Artemisia Gentileschi, 8 Temmuz 1593 tarihinde İtalya'nın başkenti Roma'da dünyaya gelerek sanat tarihinin ilk profesyonel kadın ressamlarından biri oldu. Ressam babası Orazio Gentileschi'nin yanında, onun sanat atölyesinde çizim ve boyama üzerine aldığı özel eğitimle yeteneğini geliştirdi. Kadınların sanatsal topluluklarda kabul görmediği bir dönemde, Caravaggio ekolünün en başarılı temsilcilerinden biri olarak ün kazandı. Henüz on beş yaşındayken profesyonel düzeyde eserler üreten sanatçı, Floransa'daki prestijli Accademia di Arte del Disegno'ya kabul edilmeyi başaran ilk kadın olarak da tarihe adını yazdırdı.
İlk Çalışmaları ve Hayatını Değiştiren Dava
Genç ressamın günümüze ulaşan en erken tarihli eseri, 1610 yılına ait olan Susanna ve Yaşlılar tablosudur. Pommersfelden, Almanya'daki Schloss Weißenstein koleksiyonunda yer alan bu başyapıt, erkek saldırganlığına karşı kadının direnişini dramatik ve erotik bir anlatıyla ele alır. Sanatçı bu çalşmasını yaparken Guido Reni ile Annibale Carracci gibi isimlerin versiyonlarını inceleyip kurguyu kendi bakış açısıyla yeniden yorumlamıştır.
1611 yılında, Gentileschi ailesinin evine gelip giden ressam Agostino Tassi, genç kadına tecavüz etti. Bu suça Cosimo Quorli adında başka bir adam da dahil olurken, Artemisia'nın yakın arkadaşı Tuzia olaya şahitlik etmesine rağmen yardım etmedi. Yaşanana rağmen onurunu kurtarmak amacıyla Tassi ile evlilik beklentisiyle bir ilişkiye başlayan sanatçı, adamın evlilik sözünü bozması üzerine zor durumda kaldı. Dokuz ay sonra babası Orazio, ailenin şerefini koruma önceliğiyle Tassi'ye karşı büyük bir dava açtı.
Yedi ay süren yargılama, Agostino Tassi'nin zina yaptığını, eşini öldürme planları kurduğunu ve Orazio'nun resimlerini çalmayı hedeflediğini ortaya döktü. Tassi davanın sonunda Roma'dan sürgün cezasına çaptırılsa da bu ceza hiçbir zaman gerçekleşmedi. Yargılamadan bir ay sonra babası, Artemisia'nın Pierantonio Stiattesi ile evlenmesini organize etti.
Floransa'da Medici Sarayı ve Başarı Dolu Yıllar
Evliliğin ardından Floransa'ya taşınan çift, orada dönemin saray kültürünün gözdesi haline geldi. Medici ailesinin hamiliğini kazanan Artemisia, Cristofano Allori gibi seçkin sanatçılarla dostluklar kurdu, aynı zamanda ünlü gökbilimci Galileo Galilei ile görüştü. Floransa yıllarında beş çocuk dünyaya getiren sanatçı, büyük acılarla da karşılaştı. Giovanni Battista, Agnola ve Lisabella henüz bir yaşını doldurmadan vefat etti. Diğer oğlu Cristofano ise Roma'ya döndükten sonra beş yaşında hayatını kaybetti. Yalnızca 1618 doğumlu kızı Prudentia yetişkinliğe erişebildi.
1616-1620 yılları arasında kaleme alınan mektuplar, Artemisia'nın asilzade Francesco Maria Maringhi ile gizli bir ilişki yaşadığını belgeler. Pierantonio Stiattesi'nin de farkında olduğu bu durum, Maringhi'nin aileye sağladığı maddi destek nedeniyle tolere ediliyordu. Ancak bu dedikoduların sarayda yayılması üzerine çift, 1620'de yeniden Roma'ya yerleşmek zorunda kaldı. Roma'da önemli projelerde diğer ressamlarla ortak çalşan sanatçı, Cassiano dal Pozzo ve Fernando Afan de Ribera gibi güçlü hamiler edinerek maddi sıkıntılarını hafifletti. Bu başarılı dönemin ardından 1623 yılında eşinden resmen ayrıldı.
Napoli Dönemi ve Londra'da Kraliyet Daveti
1626 ile 1627 yıllarında Venedik'te bulunan sanatçı, 1630'da Napoli'ye taşındı. Napoli'de dini eserlerini büyük bir katedral için ilk kez boyayan ressam, 1638 yılında Kral I. Charles tarafından babasıyla birlikte Londra'ya davet edildi. Greenwich'teki Kraliçe Evi'nin tavanını birlikte dekore ettikleri babası Orazio, 1639'da aniden hayatını kaybetti. Artemisia yarım kalan siparişleri tamamlasa da İngiliz İç Savaşı'nın başlaması nedeniyle 1642 yılında Londra'dan ayrılarak Napoli'ye geri döndü. Ünlü ressam, yaşamının geri kalanını Napoli'de geçirerek 1656 yılında 63 yaşındayken orada vefat etti.
Barok Sanatının En Güçlü Kadın Figürleri
Artemisia Gentileschi'nin sanatsal tarzı, Caravaggio'nun güçlü ışık-gölge zıtlığını kullanarak mitolojik ve dini figürleri çarpıcı bir gerçeklikle yansıtmasıyla tanınır. Sanatçı eserlerinde Kutsal Kitap'tan ve mitlerden esinlendiği savaşçı, intihar eden ya da kurban olan güçlü kadın karakterlerini konu almıştır. İtalyan Barok resminin bu yönünü en iyi temsil eden önemli tabloları şunlardır:
- Judith'in Holofernes'i Katledişi: Floransa Uffizi Galerisi'nde bulunan ve 1614-1620 yılları arasına tarihlenen tablo, Holofernes'in kafasının vahşice kesilmesini bir tür arınma süreci olarak ele alan en bilinen eseridir.
- Susanna ve Yaşlılar: 1610 tarihli bu erken çalşma, cinsel dinamikleri ve kadın direnişini erotik bir estetikle harmanlayan önemli bir başyapıttır.
- Resmin Alegorisi Olarak Otoportre: 1638-1639 yıllarında tamamlanan bu tuval üzerine yağlıboya çalşma, ressamın kendi kimliğini sanatıyla özdeşleştirdiği özel bir otoportredir.
- Keman Çalan Genç Kadın: Dönemin lirik atmosferini yansıtan estetik çalşmalardan biridir.
- Müjde ve Uyuyan İsa Çocuğu: Sanatçının Napoli'ye yerleştikten sonra sergilediği ilk dönem başyapıtları arasında yer alır.
- Vaftizci Yahya'nın Doğuşu ve Koriska ve Satir: Sanatçının katedral için hazırladığı nüfuzlu diğer Napoli çalşmalarıdır.
- Christ Blessing the Children ve David with a Harp: Hamisi Fernando Afan de Ribera tarafından koleksiyonuna katılan değerli eserleridir.
