İçeriğe Atla
Apelles fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Apelles Kimdir?

Antik Yunan ressam Apelles, MÖ 370'te Kolofon'da doğdu. Büyük İskender'in saray ressamı olan deha, hiçbir yapıtı kalmasa da çağının en büyüğü kabul edilir.

Diğer adlar: Appelles

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Apelles Hakkında

Erken Helenistik dönemde, Milattan Önce 370 yılında bugün İzmir'in Menderes ilçesinde yer alan antik Kolofon kentinde dünyaya gelen Apelles, antik çağ yazarlarının övgüleriyle tarihin en büyük ressamı kabul edilir. Babası Pytheas tarafından yetiştirilen genç sanatçı, Dor üslubunun zarafetini kavramak için güney Yunanistan'daki Sikyon Dor okulunda Makedonyalı usta Pamphilos'un eğitiminden geçti. Yaşamı boyunca hükümdarların saraylarında çalışan büyük yetenek, hiçbir eseri günümüze ulaşmamasına karşın geliştirdiği yüksek teknikler ve benzersiz estetik anlayışıyla döneminin öncüsü olmayı başardı.

Sikyon Okulundan Makedonya Sarayına: Dehanın İlk Adımları

Genç yaşta aldığı nitelikli eğitimle fark yaratan ressam, kendi portresini çizen ilk sanatçı unvanını da elinde bulundurur. Yeteneği ve hocası Pamphilos'un saray çevrelerindeki geniş nüfuzu sayesinde Makedonya Krallığı'nın kapıları kendisi için aralandı. Kral II. Filip'in sarayında büyük bir nüfuz ve saygınlık kazanan sanatsal düşünce lideri, hükümdarın hayatını kaybettiği MÖ 336 yılına kadar onun pek çok portresini başarıyla resmetti. Filip'in trajik ölümünün ardından ise genç taht varisi Büyük İskender ile çalışmaya başladı. Kısa sürede İskender'in de gözdesi oldu.

Saray ressamı olduğu bu dönemde sadece kralları değil, aynı zamanda onların sevgililerini de tuvaline yansıttı. Bir gün İskender, ressamdan güzel metresi Kampaspe'nin çıplak bir tablosunu yapmasını istedi. Provalar sırasında genç kadının zarafetine kapılan ressam, modele delicesine aşk oldu. Bu tutkulu aşkı fark eden Büyük İskender, büyük bir cömertlik göstererek sevgilisini sanatçıya armağan etti. Yaşanan bu büyüleyici olay, yüzyıllar sonra ünlü Fransız ressam Jacques Louis David'in fırçasından çıkan başyapıta da en güçlü esin kaynağı olacaktır.

İskender'in Şimşeği, Bukefalos ve Dört Rengin Ürperten Gerçekçiliği

Sanatçının en çok bilinen başarıları arasında, Büyük İskender'i elinde gök gürültüleriyle betimlediği meşhur Zeus tablosu yer alıyordu. Artemis Tapınağı'nı süsleyen bu tablo o denli inanılmaz bir detaycılıkla çizilmişti ki eseri inceleyenler şimşeklerin üzerlerine doğru fırladığı hissiyle sarsılıyordu. Hükümdar bu pahalı eseri ilk gördüğünde donuk kalmıştı. Ancak onun uğruna şehirler inşa ettiği yiğit atı Bukefalos, tuvaldeki resmedilmiş diğer atın canlılığını seçerek anında coşkuyla kişnedi. Durumu süzen usta ressam, kralın kulağına atının kendisinden çok daha yetkin bir sanat eleştirmeni olduğunu fısıldadı.

