Cumhuriyet döneminin yetiştirdiği en önemli Osmanlı tarihi uzmanlarından biri olan Türk tarihçi ve akademisyen Bekir Kütükoğlu, 1926 yılında Nevşehir'in Ürgüp ilçesinde dünyaya gözlerini açtı. Yaşamı boyunca sürdürdüğü bilimsel araştırmalar ve yetiştirdiği akademisyenlerle Türk tarihçiliğinde derin izler bırakan Bekir Kütükoğlu, 28 Haziran 1990 tarihinde geçirdiği ani bir kalp kriziyle yaşama veda etti. Osmanlı-Safevi ilişkilerini aydınlatan tezleri ve tarih yazıcılığına getirdiği metodolojik yaklaşımlarla tanınan Kütükoğlu, arşiv belgelerine dayalı titiz çalışmaları sayesinde bu alandaki bilimsel standartları yükseltmiştir.
Eğitim Hayatı ve Akademik Kariyerinin İlk Yılları
Gençlik yıllarını Anadolu'nun farklı kentlerinde geçiren Bekir Kütükoğlu, ilk öğrenimini doğduğu yer olan Ürgüp'te tamamladı. Orta öğrenimini ise Kayseri'de bitirdi. Yükseköğrenimini gerçekleştirmek üzere İstanbul'a yönelen Kütükoğlu, Yüksek Öğretmen Okulu'na girdi. Buradaki eğitimiyle eş zamanlı olarak İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'ndeki dersleri takip ederek 1948 yılında mezun oldu. Mezuniyetinin ardından Düziçi Köy Enstitüsü'ne tarih öğretmeni olarak atandı. Askerlik vazifesinin bitmesiyle birlikte Zonguldak kentinde bir süre öğretmenlik faaliyetlerine devam etti.
Kariyerindeki en büyük gelişme, 1953 yılında ünlü tarihçi Zeki Velidi Togan'dan aldığı davet ile gerçekleşti. Togan'ın çağrısıyla İstanbul'a gelen Kütükoğlu, mezun olduğu okulun Umumi Türk Tarihi Kürsüsü bünyesinde asistan olarak göreve başladı. Ancak tez konusu üzerinde hocasıyla yaşadığı fikir ayrılıkları sebebiyle bu kadrosundan kısa süreliğine ayrılmak durumunda kaldı. Bu süreçte Türkiyat Enstitüsü bünyesinde müdür yardımcılığı görevini üstlendi. Sorunların aşılmasıyla Yeniçağ Tarihi Kürsüsü asistanlığına geçiş yaptı ve doktora çalışmalarını burada sürdürdü.
Uzmanlaşma ve Avrupa'daki Kütüphane Araştırmaları
Bekir Kütükoğlu, 1957 yılında sunduğu 'Osmanlı-Safevî Siyasî Münasebetleri 1578-1590' başlıklı teziyle doktor unvanını elde etti. Bu araştırmanın devamı niteliğindeki 1590-1612 dönemini kapsayan çalışmasıyla da 1965 senesinde doçentlik derecesine ulaştı. Doçentlik unvanını almadan hemen önce, bir yıl süreyle Fransa'da ve kısa bir dönem de İngiltere'de bulunarak oradaki kütüphanelerde kaynak taramaları yürüttü. Türkiye'ye dönünce, 1967 ile 1969 yılları arasında İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü müdürlüğü görevini yürüttü. Akademik birikimini artırmak amacıyla 1970 yılında yeniden Avrupa kütüphanelerine gitti. Londra, Paris ve Viyana'daki arşivlerde yaklaşık bir yıl boyunca detaylı incelemeler gerçekleştirdi. Bu verimli araştırmalarının ardından 1974 yılında profesörlük unvanına layık görüldü.
Yöneticilik Rolleri ve Bilimsel Mirası
Profesörlük payesini aldıktan sonra üniversitede idari sorumluluklar üstlenen Kütükoğlu, 1983 yılında Yeniçağ Tarihi Anabilim Dalı başkanlığına seçildi. Aynı sene Edebiyat Fakültesi İslâm Araştırmaları Merkezi müdürlüğü görevini de üzerine aldı. Ömrünün son dönemine yaklaştığı Ocak 1990 tarihinde ise Tarih Bölümü başkanlığı görevine getirildi. İdari faaliyetlerinin yanı sıra ulusal ve uluslararası ansiklopedi projelerinde de önemli vazifeler icra etti. Bu kapsamda üstlendiği bazı roller şunlardır:
- 1973 ile 1980 yılları arasında İslam Ansiklopedisi murahhas üyeliği, 1980-1981 yıllarında ise murahhas müdürlüğü görevlerini yürütmüştür.
- Tercüman gazetesi tarafından okuyucuya sunulan 1001 Temel Eser serisi altındaki çok sayıda yayının ilmî denetimini gerçekleştirmiştir.
- 1983 senesinde Türk Tarih Kurumu aslî üyeliğine, 1985 yılında ise Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü aslî üyeliğine seçilmiştir.
- Milli Eğitim Bakanlığı İslâm Ansiklopedisi, Küçük Türk-İslâm Ansiklopedisi ve The Encyclopaedia of Islam gibi saygın ansiklopediler için telif maddeler hazırlamıştır.
Çalışma hayatı boyunca İran-Osmanlı ilişkilerine yoğunlaşan Kütükoğlu, aynı zamanda Osmanlı tarih yazıcılığı alanında da yetkin bir isim hâline geldi. Tarih metodolojisi üzerine sunduğu değerli tebliğler ve makaleler, kendisi gibi tarihçi olan eşi Mübahat Kütükoğlu tarafından derlenerek ölümünden bir yıl sonra, 1991 yılında İstanbul'da bir armağan kitap olarak yayımlandı. Kütükoğlu'nun bıraktığı bu zengin bilimsel miras, günümüzde de Osmanlı tarihi araştırmacıları için yol gösterici bir kaynak olma özelliğini korumaktadır.
