İçeriğe Atla
Anasayfa Varlık

Bekir Sıdkı Sezgin Kimdir?

Bekir Sıdkı Sezgin, 1936 İstanbul doğumlu klasik Türk müziği bestekârı ve ses sanatçısıdır. Sanatçı, TRT koroları ve konservatuvardaki eğitimiyle iz bırakmıştır.

Diğer adlar: Bekir Sıdkı

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Bekir Sıdkı Sezgin Hakkında

Klasik Türk müziğinin son dönemdeki en önemli temsilcileri arasında yer alan Bekir Sıdkı Sezgin, 1 Temmuz 1936 tarihinde İstanbul Şehremini'de dünyaya gözlerini açtı. Büyük sanatçı, çocukluk yıllarından itibaren kendi ailesinden aldığı son derece köklü ve derin musiki terbiyesini üstün bir akademik eğitimle harmanlayarak ülkemizin en saygın ses sanatçısı ve bestekârlarından biri haline geldi. İstanbul Belediye Konservatuvarı mezuniyetiyle taçlanan bu sanat yolculuğu, TRT çatısı altında üstlendiği uzun soluklu solistlik ve koro şefliği görevlerinin yanı sıra konservatuvardaki değerli hocalığıyla da gelecek nesillere aktarılan kalıcı bir kimlik kazandı. Son dönem klasik musiki üslubunun en nitelikli koruyucusu olan usta müzisyen, 10 Eylül 1996 tarihinde yine doğduğu şehir olan İstanbul'da hayata veda etti.

İstanbul'da Filizlenen Musiki Tutkusu

Küçük yaşlarda başlayan sanat serüveninde, babası Hafız Hüseyin Efendi ile annesi Feride Hanım en büyük yol göstericileriydi. Ud çalma yeteneği ve billur sesiyle tanınan annesi Feride Hanım ile musikide derin bir vukufiyete sahip babası Hüseyin Efendi, onun müzikal ufkunu genişletti. Babasının memuriyet görevi nedeniyle ilk ve orta öğrenimine Isparta ve Muğla gibi farklı şehirlerde devam eden Sezgin, 1943 yılında İstanbul'a dönerek Kocamustafapaşa'daki Hekimoğlu Ali Paşa İlkokulu sıralarında eğitim hayatına resmen adım attı. Henüz çocuk yaşlarda olmasına rağmen, dini ve ladini alanlarda bilinen pek çok eseri makamsal özellikleri pratik olarak tanıyarak icra edebilme yetisine sahipti. Babasından miras aldığı o meşhur titizlik ve kusursuzluğa ulaşma tutkusu, tüm yaşamına yön verdi. Pertevniyal Lisesi'nden 1952 senesinde mezun olduktan sonra, yine babasının yönlendirmesiyle girdiği sınavı kazanarak İstanbul Belediye Konservatuvarı kapılarından içeri girdi. Sezgin, teyzesinin yaşadığı İzmir'e yaptığı ziyaretler sırasında dönemin dev bestekârı Râkım Elkutlu ile tanşma fırsatı buldu. Hisar Camii'ndeki bu buluşmalar, genç sanatçının ünlü bestekârdan bizzat meşk alarak olgunlaşmasını sağladı. Bu yıllar onun temelini oluşturdu. Genç yaşta usta bir müzisyendi. Eğitimi başarıyla son buldu.

