1892 yılında İstanbul'da dünyaya gelen Hikmet Arif Dino, Türk sanat tarihinin en özgün ressam ve şairlerinden biri kabul edilir. Sanatçı bir ailenin ferdi olan Arif Dino, yaşamı boyunca kendine has tarzıyla sessiz ama derinden bir iz bırakmıştır. Eğitimini yurt dışında tamamlayan hezarfen ruhlu aydın, hayatı sürecince çok farklı meslek dallarında faaliyet göstermiştir. Şiirleri ve çizdiği desenleriyle geniş kitlelerce tanınmasına rağmen, hiçbir zaman kişisel bir sergi açmayı tercih etmemiştir. Eserlerindeki benzersiz teknik ve hayata karşı sergilediği son derece onurlu duruş, onu döneminin aydınları arasında apayrı bir konuma yerleştirirken, ardında derin izler bırakmıştır.
Sanatçı Bir Aileden Sıra Dışı Bir Tarza
Arif Dino, kültürle yoğrulmuş zengin bir aile ortamında büyüdü. Ünlü ressam Abidin Dino'nun ağabeyi olan sanatçının yakın çevresinde çok sayıda yazar, ressam, karikatürist ve gazeteci yer alıyordu. Bu zengin iklim onun sanat algısını derinden şekillendirmiştir. Resim sanatına getirdiği radikal yaklaşım, onu sınırların dışına taşımıştır. Alışılagelmiş klasik boyalar ve tuval yöntemleri yerine, resim yüzeyine kibrit çöpü yardımıyla kahve telvesi uygulamayı tercih ederek son derece özgün yapıtlar üretmiştir. Renklerin yoğun kullanımından bilinçli olarak kaçınan sanatçı, bu sıra dışı tekniği nedeniyle 'Mağara Ressamı' olarak anılmıştır. Arif Dino'nun çizdiği desenler ve yazdığı şiirler, onun iç dünyasındaki derin felsefi arayışı yansıtan en önemli unsurlardır. Yaşadığı süre boyunca hiçbir sergi açmamış olması, onun sanata ticari veya popüler bir amaçla yaklaşmadığının en büyük kanıtıdır. O, sanatı sadece kendisi ve dostları için üreten bir yaratıcıdır.
Sürgün Yılları ve İstanbul'a Dönüş
Yurt dışındaki eğitim yıllarının ardından Arif Dino, 1929 senesinde doğduğu şehir olan İstanbul'a kesin dönüş yapmıştır. İstanbul sanat ortamına dahil olan şair, burada da özgürlükçü ve yenilikçi fikirleriyle dikkat çekmiştir. 1940'lı yılların çalkantılı siyasi ortamında, dünyayı kasıp kavuran Alman faşizmine karşı çok sert ve net bir duruş sergilemiştir. Bu kararlı muhalefeti, 1942 yılında kardeşi Abidin Dino ile birlikte sürgüne gönderilmesine yol açmıştır. Sürgün dönemi, iki kardeşin hayatında hem zorlu bir imtihan hem de sanatlarında yeni bir olgunlaşma evresi olmuştur. Uzun yıllar süren bu zorunlu ayrılığın ardından, 1951 yılında nihayet çok sevdiği İstanbul'a dönme fırsatı bulmuştur. Burada geçirdiği altı yılın ardından vefat etmiştir. Tarihler 30 Mart 1957'yi gösterdiğinde sessizce aramızdan ayrılmıştır.
Fransızca Şiirler ve Edebi Miras
Çok dilli bir entelektüel olan Arif Dino, edebiyat alanındaki üretimlerini büyük oranda Fransızca dilinde kaleme almıştır. Bu özgün Fransızca şiirler, Türk edebiyat dünyasının önemli isimleri tarafından ana dilimize kazandırılmıştır. Şairin Fransızca dilinde kaleme aldığı şiirlerini Türkçeye çeviren değerli isimler şunlardır:
- Abidin Dino
- Rasih Nuri İleri
- Hür Yumer
Bu çeviriler sayesinde şairin derin ve imgelerle dolu dünyası Türk okuruyla buluşabilmiştir. Sanatçının vefatından sonra geride bıraktığı tüm şiirler, desenler ve arkasından kaleme alınan yazılar sahipsiz kalmamıştır. Adam Yayınları, bu paha biçilmez arşivi titiz bir çalışmayla tek bir kitapta bir araya getirerek neşretmiştir. Bu kıymetli derleme, Türk sanat ve edebiyat tarihinde Arif Dino'nun hak ettiği eşsiz yeri tescilleyen ve onu gelecek kuşaklara aktaran en önemli kaynak durumundadır. Onun kibrit çöpüyle kahve telvesinden süzülen gizemli desenleri ve derin şiirleri, bugün de sanatseverlerin yolunu aydınlatmaya devam etmektedir.