Sanatsal yeteneği kadar geliştirdiği metodolojilerle de saygı uyandıran deha, teorik birikimini "Sanat Üzerine" isimli kitabında derlemiştir. Kitapta aktarıldığına göre ressam, mükemmellik arayışında gün ve zaman kavramlarını hiçe sayarak durmaksızın çalışırdı. Usta yazarın tuval üzerindeki sınırlı paleti yalnızca şu dört ana renkten teşekkül ediyordu:

  • Sarı
  • Kırmızı
  • Siyah
  • Beyaz

Resimlerini nihayete erdirdikten sonra onlara parıltı kazandıran kehribar rengindeki sır verniğini sürerdi. Fakat bu gizemli verniğin benzersiz formülü, sanatçının vefatıyla beraber tarihin karanlık sayfalarına gömüldü.

İskenderiye Sürgünü, İftira Mahkemesi ve Yarım Kalan Eser

İskender'in zamansız ölümünün ardından patlak veren kaos ortamında yaşadığı İskenderiye'de, rakibi Antiphilos'un haince tasarladığı bir komploya maruz kaldı. Antiphilos'un tuzağına düşen usta ressam, Mısır Kralı Ptolemaios tarafından ziyafete çağrıldığına inandırılarak saraya adım attı. Karşısında davetsiz sanatçıyı gören hükümdar öfkeden çılgına döndü. Ancak düşmanlık bununla bitmedi.

Ressam, krala karşı yürütülen bir komployla da haksız yere itham edildi. Mahkeme sürecinde gerçekleri kralın görmesini sağlamak için olayı resmeden usta, böylece yalancıyı deşifre etti. Ayrıca iftiracının ahlaksızlığından tiksinen duyarlı bir görgü tanığının yardımıyla usta sanatçı idam edilmekten son anda kurtuldu.

Büyük bir utanç duyan Mısır Kralı, mağdur ressamı altın ve hediyelere boğarken, Antiphilos'u da onun emrine köle olarak verdi. Karşılaştığı bu zorbalığı dünyaya duyurmak isteyen dahi sanatçı, eşek kulaklarına sahip hükümdarın karalama, şüphe ve cehalete kulak kabarttığı alegorik İftira tablosunu üretti. Yüzyıllar sonra Rönesans döneminin dahi ismi İtalyan sanatçı Sandro Botticelli, antik yazar Lukianos'un satırlarında betimlenen bu görkemli hikayeye bütünüyle sadık kalarak kayıp şaheseri muhteşem bir tabloyla yeniden hayata döndürdü. Floransa'daki Uffizi Galerisi'nde yer alan bu ünlü yeniden yapım, sanatçının yaşadığı trajediye ışık tutmaktadır.

Kadın figürlerinde Kampaspe'yi modellik için sıkça kullanan ressamın asıl esin kaynağı ise Atinalı güzel fahişe Phryne olmuştur. Poseidon şenlikleri ile Eleusis gizem törenlerinde saçlarını dalgalandırıp denize çırılçıplak girmesiyle ün salan Phryne'nin bu çarpıcı ritüeli, Apelles'in dinsel ve mitolojik başyapıtlarına en güçlü esin kaynağını teşkil etti. Sanatçının dinsel temalarla ürettiği diğer seçkin resimler şunlardı:

  • Ephesos'ta Artemis Rahibinin Tören Alayı
  • Aphrodite'nin Doğuşu
  • Kos'ta Kurban Töreni

Yunanistan'da 64 yaşındayken, MÖ 306 senesinde İstanköy adasında son nefesini veren ünlü ressam, ardında tamamlayamadığı büyük bir şaheser bıraktı. Ada sakinlerinin özel siparişi olan bu yarım kalmış Afrodit tablosunu tamamlayacak kudrete sahip başka hiçbir usta tarih boyunca bulunamadı.

Sıkça Sorulan Sorular

Apelles kimdir?

Antik Yunan ressam Apelles, MÖ 370'te Kolofon'da doğdu. Büyük İskender'in saray ressamı olan deha, hiçbir yapıtı kalmasa da çağının en büyüğü kabul edilir.

Apelles nerede doğdu?

Apelles Kolofon, Antik Yunanistan doğumludur.

Apelles hangi alanda tanınır?

Apelles, ressam olarak tanınır.