İzmir Yılları ve Radyo Kariyerindeki Yükseliş

Denizli ilinde 1956'da vatan borcunu ödeyen Bekir Sıdkı Sezgin, askerlik sonrasında rotasını Ege'nin incisi İzmir'e çevirdi. Buraya 1958 yılında temelli yerleşen sanatçı, hayatını birleştireceği değerli eşiyle de 1964 yılında yine bu şehirde dünya evine girdi. İzmir yılları ona büyük tecrübe kazandırdı. Nitekim 1959'da kapısından adım attığı İzmir Radyosu bünyesinde kısa sürede kendini göstererek iki yıl sonra solist ses sanatçılığı görevine getirildi. Bu önemli kurumsal çatı altında gösterdiği başarılar, onu TRT'nin en gözde seslerinden biri yaptı. Başarısı kısa sürede tescillendi. Ayrıca İzmir Radyosu bünyesinde sadece icracı olarak kalmadı. Genç sanatçı adaylarına üslup ve zengin Türk müziği repertuvarı dersleri vermeye başladı. Takvimler 1974 yılını gösterdiğinde ise yeteneği ve engin bilgisiyle radyonun klasik koro şefliği makamına layık görüldü.

İstanbul'a Dönüş ve Akademiye Adanan Yıllar

Bekir Sıdkı Sezgin için 1975 yılı, hayatının yeni bir dönüm noktasını işaret ediyordu. İstanbul'da kapılarını yeni açan Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı şan bölümünde görev alması teklif edildi. Bu büyük eğitim kurumunda repertuvar hocalığı yapmak üzere tayin edilince, yıllardır ikamet ettiği Ege'den ayrılarak İstanbul'a göç etti. Musikiyi akademik düzeyde yarınlara taşıma sevdasıyla yola çıkan sanatçı, aynı zamanda radyo çalışmalarını da aralıksız sürdürdü. Nitekim 1978 yılına gelindiğinde İstanbul Radyosu'ndaki sorumlulukları katlanarak arttı. TRT'deki bu verimli döneminde üstlendiği görevler oldukça geniş bir yelpazeyi kapsıyordu:

  • "Küçük koro" ve "kadınlar topluluğu" şefliği
  • Repertuvar kurulu üyeliği
  • TRT Merkez Denetleme Kurulu üyeliği

Usta sanatçı, 1981 yılının son günlerinde TRT kurumundaki resmi görevlerinden emekliye ayrılma kararı aldı. Ancak onun musikiye olan bağlılığı ve öğretme tutkusu hiçbir zaman sönmedi. Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı'nın 1982'de İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) şemsiyesi altına girmesinin ardından da buradaki hocalık görevini vefatına kadar aralıksız devam ettirdi. Yetiştirdiği yüzlerce öğrenciyle adını Türk sanat musikisinin altın sayfalarına yazdıran Sezgin'in anısı günümüzde de taptaze yaşamaktadır. Bu doğrultuda, vefatından uzun yıllar sonra 2020 yılında kaleme alınan Bekir Sıdkı Sezgin - Musikiye Vakfedilmiş Bir Ömür isimli eser, usta sanatçının hayat öyküsünü ve musiki mirasını gelecek nesillere aktaran en önemli kaynaklardan biri olmuştur. Söz konusu kıymetli biyografi kitabı, Ahmet Sadık Hıdır, Hüseyin Kudsi Sezgin ve Yasin Eker'in ortak imzasıyla okuyucularla buluşmuştur.

Sıkça Sorulan Sorular

Bekir Sıdkı Sezgin kimdir?

Bekir Sıdkı Sezgin, 1936 İstanbul doğumlu klasik Türk müziği bestekârı ve ses sanatçısıdır. Sanatçı, TRT koroları ve konservatuvardaki eğitimiyle iz bırakmıştır.

Bekir Sıdkı Sezgin ne zaman doğdu?

Bekir Sıdkı Sezgin, 1 Temmuz 1936 tarihinde doğdu.

Bekir Sıdkı Sezgin nerede doğdu?

Bekir Sıdkı Sezgin Şehremini, İstanbul, Türkiye doğumludur.

Bekir Sıdkı Sezgin ne zaman vefat etti?

Bekir Sıdkı Sezgin 10 Eylül 1996 tarihinde hayatını kaybetti.

Bekir Sıdkı Sezgin hangi alanda tanınır?

Bekir Sıdkı Sezgin, ses sanatçısı olarak tanınır.