleri şu şekildedir:
- 2012 - Savunma Sütunu Harekâtı
- 2014 - Koruyucu Hat Harekâtı
- 2020 - Normalleşme Anlaşmaları
Başarılarının yanında Netanyahu, hakkındaki ağır yolsuzluk iddiaları nedeniyle yargı kıskacına alındı. Böylece İsrail tarihinde görevine devam ederken hakkında dava açılan ilk başbakan olarak kayıtlara geçti. 2022'de meclisin feshedilmesiyle erken seçime gidildi ve koltuğunu geçici olarak Yair Lapid'e bıraktı. Ancak 1 Kasım 2022 seçimlerinde partisi Likud'un zafer kazanmasıyla, 29 Aralık 2022 tarihinde başbakanlık koltuğuna yeniden oturdu. Özel hayatında üç evlilik yapan siyasetçinin Miriam Weizmann'dan Noa adında bir kızı; Sara Netanyahu ile yaptığı son evliliğinden ise Yair ve Avner adında iki oğlu bulunmaktadır. Bugün 77 yaşında olan Terazi burcu deneyimli lider, aktif siyasetin merkezinde yer almaktadır.
